KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/360
- Karar No
- 2024/908
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/360 Esas
KARAR NO: 2024/908
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 17/05/2023
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde trafik sigortalı olan davalı ----- kullanımında olan ----- plaka nolu aracın --- tarihinde davacı müvekkiline ait --- plaka nolu araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada sigortalı olan ---- plaka nolu araç sürücü ---- oranında kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketi müvekkile ------ödeme yaptığını, oysaki davacı müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının daha fazla olduğunu, noter kanalı ile ------ tarihli ihtarname ile sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını,
davacı müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı davalı sigorta şirketi tarafından eksik ödendiğini, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak araç değer kaybının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan alınmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ----plaka nolu aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı yarattığını, bu nedenle şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin kaza tarihi itibarı ile hasara ilişkin trafik sigortası poliçesi limitinin 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bütün bu nedenlerle,
müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğununbulunmadığının tespiti ile davanın müvekkili şirket yönünden reddini istediğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ----- ait aracın trafik sigortacısı olduğunu, trafik sigortacısı karşı araçta meydana gelen değer kaybı ve gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, kaza sonrası davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunduğunu, davacı dilekçesinde ------ plaka nolu araç sürücüsünün 6100 oranında kusurlu olduğu kanaatine vardığını, bu tespitin hatalı ve taraflı olduğunu,
trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere, sadece olayın anlatımının yapıldığını, bu nedenle kusurun belirlenmesi ve araştırılması gerektiğini, bu nedenle haksız davanın reddini talep ettiklerini, davacının değer kaybı için sigortacıdan 10.000,00 TL ödeme aldığını beyan ettiğini, davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, müvekkili şirket aracının aynı zamanda ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle ihtiyari mali sorumlusu ---- ihbar ettiklerini, bütün bu nedenlerle,
davanın hukuki yarar yokluğundan reddini istemiştir.Diğer davalı ----- usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle ; davalılardan -----maliki olduğu ve ---- plaka nolu kamyonet sürücüsü davalı ---- % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ----- plaka nolu otomobil sürücüsü ---- kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ---- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybı bedelinin 25.500,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi daha önce 10.000,00-TL değer kaybı bedeli ödediğinden kalan 15.500,00-TL den sorumlu olacakları yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Dava, davacının 14/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundan; davanın 14/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ve davalı ------- maliki olduğu aracın sürücüsü olan davalı ----- %100 oranda asli kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı tarafa ait ------ nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybı bedelinin 25.500,00-TL olduğu, davacı vekilince daha önce yapılan ödeme düşülerek 15.500,00 TL üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ------ davacının talep edebileceği tazminattan, sürücüsü diğer davalı ---- birlikte, sürücüsünün kusuru oranında (%100) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,Davalı Sigortacı, düzenlemiş olduğu poliçe ile ----- aracın işletilmesi sırasında,
üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğu,
Davalı sigorta şirketine davadan önce 17/11/2022 tarihinde ihtarname tebliği ile başvuru yapıldığı, ihtarnamede ödeme için 15 gün süre verildiği, bu nedenle sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 03/12/2022 tarihi olduğu , diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 14/06/2022 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, ancak davacı vekilince 17/11/2022 tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşılmakla diğer davalılar yönünden 17/11/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekmiş ve davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/360, K. 2024/908, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama