KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/166
- Karar No
- 2024/968
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
Karar Metni
1.607 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/166
KARAR NO : 2024/968
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2021
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı aleyhine ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine ilişkin ödeme emri davacı şirketin e-tebligat adresine tebliğ edildiğini ancak davacı şirketin bu durumdan haberi olmaması nedeniyle itiraz süresi kaçırıldığını, davacı şirketin banka hesaplarına haciz konması ile durumdan haberdar olunduğunu, davacının davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirketin sistemine yapılan hacker saldırısı nedeniyle, erişim imkanı kaybedilen verilerin kurtarılması amacıyla, davacı şirkete iş güvenliği hizmeti veren şahıs vasıtasıyla başvurulduğunu,
davalı ile erişim imkanı kaybedilen verilerin kurtarılması halinde davalıya ödeme yapılacağı bildirilmiş ancak bir süre sonra davalı tarafından verilerin kurtarılamayacağı bilgisi davacı şirkete verildiğinden davacı şirket verilerini kurtarabilmek için hackerlara ödeme yapmak zorunda kaldığını, olay üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçmiş olup davalının alacağı zamanaşımına uğradığını, bu süre içinde davalı tarafından icra takibine konu alacak için hukuki hiçbir yola başvurulmadığı gibi fatura dahi kesilmediğini, davalı tarafından davacı şirkete gönderilen ----.
Noterliği’nin 23.12.2020 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesine -----.
Noterliği’nin 29.12.2020 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, davalı tarafından davacı şirket aleyhine başlatılan bu haksız ve mesnetsiz icra takibine istinaden tüm tazminat ve diğer yasal hakları saklı kalmak kaydıyla hükmü gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, devamında davacının davalıya hiçbir borcu bulunmadığından davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının verilerin kurtarılması için davalıya başvurduğunu dava dilekçesinde ikrar ettiğini, veriler kurtarılmadığı için ödeme yapılmadığının ileri sürüldüğünü, davacının önerisi davalının icabıyla kurulan sözlü sözleşmeye güvenen davalı davacının dürüstlük kuralına aykırı düşen davranışı ile emeğinin karşılığını takip yapana kadar alamadığını, sözleşmenin varlığı kesin delil olan ikrar ile sabit olduğunu, Borçlar Kanununa göre sözleşmeler tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla kurulduğunu her ne kadar yazılı sözleşme bulunmasa da davacı, davalı ile aralarında bir hizmet sözleşmesinin varlığını kabul ettiğini,
davalı verileri kurtarma hizmetinde son aşamadayken, davacı sözleşmeyi bir anda feshettiğini, davalının verilerin kurtarılması için 72 saat çalışma yaptığını ancak davacı ile saati 200,00TL üzerinden anlaşma yapıldığını, davacının aceleyle davalıya başvurması sebebiyle sözleşmelerin sözlü yapıldığını, verilen hizmetin emsal ücreti hususunda bilirkişi araştırması yapılmasını talep etiğini, sözleşmenin feshedilmesinden sonra davacıdan verilerin kurtarılması için yapılan masrafların ve hizmetin karşılığının talebi konulu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameden de sonuç alınamadığını, davacının zamanaşımı itirazının yersiz olduğunu,
davacının sözleşmenin varlığına dair ikrarını içeren dava dilekeçesi aynı zamanda sözleşmeye konu hizmetin verilip verilmediği hususunda delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, davacının verilerin kurtarılması halinde ödeme yapılacağı iddiasında olduğunu fakat taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığını bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... '' ben davacı şirketin iş güvenlik departmanında danışmanlık hizmeti veriyorum, davacı şirket uğradığı bir siber saldırı sonucu verilerini kaybetti, verileri kurtarmak için bilişimden anlayan bir uzman arıyorlardı, tanığım biri olup olmadığı hususunda bana da sordular, ben de daha önce birlikte çalıştığımız davalıyı önerdim, tarafların görüşmesi esnasında orada değildim, davalı taraf verileri kurtaracağını söyledi ancak yaptığı çalışmalar sonucunda verileri kurtaramadı, bunun üzerine davacı taraf kendisine ödeme yapmak istemedi,
ben aracı olduğum için davalı beni arayarak 25.000,00 TL- 30.000,00 TL hizmet bedeli istedi, davacı tarafa ilettim ancak onlar veriler kurtarılmadığı ve davalının bir emeği de söz konusu olduğu için 5.000,00 TL vermek istediler, davalı ise kabul etmedi, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. Davalı vekili tanığa, davalı tarafın verileri kurtarmak için ne kadar uğraştığı sorulsun, dedi.
Tanık cevaben; bu hususta bir bilgim yoktur ancak verileri çalan hacker kısıtlı bir süre vermişti, sürenin kısıtlı olduğunu davalı da biliyordu diye hatırlıyorum, dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... '' ben davacı şirkete bilgi işlem hususunda hizmet veriyorum, 2018 yılı kurban bayramı döneminde şirketin bilgisayarı hacklendi, verileri kurtarmak için ---- Bey'in aracılığıyla ---- Bey ile görüştük, telefon trafiğini ben yaptım, ---- Bey'e durumu anlattım, ---- Bey bana öncelikle durumun tespiti için bilgisayarlarda bulanan harici diski kendisine göndermem gerektiğini söyledi, biz de diski kendisine gönderdik, tahminimce 1-2 günlük sürede ---- Bey bu diski inceledi,
incelemenin sonucunda bana bu işin hemen hal olunamayacağını ve biraz uzun süreceğini söyledi ancak beyanname verilmesi gerektiği için kısıtlı bir zamanımız vardı, biz de hackerler ile görüşerek verilerin bize iade edilmesi konusunda anlaştık ve onlara ödeme yaptık dolayısıyla verileri kurtardığımız için ---- bey devam etmesine gerek kalmadı, --- Bey' herhangi bir ödeme yapmadık, ---- bey bize kesinlikle verileri kurtaracağını ve verileri kurtarması halinde ödeme talep edebileceği şeklinde bir şey söylemedi, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
Davalı vekili tanığa; davacı taraf hacker ile görüşülürken ---- Bey'in verileri kurtarmak için emek verip vermediği, bir süre çalışıp çalışmadığı ve hackerla görüşme yapılmaya başlanması üzerine çalışmanın sonlandırılmasının istenip istenmediği hususu sorulması üzerine. Tanık cevaben.
Hard Diski gönderdikten sonraki 1-2 günlük süreçte çalıştı ancak bizim süremiz kısıtlı olduğu için hackerler ile görüşmeye başladıktan sonra davalı ile iletişimi kestik, davalıya verileri kurtarma çalışmasını sonlandırması yönünde bir şey söylemedik ancak kendisinin çalışmaya devam edip etmediğini bilmiyorum, hackerler ile anlaşıp verileri kurtardıktan sonra verileri kurtardığımıza ilişkin ---- Bey'e bilgi verdik, hackerler ile görüşmemiz ile verileri kurtarma sürecimiz 1 hafta - 10 gün kadar sürdü, verileri kurtardıktan sonra beyanname sürecine yetiştik, dedi. ''şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... '' Ben davalının asistanıyım, işlerin koordinatörlüğünü ben sağlıyorum, 2018 yılı Kurban Bayramında bayram tatili için izne ayrılmıştık, iş sahibimiz ---- Bey tatil için şehir dışına çıkmıştı ve tatildeyken beni arayarak daha önceden kendisi müşterimiz olan ----- Bey'in çalıştığı iş yerinin hackerlerin saldırıları dolayısıyla veri kaybı yaşadığını, bizim bu verileri kurtarmamızı talep ettiklerini belirterek çalışma arkadaşlarımızı koordine etmemizi istedi, tatil olduğu için ofisimiz kapalıydı,
çalışmalarımız durmuştu ancak davacı tarafın talebi ve kısa bir süre sonra personel ödemelerini yapacaklarını belirttikleri için işin aciliyetinden dolayı hemen koordine olduk arkadaşlarımız çalışmaya başladılar, yaklaşık 7-8 gün kadar verileri kurtarmak için çalıştılar, bu süreçte davacı şirket yetkilisi ---- Bey ile ---- Bey sürekli iletişim halindeydi, ---- Bey, ----- Bey'e bir yandan da hackerler ile bağlantı kurulması halinde görüşmenin reddedilmemesini tavsiye etti, bildiğim kadarıyla ---- Bey hackerler ile görüşüyordu,
bir kaç gün sonra ----- Bey çalışmalar hakkında ----Bey'i bilgilendirmek için aradığında ---- Bey kendisine hackerler ile anlaştığını, çalışmaları durdurmalarını talep ettiklerini söylemiş, bunun üzerine ---- Bey'de beni arayarak çalışmaları durdurun dedi.
Bu aşamada ---- Bey ve ---- Bey ile yaptığımız görüşmelerde ödemeyi en kısa sürede yapacaklarını söylüyorlardı, bu şekilde bize 5-6 ay kadar oyaladılar ancak daha sonraki süreçte telefonlarımıza çıkmamaya başladılar ve tarafımıza ödeme yapılmadı, biz normalde bu tarz bir iş alırken iş sahibi ile yazılı sözleşme imzalarız ancak bu olayda bayram tatili olması,
ofisin kapalı olması ve ---- Bey'in tatil için şehir dışında olması ve işin aciliyeti sebebiyle yazılı sözleşmeyi imzalayamadık, biz saat başı ücret karşılığı çalışırız, çalışmaların durdurulmasından sonra yaptığımız hesaplamada davacı taraf için 72 saat çalıştığımızı tespit ettik, o tarihte bir saatlik çalışma ücreti 200,00 TL idi, davacı tarafa da bu şeklide telefon ile bilgi verildi, toplam hakediş kendilerine bildirildi, yaptığımız iş kapsamında iş sahibine hiçbir zaman verilerin kesinlikle kurtarılacağına dair garanti verilmez çünkü yapılan çalışma sonunda veriler hiç kurtarılamayacağı gibi sadece bir kısmı da kurtarılabilir,
davacı tarafın, ----- Bey aramamış olsa hackerlar ile anlaşıltıklarını bilmeyecektik, zira kendileri bize haber vermediler, bizim aramamızdan ne kadar süre önce anlaştıklarını bilmiyorum, çalışma saatini verileri kurtarmaya çalışan arkadaşlar kendi çalışmalarına göre bana bildiler, ben de o şekilde not ettim, teknik bir konu olduğundan ve bilgim olmadığından verilerin ne kadarlık kısmının kurtarıldığını bilmiyorum, davacı tarafa verilerin kurtarılması konusunda yapılan sözleşmeye ilişkin herhangi bir mail atmadık, sözlü anlaşma yaptık, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememize dava dosyası kapsamında acil bir veri kurtarma işinde bir hafta on günlük süreçte 72 saat çalışılması ve saat karşılığı 200 TL ücret alınmasının emsal işlere uygun olup olmadığının değerlendirilmesi hususunda bilirkişiden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; 5 günlük çalışmanın 1.215 TL üzerinden 6.075 TL; 2.803 TL üzerinden ise 14.015 TL olduğu, yine 8 günlük çalışmada 1.215 TL üzerinden 9.720 TL; 2.803 TL üzerinden ise 22.424 TL üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Dava, davalının davacı şirket hakkında başlattığı icra takibine konu alacağa dayanak hizmetin davalıdan alınamadığı iddiasıyla davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Taraflar arasında hacker saldırısı ile erişim imkanı kaybedilen verilerin kurtarılmasına yönelik sözleşme yapılmış olduğu hususunda bir uyuşmazlık olmayıp, uyuşmazlık konusu davacının iddia ettiği gibi verilerin kurtarılması halinde ödeme yapılacağı hususunda anlaşma olup olmadığına ilişkindir.
Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş ve davaya konu hizmetin alınıp alınamadığına ilişkin değerlendirme yapılmak üzere yazılım mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Tanık beyanları, takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi tarafından, veri kurtarma işlemlerinde verinin kurtarılması kapsamında bir anlaşma yapılması söz konusu işlemin doğasına aykırı olduğu, diskteki verinin kurtarılması için yapılan işlem sonucunda verilerin kurtarılabileceği veya kurtarılamayacağı, kurtarma işlemini yapan kişi söz konusu bilgi birikimi kapsamında işlemleri gerçekleştirmiş olduğundan söz konusu hizmetin verilmiş olduğu,
hizmetin ifası sonucunda alınacak sonuç odaklı anlaşma yapılması veri kurtarma işlemi ve buna benzer işlemler için hayatın doğal akışına aykırı olacağını, davayı takip edecek bir avukatın davayı kazanma karşılında vekalet ücreti alacağı yönünde bir anlaşmanın yapması ile verinin kurtarılması sonucunda ücret alacağı yönünde yapılan bir anlaşma benzerlik göstereceğinin belirtilmesi karşısında davalı tarafından söz konusu hizmetin verilmiş olduğu, talep edilen ücretin de bilirkişi tarafından belirtilen fiyat aralığı içerisinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/166, K. 2024/968, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama