KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/712
- Karar No
- 2024/1042
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/712 Esas
KARAR NO:2024/1042
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı yanın bir takım ürünleri analiz için müvekkili şirkete gönderdiğini, ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizlerinin yapılarak sonuçlarının davalı şirkete bildirildiğini, söz konusu analiz hizmetine istinaden faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından toplamda 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 887.154,00 TL'nin ise ödenmediğini, bu kapsamda söz konusu alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına,
%20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davacının alacak talebine ilişkin zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısı ile savunma haklarının kısıtlandığını, davacı tarafın yükümlendiği ürün analiz hizmetini ayıplı şekilde yerine getirdiğini, işbu durumun hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen mezkur eksiklerin davacı tarafından giderilmediğini, bu nedenle davacı yanın alacak talebinin haksız olduğunu ve alacak iddiasının hiçbir değerlendirmede likit olmadığını beyan ederek,
açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.---- sayılı dosyası ------ üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı aleyhinde cari hesap alacağından kaynaklı 887.154,00 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu, icra takibinin durdurulduğuna ilişkin kararın takip alacaklısına tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış, davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmeyerek mahkememizce itibar olunmamıştır.
Uyuşmazlık konusuna ilişkin dayanak kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Mali Müşavir bilirkişisinin 01.10.2024 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin davalı şirketten, takip/dava tarihi itibarıyla faturalara dayalı ---- kaynaklanan ve talebi gibi 887.145,00 TL asıl alacak bakiyesinin mevcut olduğu, takdirin mahkemede olduğunu bildirir rapor sunduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafa ait gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analiz işine ait davacı tarafça yapılan iş karşılığı kesilen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibe yapılan itirazın iptali talebidir.
Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde, davaya konu---- sayılı takip dosyasına konu edilen alacak yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Somut olayda; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre; davalı yana tanzim edilen faturalar toplamının 1.437.154,00 TL tutarında olduğu, davacı şirketin, davalı şirketten takip/dava tarihi itibarıyla, faturalara dayalı açık C/H bakiyesinden kaynaklı 887.154,00 TL alacak bakiyesinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafa;
ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş, ancak davalı tarafın inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerin de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığının kabulünün gerekeceği,
her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın ürün analiz hizmetini ayıplı şekilde yerine getirdiğini iddia olunmuş ise de; davalının savunmasında belirttiği ve ayıplı olduğu iddia olunan analiz sonuçlarına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir iade faturasına ve davacıya ihbar yapıldığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığından davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tutarı 887.154,00 TL alacak miktarını takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte talep edebileceği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş,
bakiye alacak miktarı yönünden uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/712, K. 2024/1042, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama