KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/483
- Karar No
- 2023/942
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/483 Esas
KARAR NO:2023/942
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/05/2023
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında ekte bir örneği sunulmakta olan dava konusu taleplerinin dayan başlıklı sözleşmenin akdedildiği, taraflar arasında münakit sözleşmenin ------ hattının, karada bulunan --------borunun ve tesis içi yağmur suyunun projesinde bulunan ------------- şeklinde belirtildiği,
bu konuya uygun olarak ise taraflar arasında münakit sözleşmesinin amacı "Konuyla ilgili hatların, yapım maliyetlerini mümkün olduğunca düşürülüp gelirlerinin arttırılması için Danışmanın tecrübelerinden-bilgilerinden faydalanmak" olarak belirlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili davacı ve davalı şirket karşılıklı edimlerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini bu doğrultuda müvekkili davacı sözleşmesel bütün sorumluluklarını tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan danışmanlık protokolü uyarınca, davalı taraf, müvekkile hizmet bedeli ödeyeceğini taahhüt ettiğini,
taraflar arasında münakit ------------- Konu kısmında açıklanan işin imalatı tamamlandıktan sonra maliyet/kar hesaplanacak olup kardan %10 hizmet bedeli olarak ödenecektir…" şeklindedir.
İşbu hüküm gereğince müvekkilimiz davacıya herhangi bir ödeme yapılmamış olup, işbu sebeple huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğunu, müvekkili davacı, kendisine sözleşme ile yüklenen edimlerin tamamını hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde ifa etmiş olduğunu, ifanın gerçekleşmediğine ilişkin hiçbir ihtar/ihbar da işbu davanın açıldığı tarihe kadar müvekkiline yapılmadığını, bu durum da müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ortaya koyduğunu, gelinen aşamada,
davalı şirketin defter ve kayıtları ile taraflar arasında münakit sözleşmenin konusunu teşkil eden işten elde ettiği kârın müvekkillerince tespiti mümkün bulunmadığından huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, açıklanan nedenlerle, mahkemece re sen nazara alınacak tüm olgulara atfen, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla;
müvekkili davacının taraflar arasında münakit sözleşme gereğince ödenmeyen danışmanlık ücreti alacağının şimdilik ----- fiili ödeme tarihindeki ----- döviz satış kuru üzerinden ----- karşılığının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tacir olduğu sonucuna varılması halinde 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesin uyarınca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan 'Danışmanlık Protokolünü müvekkil şirket adına imza eden kişinin temsil yetkisine sahip olmadığını, müvekkili şirketin yapılan bu işleme onay vermediğini, TBK'nın 47. maddesine göre hukuki işlemin kesin hükümsüz olduğunu,
davacı tarafın protokol kapsamında belirlenen hedeflerin tümünün tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olduğunu iddia etmekteyse de hedeflerin gerçekleştiğine dair dosyaya herhangi bir somut delil sunamadığını, davacı tarafın sözleşme kapsamında hedeflenen hiç bir edimi yerine getirmediğinden müvekkilinin ödeme yapmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialarının reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesinine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasında imzalanan münakit sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.---------- Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememiz işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra, anılan kanunun 5. maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın münakit sözleşmesinden kaynakladığı, yapılan araştırmalar sonucunda davacının tacir olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile karşı görevsizlik verilerek görevli mahkemenin ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Dosyanın karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde görevli ----------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Daha önce ---------- Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilip karar kesinleştiğinden mahkememizce verilen karşı görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemede karara bağlanmasına,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/483, K. 2023/942, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama