KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/320
- Karar No
- 2024/740
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/320 Esas
KARAR NO:2024/740
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/05/2024
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ---- idaresindeki --- seyir halindeyken ----- dönüşü yaparak geri gitmek istediği esnada aracının sağ yan kısımlarına, ---------------- istikametinden gelerek -----istikametine seyir halinde olan sürücü --- idaresindeki---- plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
---- tarihli Kaza Tespit Tutanağında da tespit edildiği üzere ---- sayılı kasko poliçesi ile---- sorumluluğu altında bulunan ---- plakalı araç sürücüsü --------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67-b kuralını ihlal ettiğinden ASLİ ve TAM kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin soruşturma aşamasında kazanın aydınlatılması için gereken bilgilerin toplanmasının ardından tanzim edilmiş olan ----kusur raporunda da tespit edildiği üzere, dava dışı sürücü -------- kazanın meydana gelmesindeki tek kusurlu kişi olduğunu, kusurun alelade bir ihlal değil, ''idaresindeki kamyonet seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi,
seyir müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bunları yapmadığı, U dönüşü yapmak amacıyla, kontrolsüzce ve dikkatsizce sola dönüşe geçerek karşı istikametten gelmekte olan motosiklet sürücüsünün hareket alanını ani şekilde kapattığı anlaşılmış meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülükleri'' kurallarını çiğnediğini,
22.03.2023 tarih kaza tespit tutanağından ve CD çözümleme tutanağı göz önünde bulundurularak tanzim edilen kusur raporundan anlaşılacağı üzere dava dışı sürücü -----sebebiyet verdiği kazada birden fazla trafik kuralını ihlal ettiğini ve açıkça insanların canını hiçe saydığını,----- davaya konu kaza nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, --- plakalı araç kaza tarihi itibari ile -----. nezdinde düzenlenen----- olduğunu, söz konusu kasko poliçesinde ---- klozu mevcut olup -----sorumluluğu kapsamında olduğunu,
müvekkilinin uğramış olduğu manevi tazminatlarının hesaplanarak taraflarına ödenmesi talepli başvurularının -----tarihinde davalı şirkete mail yoluyla gönderildiğini, taraflarına dönüş yapılmadığını, bu sebeple ---------başvuru yaptıklarını, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, taraflarınca talep edilen tutarın müvekkilinin olay sonrası hissettiği acıları ne dindirebileceğini ne de hafifletebileceğini, manevi tazminat talebinde amaç çekilen acıları bir nebze olsa dindirmek, meydana gelen ölüm sonucunda kırılan yaşam arzusunu tazelemek, yaşama yeniden bağlanmak ile ruhsal dengeyi sağlamak olduğunu,
müteveffa ------------- eşi olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde 24 yaşında genç bir kadın olduğu göz önünde bulundurulduğunda manevi açıdan daha çok etkileneceğinin açık olduğu, müvekkilinin gerek kaybettiği eşi gerek daha sonrasında manevi olarak büyük acılar yaşadığını, müvekkilinin eşinin dikkatsiz bir sürücü tarafından hayattan koparılmasının kabul edilebilir bir acı olmadığını, talep ettikleri tazminat miktarının kimseyi zengin etme ihtimalinin bulunmadığını, yaşadıkları acı ve üzüntüyü bir nebze de olsa giderici bir etkisinin dahi olmadığını, kusurun --- plakalı araç sürücüsü ---------- olması nedeniyle manevi tazminatın caydırıcı,
telafi edici, önleyici işlevinin olmasından ötürü, müvekkilinin yaşadığı acı, elem ve kederin bir nebze olsun hafifletilebilmesi için müvekkilinin manevi zararlarına karşılık gelmek üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini, müvekkilinin maddi açıdan büyük sıkıntılar yaşadığını, eşinin ölümünün ardandan hayattan kopmuş olduğunu, çalışmaya dahi gücü bulunmadığını, üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığının bulunmadığını, geçimini zar zor sürdürdüğünü, dava masraflarını karşılayabilecek ekonomik durumlarının mevcut olmadığını, bu nedenler adli yardım taleplerinin olduğunu,
bu nedenlerle adli yardım taleplerinin kabulünü, müvekkilinin ömür boyu yaşanacak manevi acısına karşılık 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin -----arasında sigortaladığını, poliçe teminat limiti 500.000-TL olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, dosyada başvurucuların Türk vatandaşı olmadığını, MÖHUK MD.
48/1 uyarınca hakemliğinizce başvurana teminat göstermek üzere süre verilmesini; verilen sürede teminat gösterilmemesi halinde başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun m. 97'de düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu,
kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini, müteveffanın nüfus kayıt örneği bulunmamakla beraber destekten yoksun kalma tazminatına başvuranların müteveffa ile aralarındaki yakınlık duru ve destek ölçüsünün tespiti açısından dosyaya sunulması gerektiğini, fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, itirazlaının baki kalmakla birlikte, kazazedenin arazları,
dosyada mübrez tutanaklar değerlendirildiğinde davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, işbu husus gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmasını, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığını, ----------- gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini, buna ek olarak olarak faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, yukarıda belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddettiklerini, fazlaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutmak kaydıyla;
müvekkili şirket hakkında açılan davacının dava şartı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirketin aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacı vekili 03/10/2024 tarihli dilekçesinde; 06.08.2024 tarihli sulh protokolü ile davalı ile sulh olunuğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyanla konusu kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda; davacı vekilinin beyanı dikkate alındığında; tarafların sulh olmaları nedeniyle dava konusuz kalmış olup, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin lehlerine yargılama gideri hükmedilmemesine ilişkin beyan dilekçesi dikkate alınarak; yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/320, K. 2024/740, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama