KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/526
- Karar No
- 2024/367
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/526 Esas
KARAR NO:2024/367
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 25/07/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde ----- ışıkları mevkinde; saat 09:15 - 09:25 civarında, davalılardan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------plakalı motorlu aracın, yaya halinde karşıdan karşıya geçen müvekkil ---- çarpması ile gerçekleşen trafik kazasında;
müvekkili ---- maddi ve manevi zarara uğradığını, mevzu bahis trafik kazasının, sürücü davalı ------- idaresindeki motorlu aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) m. 53 hükmü ile özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı emniyetsiz seyir sonucu yaya halindeki müvekkili davacıya çarpmasıyla gerçekleştiğini, bu kapsamda davalı sürücünün, kusurlu fiili ile davacı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili davacının, yaşanan trafik kazası sonucu uğradığı bedensel zararın tedavisi için 53.000,00-TL tutarında sağlık hizmeti giderine katlanmak zorunda kaldığını,
Trafik kazası sonucu müvekkilinin davacı yalnızca maddi zarara uğradığını, buna ek olarak, zarar gören davacının maruz kaldığı bedensel zarardan dolayı çektiği elem ve ızdırap ciddi ve yoğun boyutlara ulaştığını, davacının huzur dengesi ve ruhsal (manevi) bütünlüğü olağanüstü şekilde bozulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının -------tedavi giderinden (maddi zararından),------ tarihinden işleyecek faizi ile beraber, KTK m. 98 kapsamında kalanların davalı ------.
KTK m. 98 kapsamına girmeyip ---- girenlerin davalı sigorta şirketinden (ticari faizi ile birlikte); hem KTK m. 98 hem de ---- girmeyen olması halinde bunların davalı sürücü ---- ve davalı işleten ------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, ----- manevi tazminatın, kaza tarihi olan 04.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile müteselsilen davalı sürücü -----ve davalı işleten ---- alınarak davacıya verilmesini, oluşacak yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk usulünün yerine getirilmediğini, davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde müvekkilimiz şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası ------ uyarınca,
sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, bir an için aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili 02/05/2024 tarihli dilekçesi ile, yalnızca davalı sigorta şirketi ------- açısından feragat ettiklerini, feragatle ticari uyuşmazlık mahiyeti kalmayan uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın devamının sağlanması ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. Diğer davalılar ------ yönüyle açılan davanın iş bu davadan tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava dosyasının incelenmesinde; davalılardan sigorta şirketi yönünden davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı görülmüştür.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda ve 01/09/2023 tarihi itibariyle de menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ile de arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu düzenlenmiştir.Eldeki dava dilekçesi ekinde 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinde belirtilen evrak sunulmadığı gibi arabuluculuğa gidilmeden davanın açıldığına dair açık ikrarı dikkate alındığında, dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin m. 7(2) hükmünde,
davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nispi) avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlendiğinden; davacı aleyhine ve adı geçen davalılar lehine dava değeri olan 51.000,00 TL'nin %16'sı olan 8.160,00 TL vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/526, K. 2024/367, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama