KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/686
- Karar No
- 2024/959
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
Karar Metni
1.642 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/686
KARAR NO : 2024/959
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/03/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
16 Ekim 2019 tarihinde davalı tarafın sigortalısı dava dışı ----- ait ---- plakalı ----- marka kamyon, davacı Şirket tarafından sigortalı konumda bulunan ----plakalı çekici ve ---- plakalı dorseye çarptığını; çarpışma neticesinde ölümlü, bedeni zararlı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda %100 kusurlu taraf ---- plakalı aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen Sigorta Şirketi ----- rücuen tazminat talebiyle başvuru yapılmış ancak olumlu bir dönüş alınamadığını, bunun akabinde 24/03/2021 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü nezdinde ---- Esas numaralı ilamsız icra takibini başlattığını,
bu takibe davalı taraf 06/04/2021 tarihinde itiraz ettiğini, işbu haksız itiraza karşı, itirazın iptali davası açabilmek adına dava şartı ticari arabuluculuğa başvurulduğunu, 16 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşen kazanın oluşmasında; arızalı, çalışmayan ve frenleri tutmayan --- plakalı ---- marka kamyonu idare eden taraf tek ve asli kusurlu olduğunu, davalı tarafın dava dışı sigortalısına ait ---- plakalı aracın, trafik kazasından bir saat önce devrildiği,
aracın sürücüsü --- şirket sahibi ---- bilgi verdiğini, devrilen aracın iş makinesi yardımıyla düzeltildiği ancak aracın çalışmadığını, tamir işlemlerinin yapılması için çalışmayan kamyon, şirket sahibi ---- tarafından götürülmeye çalışıldığını, ----plakalı araca binip çalışmadığını görmesine ve kullanılması çok tehlikeli olduğu halde;
tamir edileceği yere götürmeye çalıştığı sırada, karşı istikametten gelen ---- plakalı çekici ve çekiciye bağlı 26 ton asfalt malzemesi yüklü ----plakalı dorseye çarptığını, çekiciyi kullanan dava dışı sürücü -----yaralandığını, çekici ve dorsede ağır maddi hasarın meydana geldiğini, meydana gelen hasarın davacı Sigorta Şirketi tarafından tam ve eksiksiz olarak zarar görenlere ödendiğini, davacı şirket meydana gelen zararı tam ve eksiksiz olarak tazmin etmekle, bu sebeple kazanın oluşmasında %100 kusurlu olan tarafın ZMMS Poliçesini yapan davalı taraf,
ilgili poliçe uyarınca sigortalısının sebebiyet verdiği trafik kazasından doğan zararları davacı Şirkete tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davalı taraf kazanın gerçekleştiği yerin karayolu olmadığı, bu sebeple Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında ve dolayısıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) kapsamına olmadığını iddia ederek borcunu ifa etmekten kaçındığını, davalı taraf dava dışı sigortalısının sebebiyet verdiği trafik kazasından doğan zararları,
sigorta poliçesinin teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu bu kapsamda davalı tarafa trafik kazası ve hasar ile ilgili bilgi verilmiş ve rücuen tazminat için talepte bulunulduğunu, davacı Şirket tarafından E-posta yoluyla yapılan başvuru neticesinde, bu araca yapılan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının, karayolu gibi muamele görmesi gereken, bir karayolunun inşasına mal ve hizmet taşınması için aktif olarak kullanılan dağ yolunda gerçekleşen kazada etki etmeyeceğinin iddiası hem mantıksız hem de haksız olduğunu, bu sebeple kazanın karayolunda olmadığı iddiası sorumlu olmadığını iddia eden davalı sigorta şirketinin,
ilamsız icra takibimize itirazı haksız ve mesnetsiz olduğundan iptali gerektiğini, davalı tarafın, sigortalısının %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasından doğan zararı, kendi sigortalısına zararı tam ve eksiksiz tazmin eden ve TTK uyarınca zarar görenin halefi olan davacı şirkete ödemesi gerektiğini, bu uğurda başlatılan ilamsız icra takibimize yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz bulunduğundan davalı tarafın itirazının iptaline ve takibimizin devamına karar verilmesini talep ettiğini,
davalı tarafın itiraz etmekteki tek amacı alacağın geciktirilmesi olduğundan haksız itirazda bulunan davalı tarafın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
İlgili kazaya karışan ----- plakalı araç davalı-----. tarafından 17.09.2019/2020 tarihlerini kapsayan ----- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın işbu davayı, yukarıdakilerden hiçbirine dahil olmayan ---- açtığını, oysaki davanın yetkili ---- Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru ve teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu ancak somut dava dosyasında kusur tespiti yapılmadığını,
davacı taraf farazi yorumlar çerçevesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu beyan ettiğini, nitekim kaza tespit tutanağı bulunmamakla birlikte Jandarma tarafından düzenlenmiş olan tutanakta sigortalı aracın rampa aşağı ilerdiğini, davacı yanın sigortasının ise o esnada rampa yukarı çıktığı ve çarpıştıkları beyan edildiğini, ancak kazanın meydana geldiği yol ile ilgili olarak hiç bir görsel sunulmadığını, kazanın nasıl bir ortamda, nasıl bir yolda gerçekleşmiş olduğu incelenemediğini ancak ---- görsellerden tespit edilmiş olan bir kaç fotoğraf incelendiğinde, sigortalı araç seyir halinde iken,
davacı tarafından sigortalı aracın yolun sağından ilerlemesi gerekirken, yolun solunda olduğu ve bu sebeple hızla gitmesi gereken şerit yada taraf doğru manevra yapmaya çalışırken yüklü olduğundan gerekli çevikliği göstermediği ve hızlı olsun ya da olmasına kendisine ayrılmış olan serit yada taraftan ilerlemekten olan sigortalı aracın davanın dorsenin altında kaldığı görüldüğünü, bununla birlikte sigortalı aracın olaydan 1 saat önce devrildiği ve çalışmadığı bu sebeple frenlerinin çalışmadığı iddia edildiğini ancak bu durumun iddiadan öteye gitmediğini, araç üzerinde çalışma yapılmadığını,
aracın arızasının var olup olmadığı yahut bu arızanın ne olduğunun tespit edilemediğini, kazalı araç sürücüleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında kazanın kumocağında meydana geldiği belirtildiğini, mahkemece, kazaya karışan araç sürücülerinin de beyanı alınmak suretiyle olay yerinde keşif yaparak, kazanın meydana geldiği yerin KTK.nun 2. maddesinde belirtilen yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ancak yine olay yeri fotoğrafları incelendiğinde olayın kamuya açık bir alanda olmadığı,
kum ocağı ya da taş ocağı gibi bir yerde gerçekleştiği, kazanın gerçekleştiği yere yetkisi olamayan vatandaşların alınmayacağı ve hatta neredeyse ulaşmalarının dahi mümkün olmadığı bir alan olduğu, davacı taraf yol olarak belirtmiş olduğu yerin ise düzenlenmiş bir alan olduğu görüldüğünü, yaşanan olayın bir trafik kazası değil, bir kaza olduğu, bu kazaya ilişkin uğranılan zararında zorunlu Trafik Sigortası kapsamında değil, varsa kusurlu aracın bağlı olduğu şirketlerin bu inşaat işi için yaptırmakla yükümlü oldukları poliçelerden temin edilmesi gerektiğini, dava yetkisiz Mahkemede açılmış olduğundan yetkisizlik kararı verilmesine,
kusur durumu bir yargı mercii tarafından tespit edilmemiş olduğundan, kusura ilişkin rapor alınmasına, kazanın karayolunda gerçekleşmemiş olduğu sabit olduğundan ve bu durumun ZMMS Teminat dışı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 43.587,04 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur ve zarar yönüyle bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle; davalı Sigorta Şirketine sigortalı olan ---- plakalı aracın sürücüsü müteveffa ---- meydana gelen davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olarak % 100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı çekici ve buna bağlı ---- plakalı dorse'nin sürücüsü --- meydana gelen davaya konu kazada kusursuz olduğu, kazanın sonucunda ---- tarafından da tam ziyan olarak kabul görmesi durumda oluşan hasar bedelinin 46,080.00 TL olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Dava, kasko poliçesine istinaden sigortalısına hasar ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin, karşı tarafın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine karşı, sigortalısına ödemiş olduğu miktarın rucüan tahsili için yaptığı takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi tarafından kazada meydana gelen zarar nedeniyle dava dışı sigortalısına hasar tazminatı ödenmiştir. Sigortalısına sigorta tazminatı ödemiş olan davacı sigortacı TTK'nın ilgili hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olmuştur. Yani sigortalısının zarar verene (sorumluya) karşı sahip olduğu alacak hakkı ve dava hakkı kanun gereği davacı/sigortacıya geçmiştir.
Davalı taraf her ne kadar kazanın karayolunda gerçekleşmemiş olduğundan tazminat talebinin teminat dışı olduğunu savunmuş ise de, dava konusu kazanın meydana geldiği alan trafiğe kapalı olmakla birlikte iş makinalarının ve kamyonların giriş-çıkışına açık bir alan olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/2 inci maddesinde belirtilen "kamuya açık alan" ibaresinin özel mülkiyet olmayan alan anlamında olduğu,
şantiye ve inşaat alanlarının karayolu sayılan yerlerden olduğu ve bu yerlerde meydana gelen kazalarla ilgili olarak Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun Yargıtay'ın uzun yıllardır yerleşik hal almış istikrarlı kararlarında da yer aldığı, kazanın meydana geldiği yerin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması ve meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararın da Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı altında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu kazanın meydana gelmesinde, ---- plakalı aracın sürücüsü müteveffa ---- araç çalışmaz halde aracın kontak anahtarını dahi almadan aracın bakımını yaptırmak için kum ocağı istikametine rampa aşağı aracı saldığı esnada aracın fren sisteminin havalı fren olması sebebiyle frenlerinin tutmadığı, rampa aşağı hızlanarak aracın yola devam ettiği, yolun sağından yolun soluna doğru kontrolsüzce ivme kazanan araç karşı yönden gelmekte olan ---- plakalı araca çarpması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalı Sigorta Şirketine sigortalı olan ---- plakalı aracın sürücüsü müteveffa ----’in meydana gelen davaya konu kazada asli ve tam KUSURLU olarak %100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı çekici ve buna bağlı ---- plakalı dorsenin sürücüsü ----- meydana gelen davaya konu kazada KUSURSUZ olduğu anlaşılmıştır.
Bu kazanın sonucunda ---- plakalı araçta oluşan hasar bedelinin 46,080.00 TL olduğu, ödeme tarihi olan 03/12/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, icra dosyasında yasal faiz talep edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davalının ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
TASHİH ŞERHİ
Mahkememiz kısa kararının ----- nolu bendinde sehven " Davalının ----İcra Müdürlüğünün.... " ŞEKLİNDE YAZILMIŞ İSE DE,
----NOLU BENDİN
" 1-) Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, " ŞEKLİNDE HÜKMÜN TASHİHİNE KARAR VERİLMİŞTİR.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/686, K. 2024/959, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama