KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/817
- Karar No
- 2024/1064
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
Karar Metni
2.889 kelime·14 dk okuma·13 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/817
KARAR NO: 2024/1064
DAVA
Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 22/12/2021
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde saat 17:55 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki----plaka sayılı araç ile sürücü --- sevk ve idaresindeki ------sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazada davalının sigortalısının asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın hasarlı parçalarının orijinal parçalar ile değiştirilmesi gerektiğini, söz konusu aracın piyasa rayiç değerinin ortalama 6 milyon TL civarında olduğunu, kazalı aracın -----onarımının yapılacağını,
ancak davalının onarımı kabul etmemiş olması nedeniyle şu an ---- da özel bir otoparkta bulunduğunu, aracın -----plakalı olduğunu ve onarımın bitmesine müteakip aracın tekrar ---- götürüleceğini, söz konusu aracın ---- satış ve yetkili servisinin ---- olduğunu, kazaya karışan -----poliçe ile davalı------ genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, genişletilmiş kasko poliçesinde maddi bedeni ayrımsız sınırsız ihtiyari mali mesuliyet klozu bulunduğunu, bu kloz dahilinde davalı -------- şirketinin, müvekkilinin tüm maddi zararlarını ödemekle yükümlü olduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını,
KTK 97. maddesinde belirtilen şirkete başvuru zorunluluğunun da yerine getirildiğini, davalıya kargo vasıtasıyla -------- başvuru yapıldığını, davalının, hasar dosyası ile işlemleri başlattığını ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, 26.11.2021 tarihinden itibaren sekiz iş gününün sonu olan 09.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, müvekkilinin aracı ---------- marka olup ikinci el piyasa değeri emsallerinin ortalaması yaklaşık 6 milyon TL olduğundan bu piyasa değerine sahip aracının muadil parçalar ile değiştirilmesini kabul etmediğini,
belirterek HMK 107. maddesi gereğince ileride artırmak kaydıyla davacının aracının hasarlı parçalarının kdv ve işçilik dahil orijinal parçalarının değişim ücretinin bedeli olan 10.000,00-TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 09.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin adresinin ------ olup HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin-----Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirket tarafından, ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ---numaralı ----- plakalı aracın ---- tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlandığının iddia edildiğini, davacı tarafından, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 28/07/2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde, davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasar nedeniyle 27/09/2021 tarihinde ihbarda bulunduğunu ve ihbar üzerine ----- No'lu hasar dosyası açıldığını,
yapılan incelemelerde davacının, sigortalı aracın ---- başvuru yaptığı trafik sigortacısı -----ilgili dosyada yaptığı incelemelerde hasar bedelini 142.506,00 TL olarak belirlediği görülerek ilgili rapor müvekkili şirket tarafından ekspertiz firmasına iletilmiş ve yapılan incelemede --- eksperinin belirlediği tutarla aynı doğrultuda hasar bedeli tespit edilmiş olduğunu,---- tarafından trafik sigortacısı olarak davacıya 43.000,00 TL ödeme yapmış olup kalan 99.506,00 TL'lik ödemenin davacıya yapılabilmesi için tutar -- üzerinde olduğundan gerekli belgeler davacıdan istenmiş ise de ilgili evraklar iletilmemiş olduğundan ödeme yapılamadığını,
davacı ödemeyi kabul etmemiş olduğundan müvekkili şirketin borcu muaccel olmayıp, ilgili tutar yönünden faizden sorumlu olmaması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin son derece fahiş olup hasar miktarının tespiti gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça her ne kadar hükmedilecek tazminatın KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, davacının aracı yabancı plakalı olup,
dilekçe ekinde sunulan ilanlara bakıldığında ------ ilgili aracın 800.000,00 TL'ye satıldığının görüldüğünü, bu yüzden aracın yalnızca hasar bedeli değil yabancı plakalı araçlarla kıyaslanarak rayiç bedeli ve sovtaj bedelinin de belirlenmesi gerektiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, davacı vekilinin avans faiz talebinin haksız olduğunu, belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan maddi tazminat talebine ilişkindir. Dava HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.
Davacı yan 28/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan hasarın kazaya karışan diğer aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı ----tarafından ihtiyari mali mesuliyet klozu kapsamında karşılanmasını taleple dava açmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 05/04/2022 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporları alınarak sonuca gidilmiştir.Davalı tarafça mahkememizin yetkisine itiraz edilerek davaya bakmaya
yetkili ve görevli Mahkemenin ---- Ticaret Mahkemeleri olduğu bildirilmiş ise de davanın davalı vekilince yetkili olduğu bildirilen mahkememizde açılmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır--- plakalı aracın kaza tarihi ve dava tarihi itibariyle tescil kaydı, ----plakalı aracın ruhsat belgesi dosyaya alınmış, trafik kazası nedeniyle ---- sayılı soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davalı----düzenlene---- hasar dosyası getirtilmiş, ------- tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalı ----tarafından sigortalandığı ve poliçe de ---teminatının bulunduğu görülmüştür.----- plakalı araca ilişkin hasar dosyası ve trafik poliçesi getirtilmiş, hasar dosyası kapsamında davacıya 43.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.Davacı vekili tarafından dosyaya uzman görüşü ibraz edilmiş bu raporda araçtaki maddi zararın tamiri için gerekli yedek parça bedeli ve işçilik bedelinin KDV dahil 1.006.046,61 TL olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda,
dava konusu aracın;--------- otomobil ve siyah renkli olduğu, hususi kullanım amaçlı olduğu ,aracın kazalı fotoğraflarından görüldüğü ve kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere, sol yan tarafından, karşı taraf aracın sürtme şeklinde çarpması ve çarpmanın etkisiyle, ön tarafından direğe çarpması sonucu, dava konusu aracın sol yan kısmından ve ön kısmından ciddi şekilde hasar meydana gelmiş olduğu, dava konusu aracın lüks segment araç olduğu, ve üst gelir grubuna hitap ettiği, ve yerli yan sanayi yedek parça üretiminin bulunmadığı,
bu nedenle, tüm yedek parçalarının dövize bağlı olarak ithal olma ve gümrük nedeniyle millileştirme nedeniyle fazladan ödeme yapılması zorunluluğunun bulunduğu, ayrıca parçaların tamamının saç olmaması nedeni ile parçaların kaynak ve kaporta ile düzeltilebilmesi mümkün olmadığından hasarlı parçaların komple değiştirilmesi gerektiği, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu,
dava konusu aracın sol tarafından komple sürtme şeklinde ve ön tarafından çarpma ile hasara uğradığı ve dolayısıyla sol yan ile ön tampon, ön çamurluklar dahil ve ayrıca tüm bu hasarlı parçalarla ilintili diğer parçalarında hasarlandığı, hasarlı parçaların değişmesi gerektiği, karoseri aksamında çok sayıda hasarlı parça (ön tampon, sağ/sol ön çamurluk, sol ön/arka kapılar, ön kaput vd.) olması nedeniyle yüksek miktarda kaporta işçiliği ile boya işçiliği ve diğer işçiliklerinde gerektiği, yedek parçalarının yan sanayi imkanı bulunmadığı,
dövize bağlı olarak ithal edilmesi gerektiği, pandemi ve kur nedeniyle yüksek bedelli yedek parça maliyeti gerektiği, tüm bu nedenlerin toplam olarak değerlendirilmesinden sonra araçtaki maddi zararın tamiri için gerekli yedek parça bedeli ve işçilik bedelinin, 826.752,91 TL olduğu , ibraz edilmiş olan 28.12.2021 tarihli mütalaa raporunda hasar tespitinin rapor tarihi itibariyle yapılmış olduğu, oysaki hasar tespitinin kaza tarihi itibariyle yapılması gerektiği, bu nedenle söz konusu mütalaa raporu ile aynı kanaatte olunmadığı,
kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu belirtilmiştir.Alınan rapora itiraz edilmiş ve ayrıca ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu arasında hasar bedeli tespiti yönünden çelişki olduğundan dava konusu yapılan-----plakalı araçta kaza sonucunda meydana gelen hasarın tespiti için yeni rapor alınmak üzere dosyanın ---- mühendislerinden oluşan 3'lü heyete tevdi ile;
yeni rapor alınmasına karar verilmiş, sunulan 02/01/2023 tarihli heyet raporunda dosyada mevcut eksper raporları bilirkişi raporu ve uzman görüşünün incelendiği belirtilerek iki eksper tarafından yapılan tespitlerde belirtilen şekilde, araçtaki hasarlardan aracın sac kaporta kısmındaki hasarların onarımla düzeltilebileceği, keza aracın motor soğutma radyatörü ve ilave radyatör ve klima radyatörlerinin de sızdırmazlığı sağlanacak şekilde tamir edilebileceği, aracın radar parçasının ve sensörünün değiştirilmesinin yeterli olacağı,
dosyaya sunulu olan bilirkişi raporu ile özel raporda değiştirme gerekçesi olarak sunulan — onarımın yapılamayacağı yönündeki gerekçelerin teknik açıdan isabetsiz bulunduğu, bu nedenle eksper raporlarında aracın oto servislerde yapılan incelemeler sonucu tespit edilen ve kazalı araç fotoğrafları ile de değerlendirilen hasar onarım bedellerinin kazalı araçta olan hasarların kaza tarihi itibariyle onarım bedeli olarak kadri marufunda olduğu görüşüne varıldığı,
dosyaya sunulu------sayılı hasar dosyası ve eki belgeler incelendiğinde, davacı araç sahibi ---- plakalı araçtaki hasara binaen ---kapsamında 43.000,00 TL nin sigorta şirketi tarafından aracın sürücüsü ------ tarihinde ödeme yapıldığı, davacı araç sahibi -------plakalı araçtaki toplam hasar tutarının kaza tarihi itibariyle KDV hariç 142.506,00 TL olduğu; aracın onarımına dair bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, bu durumda davacının toplam hasar tutarından, ------S(trafik) sigortacısı tarafından yapılan bu ödeme düşüldüğünde bakiye 142.506,00 TL - 43.000,00 TL - 99.506 TL (KDV hariç) hasar onarım bedeli alacağının olduğu belirlenmiştir.
Heyet raporuna da taraflarca itiraz edildiğinden dosya bu kez otomotiv mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişiye tevdi edilerek tüm dosya kapsamı ve önceki raporlar da incelenecek şekilde dava konusu araçtaki hasarlı parçaların orjinal parçalarla değişim bedellerinin KDV ve işçilik ücretleri de dahil olacak şekilde ayrıca hesaplanması için rapor alınmasına, karar verilmiş alınan 14/05/2023 tarihli raporda aracın yabancı plakalı olup, İnternetten yapılan incelemede piyasa rayicinin 800.000 TL civarında (Yabancıdan Yabancıya Satış olarak) olduğu,
internet ortamında yapmış olduğu araştırma neticesinde dava konusu aracın Hollanda tescilli olduğundan ---------- ikinci el araç piyasasında emsal aracın rayiç değerinin, 86.900 EURO olduğu ,28.09.2021 tarih ekspertiz raporunda da dava konusu aracın emsallerinin 800.000,00 TL “ye satışı yapıldığının belirtildiği,
28,07,2021 tarihinde |1 EURO =10.1111 TL olduğu göz önüne alındığında aracın değeri kur oynamalarından kaynaklı değişkenlik göstereceğinden ortalama değer olarak 80.000,00 EURO olarak kabul edilebileceği, aracın hasarsız haliyle değerinin ekspertiz raporuna göre -------- tescilli olmasından kaynaklı millileştirilmediği için ülkemizde ancak yabancıdan yabancıya satılacağı için ülkemizdeki satış fiyatı değil de sayın eksperin de belirttiği üzere yabancıdan yabancıya satış fiyatının baz alınması gerektiği kanaatinde oldukları,
gerek ülkemizde ekspertizinde belirttiği gibi aracın yabancıdan yabancıya satış fiyatının olay tarihi itibariyle 800.000,00 TL olduğu, bununda yaklaşık 80.000,00 EURO olduğu gerekse aracın kendi ülkesinde de günümüzde bile 86.900 EURO civarında olduğunun anlaşıldığı, oluşan hasarın yetkili serviste hasarlanan parçaların tamamı orijinal parçalarla değiştirilmesi ile birlikte onarılması durumunda; genel hasar toplamı(kdv dâhil) 1.110.031,44 TL olacağı, oluşan hasarın yetkili servis dışında hasarlanan parçaların tamamı orijinal parçalarla değiştirilmesi ile birlikte onarılması durumunda ise;
genel hasar toplamı(kdv dâhil) 1.038.946,59 TL olması ve onarıma başladıktan sonra çıkabilecek ekstra onarımların çıkabileceği göz önüne alındığında, piyasa rayiç bedeli 800.000.00 TL civarında olan bir araç için ekonomik olmayıp aracın sigorta şirketi tarafından PERT-TOTEL'e çıkarılmasının daha uygun olacağı kanaatinde olduğunu, bu dürümün dışında ise aracın ekspertiz çalışması sırasında yapılan tespitlen çerçevesinde bazı parçaların değiştirilmesi bazı parçaların da onarılmasıyla oluşan hasar bedelininise ;
DEĞİŞMESİ GEREKEN PARÇALAR TOPLAM 132.906,00 TL
İŞÇİLİK VE BOYA İŞLERİ 50.000,00 TL
GENEL HASAR TOPLAMI(KDV HARİÇ) 182.906,00 TL
KDV 50.000,00 TL
GENEL HASAR TOPLAMI(KDV Dâhil) 182.906,00 TL olduğunu belirtmişler aynı heyet tarafından düzenlenen ek raporda ilk rapordaki görüşler muhafaza edilmekle birlikte KDV dahil tutarın sehven yanlış yazıldığı açıklanarak bu tutarın 215.829,08 TL olduğu beyan edilmiştir.
Davacı vekili tarafından talep artırım dilekçesi sunularak 14/05/2023 tarihli raporun sonuç bölümünde belirlenen aracın orjinal parçaları ile değiştirilmesini ön gören hesaplamaya göre dava değerinin 1.110.031,44 TL olarak arttırıldığı bildirilmiş eksik peşin harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.
Dava değeri Asliye Ticaret Mahkemelerinde heyet ile bakılması gereken sınırın üzerinde olduğundan dosyada yargılamaya heyet olarak devam edilmiştir.Davacı vekili davaya konu aracın ----------- olduğunu, aracın 11.07.2023 tarihinde 165.000 Euro bedel karşılığında üçüncü kişiye satıldığını,
müvekkilinin tüm ceza ve harçlarını ödeyerek aracını yurt dışına çıkardığını beyan etmiştir.Dosya kapsamında alınan raporların birbiriyle çelişkili oldukları gözetilerek ve dosyada dava konusu aracın -------- menşeili olup davacı yanın beyanına göre tamiri---- yapıldıktan sonra -------------- götürülerek 11/07/2023 tarihinde satıldığı anlaşılmakla araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti, pert mi yoksa onarımının mı daha uygun olduğu,
pert değerlendirmesi yapılsa dahi aracın onarım bedelinin aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önemli olduğu bu yüzden aracın olay tarihindeki ------- tamir bedelinin tespiti ile yine olay tarihinde kayıtlı olduğu ikinci el piyasa rayiç değerinin karşılaştırılması, yine aracın yurtdışına çıkarılmış olması nedeniyle ülkesinde olay tarihi itibariyle onarım bedelinin tespit edilmesi yönünden seçilecek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına, karar verilmiştir.
Alınan 26/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dosyadaki tüm raporlar da değerlendirilmek suretiyle ".... .Dosyada bulunan bilirkişi raporlarında esas olarak iki farklı görüş mevcut olup bir grup raporda aracın değerinin 8.000.000,00 TL civarında olduğu, bir grup raporda ise 800.000,00 TL olduğu görülmektedir.
Dava konusu araç---- yasal yollardan ithal edilerek----- ödenmiş bir araç olmadığından, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği şekilde----------yasal ithalatla satılan araçların satış değerinin esas alınması mümkün değildir; zira dava konusu aracın ------yasal olarak ---- vatandaşları arasında alınıp satılması yasak olduğundan ve ---------- bulundurulma süresi sonunda mutlaka yurt dışına çıkarılması veya gümrüğe terk edilmesi gerektiğinden, internet sitelerindeki ilanlarındaki fiyatlara itibar edilemez.
Bu nedenle davacı vekilinin sanki araç ---- yasal vergileri ödenerek ithal edilmiş gibi belirlenen "aracın değerinin 8.000.000,00 TL olduğu" şeklindeki iddialarına itibar edilememiştir. Bu tür yüksek motor hacimli araçlardaki ÖTV oranı % 220 civarındadır. Bu nedenle yurt dışında herkes tarafından alınıp satılabilen bir araç ----- aşırı yüksek bir fiyata ulaşarak sadece yüksek gelir grubundaki vatandaşların alıp satabildiği bir vasıta haline gelmektedir.
Dolayısıyla aracın ancak yabancıdan yabancıya satışı mümkün olup yine yasal bulundurma süresi sonunda yurt dışına çıkarılması zorunludur.
Bu nedenle aracın 2. El rayiç satış değeri, internet sitelerinde yabancıdan yabancıya satış için talep edilen 800.000,00 TL'dir.Dolayısıyla fiyatı 800.000,00 TL olan ve------- vatandaşları arasında alınıp satılması yasak olan araçtaki hasar için Türkiye'deki yetkili-yetkisiz servislerde verilen ve aracın değerini aşacak şekilde belirlenen 1.110,031,44 TL'lik tamir bedelleri aracın rayiç değeriyle ve dolayısıyla araçtaki gerçek hasarla uyumsuzdur; zira bu derece yüksek hasar bedelleri, yine ------yasal olarak yüksek ithalat vergileri ödenerek ithal edilen yedek parçalar kullanılarak tamir edileceği kabulüyle belirlenmektedir.
Bu nedenle araçtaki hasar miktarı için 02.01.2023 tarihli raporda belirtildiği şekilde, dosyaya sunulu olup eksper ----- tarafından ------tarihli ekspertizde; aracın alt sağ düz ve eğri salıncak, sağ ön lastik, radar sensör braketi, braket, klips ve cıvata, kaplama, ön panjur contası ve çerçevesi, ön sol ızgara, ön sağ ızgara, sağ radyatör hava kanalı, ön tampon sol ve sağ kılavuzu, ön tampon sol ve sağ braketi, sağ ön tampon ızgarası, kaput kilit mekanizması, korna, radar parçası değişimi ile 132.906,00 TL yedek parça ve 9600 TL işçilik olmak üzere toplam 142.506,00 TL hasar toplamı tespit edilmiştir.
Ayrıca yine sigorta eksperi ---- tarafından düzenlenen ------ yapılan ve aracın piyasa rayicinin 800.000,00 TL olduğu belirtilen ekspertiz raporundaki 142.506,00 TL'lik hasar tespitine itibar edilmiştir. Aracın menşe ülkesindeki gerek 2. El rayiç satış değeri ve gerekse tamir masrafı için anılan 28.09.2021 tarihli ekspertiz raporunda yapılan tespitlerin doğru ve uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
SONUÇ
Dava konusu aracın------- alım-satım işlemi yasak olduğundan ----resmi ithalat satış fiyatının esas alınamayacağı, Aracın 2 El değeri için----- yabancıdan yabancıya satış için geçerli fiyatına itibar edilmesi gerektiği, dolayısıyla aracın 2. El değerinin 800.000,00 TL olduğu, bu değerin aynı zamanda aracın menşe ülke olan ---------alım-satım değeri olduğu,Aracın tamirinde kullanılacak parçaların fiyatlarının da aynı kriterlere göre belirleneceğinden tamir masrafının 142.506,00 TL olduğu,
bu tamir bedelinin aynı zamanda aracın ----------- tamir masrafının olduğu,Heyetimizce 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelere ve varılan tespitlere itibar edildiği," şeklinde görüş açıklandığı anlaşılmıştır.
Yabancı ülkeye kayıtlı araçların hasar zararının hesabında kayıtlı oldukları ülkedeki kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin belirlenmesi gerektiği gibi, ----hasarın tamir bedelinin de kaza tarihi itibariyle tespit edilmesi gerektiği Yargıtay kararlarıyla kabul edilmiştir -------- bu hususa değinilerek "....Bu durumda mahkemece alanında uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetinden alınacak raporla davacıya ait yabancı plakalı aracın kayıtlı olduğu ülkedeki 13.7.2012 kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değeri, ----- bedeli belirlenip raporun sonucuna göre eğer aracın onarım gideri 2. el piyasa rayicini geçmez ise;
yabancı plakalı araç kazadan sonra tamir ettirilmeden hasarlı olarak gümrük dairesine terk edildiğine göre, davacı zararı, tamir masraflarıdır. Rayiç değeri eğer bu değer onarım giderinden az ise, aracın olay gününde yurtdışındaki sürüm değerini davalı taraftan isteyebilir.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında rapor alınarak sonucuna göre (talep ve temyiz eden davalılar lehine oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak) hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Aynı Dairenin------ kararında da bu hususlara değinilmiş olup mahkememizce alınan son bilirkişi heyeti raporunda yerleşik içtihatlar uyarınca belirlemelerin yapıldığı, anlaşılmış, son bilirkişi heyeti raporu mahkememizce hükme esas alınarak davacıya ait aracın yabancı plakalı araç olup aracın 2. el değerinin 800.000,00 TL olduğu, bu değerin aynı zamanda aracın menşe ülke olan -------alım-satım değeri olduğu, aracın tamirinde kullanılacak parçaların fiyatlarının da aynı kriterlere göre belirlenmesi ile tamir masrafının 142.506,00 TL olduğu, bu tamir bedelinin aynı zamanda aracın --------- tamir masrafına karşılık geldiği,
bu durumda davacının tamir masraflarını talep edebileceği, bunun yanı sıra davacıya kaza nedeniyle aracında oluşan hasar için trafik sigortasından 43.000,00 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle bu tutarın saptanan tamir bedelinden düşümü ile davacının davalıdan 99.506,00 TL talep edebileceği sonucuna varılmak suretiyle davanın artırılan hali ile kısmen kabulüne, 99.506,00TL'nin davacı tarafça davalı ----- başvuruda bulunulmuş olması (26/11/2021 tarihinde) göz önünde bulundurularak temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/817, K. 2024/1064, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama