İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/709 K.2025/361

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/709Karar2025/361Tarih14 Mayıs 2025Okuma13 dk · 2.525 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/709
Karar No
2025/361
Karar tarihi
14 Mayıs 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.525 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/709

KARAR NO: 2025/361

DAVA

Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)

DAVA TARİHİ: 09/10/2023

KARAR TARİHİ: 14/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin %10 oranında hissedarı olduğunu, 2022 Yılı faaliyet dönemine ilişkin genele kurul toplantısının yapılmadığını, bu yüzden mahkemeden talepte bulunduğunu, mahkemece atanan kayyımın düzenlediği 25/08/2023 tarihli toplantının, TTK.420 Md. uyarınca ertelenerek 28/09/2023 tarihinde 2.Toplantının gerçekleştirildiğini, kendisi ve şirket ortakları arasında adi ortaklık bulunduğunu, genel kurul gündeminin 6.maddesinde adi ortaklıktan doğan kazanç paylarının dağıtımının ve takviminin görüşüldüğünü, organize bir şekilde bilgilerin kendisinden saklandığını,

2019- 2020- 2021 faaliyet dönemlerine ait 2022 senesinde gerçekleştirilen genel kurulda bilgi alma taleplerinin yanıtsız kaldığını, TTK 420 md. kapsamında finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi istemi reddedilip ilgili genel kurul akabinde noter aracılığı ile talep ettiği bilgi alma isteminin de kabul edilmediğini, -------- Asliye Ticaret Mahkemesinde genel kurul kararlarının iptali talepli davanın görülmesine devam edildiğini, 25.08.2023 tarih olağanüstü gk toplantısı öncesi finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu,

denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin genel kurulun toplantısından en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmadığını, yönetim kuruluna ------- tarihinde ilettiği elektronik postada bilgi alma ve inceleme hakkını kullanacağını belirtip taleplerini paylaştığını, muhatap şirketin tek üyeden oluşan yönetim kurulu üyesinin e- postaya verdiği yanıtta, şirket mali müşavirinden TTK 437 md. gereği zorunlu olan belgelerin istendiğini,

bu sebeple sadece ilgili belgeleri incelemesine izin verileceğini paylaştığını,28.09.2023 tarihli ertelenen olağanüstü genel kurul toplantısı sırasında "inceleme" isteminin yapılan oylamada genel kurul tarafından reddedildiğini, ikinci erteleme talebinin de reddedilerek toplantıya devam edildiğini , gündem sırasında 8 numaralı başlıkta Türk Ticaret Kanunu 437/2 maddesi uyarınca yönetim kurulundan şirketin işleri hakkında bilgi talep etmiş, yönetim kurulu başkanı ----- belirtilen hususların ticari sır niteliğinde olduğunu belirterek talebin reddedildiğini beyan ettiğini,

belirterek Muhatap şirketin ------ tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 2 numaralı gündem sırasında "Olağanüstü Genel Kurulda İtiraza Uğrayan Konular" başlığında yer alan hususlarda (tutanak 2-3-4. sayfalar) banka hesapları, ticari defterler, ticari defterlerin ilgili yapraklarından suret alınmasını da kapsayan bilgi edinme ve inceleme yetkisi verilmesi talebinin kabulüne, Muhatap şirketin 28.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 8 numaralı gündem sırasında yer alan hususlarda -------- banka hesapları, ticari defterler,

ticari defterlerin ilgili yapraklarından suret alınmasını da kapsayan bilgi edinme ve inceleme yetkisi verilmesi talebinin kabulüne, Muhatap şirketin 28.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 8 numaralı gündem sırasında yer alan Z bendi uyarınca "Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin" ilgili yapraklarından suret alınmasını da kapsayan (tutanak 7.sayfa) bilgi edinme ve inceleme yetkisi verilmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı şirket ortağının kendi kabulünde olduğu gibi müvekkili şirketin %10 Hissedarı olup, davacının Müvekkili Şirketten ayrı olarak tek kurucusu, sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ve müvekkili şirketle aynı iş kolunda çalışan -------------- unvanlı şirketinin bulunmakta olduğunu, davacı yana Genel Kurul öncesi sunulması gereken tüm belgeler sunulmuş, hatta davacı tarafından bu belgelerin incelenemediği iddiasıyla erteleme talep edilmiş, erteleme gerçekleştikten sonra da Genel Kurul yapılmış olduğunu, davacının, söz konusu belgelere erişme çabasının altında esasen dava dilekçesinde de belirttiği üzere,

müvekkili şirketle rekabet etme gayesinin yatmakta olup, müvekkili şirketin hangi dernekle hangi kongreyi yaptığı ve bunların mali şartlarının davacının asıl ilgisini çeken kısım olduğunu, TTK.473 maddesini tam bu hususlar için düzenlenmiş, ------- İçtihatlarında da bu tip belgelerin yönetim kurulu üyesi olmayan ortağa verilmemesinin hukuka aykırılık teşkil etmeyeceğine karar verilmiş olduğunu belirterek, sürekli davalar açarak,

müvekkili şirketi çalışamaz hale getirebileceğini düşünen davacı hakkında, TTK. ilgili hükümleri uyarınca yapılacak hukuki girişim haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın reddine, HMK.329 Md. kapsamında, davanın kötü niyetli açıldığı sabit olmakla, müvekkili ile yapılan akdi vekalet kapsamında belirlenen ücretin tahsili ile davalıya ödenmesine, davacı ve vekili hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 437/5 maddesinde düzenlenen Anonim şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talebine ilişkindir.

TTK 437 maddesinde pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrasında bilgi alma ve inceleme istemi cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen 10 gün içinde diğer hallerde ise makul bir süre sonra şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine başvurabileceği , talebin basit yargılama usulüne göre inceleneceği ve verilecek kararın kesin olduğu düzenlenmiştir.Davalı şirketin sicil kayıtları getirtilmiş,

davacının şirket ortağı olduğu ve şirketin merkezi itibariyle mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.

Dava süresinde açılmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla HMK 320 maddesi uyarınca yapılan27/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar yönünden inceleme yapılmış, uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiştir.TTK m. 437/2 “Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir.

Bilgi verme yükümü, 200‘üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir.

Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz” hükmünü düzenlemiş, 3. Fıkrada ise bilgi verilmesinin sadece istenilen bilgi verildiği taktirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebileceği kabul edilmiştir.Davacı yanın bilgi alma ve inceleme talebine konu ettiği hususların değerlendirilip aynı zamanda şirket sırrı vasfı taşıyıp taşımadığı,

şirket menfaatlerini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği hususlarının incelenmesi bakımından bilirkişilerden rapor alınmış, bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, davalı şirketin 2022 yılı ticari defter ve dayanak kayıtları da incelenmek suretiyle hazırlanan raporda "........Pay sahibinin haklarını bilinçli bir biçimde kullanabilmesi ve genel kurulda iradesini doğru verilerle kullanabilmesi amacına hizmet eden bilgi alma hakkının konusunu, yönetim ve denetim faaliyetleri içinde değerlendirilebilecek tüm işler ve işlemler oluşturur.

Bu çerçevede, bilgi alma hakkı, şirketin ekonomik ve mali durumunun, egemenlik ilişkilerinin ve çoğunluğu oluşturan ve şirkete hakim olan pay sahiplerinin elde ettiği menfaatlerin tam olarak anlaşılması ve bu yolla hakların bilinçli olarak kullanılabilmesi amaçlarına hizmet eder.

Pay sahiplerinin şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durumdan haberdar olma ihtiyaçları ve yönetimin karar ve işlemleri ile şirket hesaplarının denetlenmesine ilişkin tüm hususlar ve faaliyet raporunun kapsamına giren mevcut ve geleceğe ilişkin personel politikası, yapısal değişiklikler ve organizasyon değişikliklerine ilişkin işletme stratejisi, araştırma ve geliştirme konuları bilgi alma hakkının kapsamında kabul edilir.

Kısaca belirtecek olursak, bilgi alma hakkı, şirketin bağlı şirketler dahil, diğer işletmelerle ve kişilerle olan tüm işlemleri ve iş ilişkilerini kapsar.

Pay sahibinin bilgi alma talebine ilişkin kayıtlar finansal tablolarda ve faaliyet raporlarında yer alsa bile, bu belgelerde ki bilgiler pay sahibinin yeterli derecede aydınlatılmasına ve haklarını bilinçli bir şekilde kullanabilmesine imkan verecek derecede değil ise bilgi alma talebi olumlu karşılanmalıdır ----------Görüldüğü üzere pay sahibinin bilgi alma hakkını kullanmasındaki amaç pay sahibini “yeterli derecede” aydınlatılması ve genel kurulda haklarını “bilinçli şekilde kullanmasını” sağlamaktır.

Buna karşın pay sahibinin, talep ettiği bilgiyi almasında korunmaya değer güncel bir menfaatinin bulunmadığı ve talebin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği durumlarda bilgi vermekten kaçınılması haklı kabul edilmelidir. Zira bu durum MK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

Soruların içerikleri özlü ve üslubu dürüstlük kuralına uygun olmalı, pay sahibinin iş elde etmek, paylarının satın alınmasını sağlamak, şantaj yapmak ve şirkete zarar amacına yönelik soruları MK m. 2 gibi TTK m. 437 ile de bağdaşmaz ve cevaplandırılmaz --------Bunun yanı sıra sorular,----- işlemine benzer sonuç elde etmek için de sorulamaz-----------şirket ve/veya malvarlığının detaylı ve her açıdan (hukuki, finansal, operasyonel vs.) incelenmesi ve adeta röntgeninin çekilmesi, hukuki, mali ve vergisel tüm bilgilerin edinilmesidir.

Şirketin tüm iş ve ilişkilerinin bir due diligence işlemi gibi açıklanmasını ve tüm belgelerin incelenmesini talep bilgi ve inceleme alma hakkının kapsamının çok ötesinde olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu değerlendirilebilir.Her ne kadar doktrinde baskın olan görüş bilgi alma hakkının gündem konularıyla ilgili olması gerekmediğini savunmasa da ------ kararında davacının gündemle ilgili olmayan sorularına, gündem dışı konuların genel kurulda görüşülüp müzakere edilemeyeceği nedeniyle cevap verilmediği gerekçesiyle davayı reddeden yerel mahkeme kararını onamıştır.

TTK m. 437/3 uyarınca “Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir”. Bu düzenlemeyle kanun koyucu doğal sınır olan MK. m. 2 yanı sıra bilgi alma hakkının kanuni sınırını “şirket sırrı” ve “şirket menfaatlerinin tehlikeye girmesi” olarak belirlemiştir.Sözlük anlamı ile “sır”, üçüncü kişilerce bilinmeyen gizli bilgilerdir.

Ticaret hukuku açısından benzer bir kavram olan ve uygulamada yaygın bir kullanıma sahip “ticari sır” kavramına ise kanunlaşma sürecini tamamlayamayan “Ticari sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı’nda rastlanır.

Tasarının 2. maddesine göre ticari sır “bir ticarî işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, rakiplerince bilinmemesi ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan;

iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin bilgi, belge, elektronik ortamdaki kayıt ve verilerden oluşur”.Buna karşın, 6102 sayılı TTK’da yer alan düzenlemelerde kullanılan terimler birbirinden farklılık göstermektedir.

Örneğin TTK madde 55/1-b-3 “üretim ve iş sırrı” kavramları şeklinde düzenlenmiştir. Üretim sırrı, ürün veya hizmetin üretim sürecine ilişkin konulardaki makine, teçhizat, tarif, üretim teknikliklerini ifade etmek için kullanılmaktadır. İş sırrının tanımı bakımından ise doktrinde iki farklı görüş bulunmaktadır.

Dar anlamda iş sırrı işin işleyişi, organizasyon aşamalarına ilişkin müşteri listeleri, tedarik, pazarlama gibi hususlardaki bilgiler anlamındayken; geniş anlamda iş sırrı işletmenin ticari ve ekonomik faaliyetleri ve ilişkilerine dair tüm sırları ifade etmekte ve diğer tüm sırları kapsamaktadır.Mevzuatta ticari sır kavramına ticari sır, bankacılık sırrı ve müşteri sırrının açıklanması suçunu düzenleyen TCK m. 239/1’de de yer verildiği görülmektedir.

Bu düzenlemeye göre “Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” Ancak TCK m. 239’da da ticari sır kavramının açıklanmağı görülmektedir.Görüldüğü üzere pozitif hukukta ticari sır ve benzer kavramlara yer verilmiş olmasına rağmen bu kavramlar ilgili yasal düzenlemelerde açıklanmamıştır.

Doktrinde, birbirine yakın farklı tanımlar yapılmış olsa da genel olarak ticari sır “bir ticari işletmenin veya şirketin faaliyet gösterdiği alan ya da alanlarla ilgili olarak belli sayıdaki mensuplarınca bilinen, ancak rakiplerince bilinmemesi gereken ve üçüncü kişilere açıklanmaması gereken ve o işletmenin başarısı için gerekli olan bilgilerin tümü” olarak tanımlanmaktadır ---------sayılı kararında ticari sır “ gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi” olarak tanımlanmıştır.

TTK m. 437/3’de yer alan şirket sırrı kavramına ilişkin madde gerekçesinde, “Şirket sırrında, rakip bir şirketin bilmediği, öğrenmemesi gereken, şirketin zararına kullanabileceği, elde etmek için çalıştığı, peşinde olabileceği "bilgi" ölçüsü kabul edilebilir. Rakiplerin ulaşabileceği, çeşitli kaynaklar aracılığı ile elde edebileceği, verileri ve bilgileri kullanarak yorumlama/ değerleme ile çıkarabileceği bilgiler sır olamaz” açıklamaları yapılmıştır.

Görüldüğü üzere, şirket sırrı ile ticari sır hemen hemen aynı anlama gelmektedir. Genel olarak anonim şirketin rekabet gücünü azaltacak ve açıklanması ya da kullanılması halinde şirkete zarar verecek bilgiler şirket sır olarak kabul edilebilir.

Şirketin üçüncü kişilerle yaptığı bir sözleşmeden (gizlilik anlaşması, bir sözleşmedeki gizlilik şartı gibi) veya genel hükümlerden kaynaklanan, mutlak surette açıklamama yükümlülüğü altında olduğu ya da ilgilisinin iradesi dışında açıklayamayacağı bilgiler, teknik konulardaki araştırma-geliştirme ve keşiflerle ilgili veya bilgiler;

müşteri çevresi, şirketin bazı iş ve işlemleri ile bilgiler bunlara örnek olarak gösterilebilir ----Madde gerekçesinde şirket menfaatlerinin zarara uğraması ise “şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs.’ nin kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı” olarak tanımlanmıştır.

Bu genel açıklamalar çerçevesinde davacının dava konusu genel kurulda sormuş olduğu sorular incelendiğinde davacı taraf genel kurulda şirketin belirli iş ve işlemlerine ilişkin somut ve belirli bir soru sormayıp, şirketin yapmış olduğu tüm sözleşmeler de dahil olmak üzere hemen hemen şirketin hukuki, mali, finansal tüm işleri ve durumu hakkında bilgi talep etmektedir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, due diligence işlemine benzer sonuç elde etmek için bilgi alma hakkının kullanılması bilgi ve inceleme alma hakkının kapsamının çok ötesinde olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde kabul edilmektedir.

Şirket sırrına ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca şirketin tüm bu işleri arasında şirket sırrı niteliğinde bulunanların da olduğunun değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize aittir.Yine yukarıda açıklandığı üzere, pay sahibinin bilgi alma hakkını kullanmasındaki amaç pay sahibini “yeterli derecede” aydınlatılması ve genel kurulda haklarını “bilinçli şekilde kullanmasını” sağlamaktır.

Bunun yanı sıra pay sahibinin, talep ettiği bilgiyi almasında korunmaya değer güncel bir menfaatinin bulunmalıdır. Bu yönde korunmaya değer bir menfaatin bulunmaması durumunda bilgi alma talebi hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. Bu gibi bir durumda teşkil ettiği durumlarda bilgi vermekten kaçınılması haklı kabul edilmektedir.

Davacının şirket işlerinin ve ilişkilerinin neredeyse tamamına yakın ilişkin bilgi talebinde bulunmasında korunmaya değer menfaatinin bulunduğu konusundaki ispat yükünün davacıda olduğu Sayın Mahkemenizin takdirindedir.Davacı tarafın sahip olduğu şirketin faaliyet alanıyla davalı şirket faaliyet alanlarının önemli noktalar da örtüştüğü de dikkate alındığında şirketin iş ve ilişkilerine, finansal durumuna, ödemelerine, borçlarına ilişkin,

ileriye dönük planlamalarına vs. yönelik neredeyse tüm bilgilerin davacıyla paylaşılması halinde TTK m. 437/3 uyarınca şirketin menfaatlerinin zarara uğraması tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı hususunun takdiri Sayın Mahkemenize aittir.Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar ve görevlendirme kararı çerçevesinde, davacının talep ettiği bilgilerin verilmesi halinde davalı şirketinin menfaatlerinin zarara uğrama tehlikesiyle karşılaşacağı hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu,

kanaatine ulaşılmıştır." görüşlerine yer verilmiştir.Dosyada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile davacının ortağı olduğu davalı şirketin genel kurul toplantısında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak için talepte bulunduğu talebinin reddedilmesi ile de mahkememizdeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

Davacının bilgi alma ve inceleme talebine konu ettiği hususların şirketin belirli iş ve işlemlerine ilişkin somut ve belirli konular olmayıp şirketin yapmış olduğu tüm sözleşmeler de dahil olmak üzere hemen hemen şirketin hukuki, mali, finansal tüm işleri ve durumu hakkında bilgi ve inceleme talep ettiği bilirkişilerce belirlenmiştir.

Yine somutlaştırma yapılmadan talep edilen bilgilerin davacı ile paylaşılmasının TTK m. 437/3 uyarınca şirketin menfaatlerinin zarara uğraması tehlikesini de beraberinde getirebileceği, şirket sırlarının açığa çıkmasına da neden olabileceği de raporda belirlenmiş olup ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanırken genel ve soyut nitelikte taleplerini ileri süremeyeceği, bilgi alma ve inceleme hakkının somutlaştırılmış olarak ortaya konulması , hangi işlere dair bilgi istendiğinin bildirilmesi gerektiği ancak davacının bu hakkını kullanırken somutlaştırma yapmadan şirketin güncel malvarlığı, alacak ve borçları, mali yükümlülükleri----,

şirketin müşteri, bayi, temsilcileri, danışanları ile yaptığı sözleşmeler ve bu sözleşmeler kapsamında gerçekleştirilen işler, gibi şirketin tüm işleyişi hakkında talepte bulunduğu anlaşıldığından davacının belirttiği hususlarda bilgi alma ve inceleme talebi reddedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının bilgi alma ve inceleme talebinin REDDİNE,

2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına

4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, kesin olarak verilen karar davacı ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/709, K. 2025/361, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2023/709
  4. Karar No: 2025/361
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 09/10/2023
  7. Karar Tarihi: 14/05/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/709
Karar No
2025/361
Tarih
14 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/709 K.2025/950
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/710 K.2025/551
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/710 K.2025/341
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/710 K.2025/413
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/711 K.2025/345
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/711 K.2025/324

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.