KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/884
- Karar No
- 2018/11
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2018
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/884 Esas
KARAR NO : 2018/11
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 09/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili; davalı ...’a ait aracın müvekkili nezdinde ZMMS ile sigortalandığını, ...... tarihinde sigortalı aracı kullanan davalı ...’ın kusurlu olarak, dava dışı ....... sevk ve idaresindeki araca çarptığını, ...... kullandığı araçta bulunan şahısların yaralanmaları nedeniyle müvekkilinin tazminat ödemesinde bulunduğunu , ödediği bu tutarın ZMMS Genel Şartları uyarınca rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili; yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca rücu şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca rücu şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26/06/2012 tarihli ....... sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK’nun 5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Bunun yanında 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, davalı ...’a ait sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde zarar görenlere poliçe kapsamında yapılan ödemenin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davacı ile davalı ... arasında akdi bir ilişki olup davalı tarafın sorumluluğunun kaynağı davacıyla yapılan trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır.
Davalılar gerçek kişi(tacir oldukları yönünde iddia olmadığı gibi bu yönde bilgi ve belgeye de rastlanılmamış) olup sigortalı araç hususi bir araçtır. Bu durumda davaya bakma görevi Tüketici Mahkemelerine ait olduğundan(Emsal Yüksek Yargıtay 17 HD’nin 21/01/2016 tarihli 2016/392 E., 2016/721 K. sayılı kararı), HMK’nun 114/1-c ve 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/884, K. 2018/11, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama