KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2024/658
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
1.383 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/869 Esas
KARAR NO:2024/658
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 05/12/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Davacının ------ tarihinde, her türlü ------ toptan ticaretini yapmak amacıyla kurmuş olup ------davalı----- şirkete ortak olmuş olup, ----- temsile yetkilinin Müvekkili ----- olduğunu, ortaklardan------- ortaklıktan çıkmak istediğini iletmiş, Bunun üzerine davalı ------ hissesinin karşılığı ve karı ile diğer diğer tüm hak ve alacakları karşılığında Müvekkilinden 1.112.000,00 TL bedel talep etmiş, Müvekkili bu talebi kabul etmiş ve davalıya ödemeyi banka yolu ile yapmış ve devir işlemleri için notere davet etmiş,
Ancak davalı haklarını almış olmasına rağmen hisselerini müvekkile devretmemiş olduğunu, davalı bu hal ve davranışları ile ortaklık hukukunu sui yal eden davranışları ile Müvekkili yönünden ortaklığı çekilmez bir hale getirmiş ve ortaklıktan çıkarılması talebini doğuran haklı sebepler oluşmuş olduğunu, davalı, şirket içinde çıkardığı huzursuzluk ve kavga ortamı ile şirketi çalışamaz hale getirip hissesi karşılığını almış olmasına rağmen hissesini devretmeyerek şirketin işleyişini zora sokmakta, davalı hissesinin tüm karşılığını almış olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak hissesini devretmemiş,
bunun üzerine müvekkil kendisi ile görüşmeye gittiğinde gerçek dışı beyanlar ile müvekkili hakkında şikayette bulunmuş olduğunu, davalı -----------geçen şikayetinde şirket hisselerini devredeceğini kabul etmiş, İşbu ifadede davalı -------- hisselerini satın almak istediğini, buna karşılık olarak da şirketin kendisine olan borcu ile şirket karının yarısının ödenmesi karşılığında hissesini devredeceğini” beyan etmiş,
Tıpkı davalının beyan ettiği gibi müvekkili tarafından tüm bu ödemeler yapılmış olmasına rağmen davalı----------- kazancı için kendisine ödeme yapılmadığı gerekçesi ile devir işlemleri için notere gitmediğini de kabul etmiş olduğunu, ancak İlgili ticari defterler incelendiğinde davalının hissesinin karşılığını ve şirketin elde edilen kazançtan da payına düşeni aldığının tespit edileceğini, ----------devrini gerçekleştirmediği için ortaklığa zarar vermiş ve vermeye devam etmekte olup ortaklığın varlığı çekilmez ve sürdürülemez bir hal almış olduğunu, davalının hukuka ve şirket menfaatine aykırı eylemleri göz önünde bulundurulduğunda,
şirkete olan bağlılığını kaybettiği ve şahsi menfaatini kuvvetlendirmek amacıyla iş ve işlemlerine devam edeceği ortada olduğunu, taraflar arasında devam etmekte olan uyuşmazlık ve davalının da şirketten ayrılmak istemesi ortaklığın devamını imkansız hale getirmekte olup, TKK 531.
Maddesi uyarınca, davalının şirket menfaati aleyhinde, hukuka ve şirket esas sözleşmesine aykırı gerçekleştirdiği iş ve işlemler göz önüne alındığında haklı sebep şartının oluştuğunun görülmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; - Duruma uygun düşen ve kabul edilebilir çözüm olarak hisse bedeli ve kazançları davalıya ödenmiş olduğundan-------- ortaklıktan çıkartılarak paylarının Müvekkiline devrine karar verilmesine, Yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin aleyhinde tedbir talebinde bulunulan üzerinde bırakılmasına Karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davaya konu edilen ----------- parasıyla kurulmuş, Müvekkili, uzun yıllardır tanıdığı ve kardeşi gibi gördüğü davacıya güvenerek şirket kurmuş, işbu şirket ------ şirket ortağı olarak borç dahi vermiş olup, Bu konunun doğruluğu dilekçe ekinde sunulan banka dekontları ile şirket defterleri ve hesaplarının incelendiği bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, ---- kısa bir süre içinde hızla büyümesi ve ciddi kar elde etmesi sonucunda şirket müdürü------hal ve tutumları değişmiş ve müvekkiline şirket hakkında yalan yanlış bilgiler vermeye başlamış, Müvekkilinin,
------- vitamin sattığı eczanelerden ve mümessillik yapan tanıdıkları tarafından "faturasız ilaç satıldığı, eczanelerden tahsil edilen paraların şirkete sokulmadığı, ruhsatsız ilaç satıldığı" bilgilendirilmiş ve ----- nezdinde ------- temsil yetkisinin kaldırılması ve şirkete verdiği zararın tazmini talebiyle" dava ikame etmiş olduğunu, davacı tarafın davaya konu şirketten mal kaçırdığı,
faturasız ilaç sattığı, ruhsatsız ilaç satarak şirketin geleceğini tehlikeye attığı------- dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu ile sabit olup avrıca iş bu raporda davacı tarafından müvekkiline gönderilen paranın devir bedeli değil müvekkilinin şirkete vermiş olduğu borcun iadesi olduğu tespit edilmiş olup, Davacının huzurdaki davayı açmaktaki amacı kendisi aleyhine işleyen süreci uzatmak olduğunu, davacı taraf, müvekkilinin hisse bedeli ve tüm alacakları ödenmiş olmasına rağmen şirket hisselerini devretmediğini, müvekkiline devir bedeli ödendiğini buna rağmen devir işlemine yanaşmadığını,
şirkette hiçbir alacağının bulunmadığını iddia etmekte olup, Davacının iş bu iddiası gerçek dışı olup sayın mahkemeyi aldatmaya yönelik olduğunu, müvekkili ---------- tarihinde şirkete ait yevmiye defterine "borç kaydı" yapılarak hesaptan düşülmüş, Görüldüğü üzere müvekkili tarafından şirkete verilen borç müvekkiline iade edilmiş, İş bu durum --------- nezdinde şirket defterleri banka hesap hareketlerinin bilirkişi heyetince incelenmesi sonucunda "gönderiler paranın hisse devir bedeli değil şirketin müvekkile olan borcunun iadesi olduğu" tespit edilmiş olduğunu,
belirtilen işlemler müvekkiline ait banka hesabı ile ----- ait şirket hesabı arasında gerçekleştirilen işlemler olup, Müvekkili tarafından---- gönderilen paralar banka dekontları ile sabit olduğunu, ------------şirket hesabından iade edilen para da banka dekontu ile sabit olup davacının, şirket hesabından müvekkiline (müvekkilin şirkete borç olarak verdiği parayı iade ederek ) para göndererek müvekkiline ait hisseyi satın aldığını iddia etmesi akıl ve mantık dışı olduğunu, Şirkete ait hesaptan şirket ortağına para gönderilerek şirkete ait hisse alınmasının kural olarak mümkün olmadığını, davacı taraf,
müvekkilinin şirket içinde huzursuzluk ve kavga ortamı yarattığını, şirketi çalışamaz hale getirdiğini, hisse bedeli ödenmiş olmasına rağmen hisse devri yapmayarak şirketin işleyişini zorlaştırdığını iddia etmekte olup, Davacının bu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olmakla beraber aynı zamanda da gülünç olduğunu, davacı taraf şirketi temsile yetkili müdür olup, Şirkete ilişkin tüm işlemleri (usulsüz işlemlerde dahil) kendisi yapmakta olduğunu,
Davacı tarafın şirket stoklarındaki ilaçları faturasız ve elden şekilde satarak şirketi zarara uğratması ve şirketin satış izni olmayan (ruhsatsız) ilaç satması sonucunda davacı aleyhine ------------- nezdinde "temsil yetkinin kaldırılması,
şirkete kayyım atanması ve şirkete verdiği zararın tazmini" dava açılmış olup, Görüldüğü üzere müvekkilinin şirket dışında ve şirkete sokulmamakta, şirketin işleyişi hakkında kendisine bilgi verilmemekte olduğunu, Şirkette olmayan müvekkilinin nasıl huzursuzluk ve kavga ortamı yaratabileceğini, davacı taraf, müvekkilinin hisse devrini gerçekleştirmediği için ortaklığa zarar verdiğini ve zarar vermeye devam etmekte olduğu, ortaklığın çekilemez ve sürdürülemez hale geldiğini, müvekkili ------ şirketi şahsi çıkarları için kullandığını iddia etmekte olduğunu, davacının Türk Ticaret Kanunun 245/2.
Maddesi uyarınca huzurdaki davayı açmaya hakkı bulunmamakta olduğunu beyanla, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talan etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak mali müşavir ve ticaret hukuk uzmanı bilirkişiler 08/07/2024 tarihli raporlarında özetle; yapılan tespit ve değerlendirilmeler sonucunda, ---- davalı şirket --------- yapılan ödemenin, hisse devir bedeli olarak değil davalının şirketten ortaklar hesabında mevcut olan alacağının dava dışı şirketin ticari mevduat hesabından davalıya geri ödenmesinden ibaret olduğu şirket kayıtlarından anlaşılmakta olup, bizzat davacı tarafından “Hisse Bedeli” olarak davalıya yapılmış herhangi bir ödemenin mevcut olmadığını beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup tarafların rapora karşı ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE: Huzurdaki davanın limited şirket ortağının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkartılması istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf her ne kadar davalı şirket ortağının şirketi zarara uğratacak eylemlerde bulunduğunu, ortaklar arasında sadakat duygusuna zarar verildiğini, ortaklığın çekilmez hal aldığını,davalı---------- karşılığı ve karı ile diğer tüm hak ve alacakları karşılığında 1.112,000,00 TL bedel talep ettiğini ve bu bedelin ödendiğini iddia etmiş ise de mahkememizce yapılan inceleme neticesinde ticari defterlerin de incelendiği,
dosyada yer alan belgelerden davalı------- tarafından ortağı olduğu dava dışı ------ tarihleri arasında Muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere toplamda 1.090.570 TL havale yapılmış olduğu ve dava dışı şirketin davalı------------ tarihinde ---- havale/eft yapıldığı ve bu ödemenin şirket defterine ----- yevmiye maddesinde ----- ortaklara borçlar hesabına borç kaydı yapılarak ödemenin ortaklar hesabındaki mevcut alacağından düşüldüğünün tespit edildiği buna göre--------- tarihinde yapılan ödemenin hisse devir bedeli değil davalının şirketten ortaklar hesabında mevcut olan alacağının davalıya geri ödenmesinden ibaret olduğu,
bizzat davacı tarafından hisse bedeli olarak davalıya yapılan bir ödemenin bulunmadığı ve diğer iddialarının da ispata muhtaç olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/869, K. 2024/658, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama