KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/414
- Karar No
- 2024/860
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/414 Esas
KARAR NO: 2024/860
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2024
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------ tarihinden bu yana------alanında hizmet veren bir firma olduğunu, müvekkilinin bu kapsamda, ---- tarihinde ---- imzalayarak, ilgili firma ile çalışmaya başladığını, müvekkilinin, ilgili işi ----plakalı aracı ile üstlenmiş, uyuşmazlığa konu ----- numaralı aracı satın almasının ardından da ilgili araç ile sözleşmeye konu işlerini sürdürmeye devam ettiğini, müvekkilinin, ---- tarihinde aracı ile seyir halindeyken, araç arızalanarak,
yolda kalmış ve çekici yardımıyla davalılardan -------- götürüldüğünü, yapılan incelemelerin ardından araçtaki arızanın kullanım veya kullanıcıyla alakalı bir arıza olmadığı ve garanti kapsamında bulunulduğu bildirildiğini, söz konusu arızaya ilişkin onarım, makul bir sürede yapılamayarak,
------- tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, olağandışı bir sürenin geçmiş olması sebebi ile müvekkilinin servis taşımacılığı noktasında ---- tarihinden bu yana anlaşması bulunan -------- tarihinde müvekkil ile arasındaki sözleşmeyi feshetmiş ve müvekkili ilgili firma tarafından kendisine düzenli olarak ödenen kazançlardan mahrum kalarak ve mesleği gereği sürekli araca ihtiyacı olmasına rağmen ikame araç da sağlanmadığından işleri ve ulaşım noktasında zorluklar yaşadığını belirterek,
müvekkilinin düzenli ticari kazanç sağladığı sözleşmenin davalıların kusuruyla feshedilmesi sebebiyle, sözleşmeden kaynaklanan ve mahrum kalınan kazancın hesaplanarak, temerrüt tarihi olan arabulucuk anlaşmama tarihinden (06.05.2024) itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, yönetmelik kapsamında on iş gününü aşan süre adına verilmeyen ikame araçtan sebep, araçtan yoksun kalma tazminatının hesaplanarak temerrüt tarihi olan arabulucuk anlaşmama tarihinden (06.05.2024) itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçın, 03.02.2024 tarihinde stop ettiği ve yolda kaldığı gerekçesiyle çekici ile müvekkili servise getirildiğini, araç arızanın yaşandığı tarihte garanti kapsamında olduğunu, garanti kapsamındaki araçlarda yapılacak tüm işlemlerin onayı yalnızca ithalatçı firma olan ------- tarafından verilmekte olduğunu, bayilerin bu hususta bir yetkisi ya da tasarrufu bulunmadığını, yapılan incelemede araçta bazı parça değişimlerinin gerekeceği anlaşıldığını, bunun üzerine ithalatçı tarafından parça tedariki süreci işletildiğini, davacının iddialarının muhatabı müvekkili şirket olmadığını,
ithalatçı firma olacağını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkilinin ikame araç tahsis etme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının maruz kaldığı feshin sonuçları müvekkiline yükletilemeyeceğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davacı zararını ispat edemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ---- Vekili ise cevap dilekçesinde;
dava dilekçesi ile iddia edilen tüm hususların dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın dava dilekçesi eki olarak gösterdiği belgelerin tebliğ edilmemiş olduğunu, davacı tarafın tacir olduğundan, huzurdaki uyuşmazlık hakkında TBK. ve TTK. hükümleri uygulama alanı bulacağını, davacı tarafın müvekkili şirketten mahrum kalınan zarar/kar talebinde bulunması, hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın ikame araç bedeline ilişkin tazminat istemine dair şartlar gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta ---------- işletme hesabına göre defter tuttuğu... " bildirilmiştir.
HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır.
Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır.
Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın incelenmesinde davalı----------- gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı, esnaf kaydının bulunduğu ve her yıl bakanlar kurulu tarafından belirlenen beyannamelere göre gelir vergisi az olduğu, ikinci sınıf işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davalının tacir olmadığı, HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle;
ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/414, K. 2024/860, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama