KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/857
- Karar No
- 2026/263
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/857 Esas
KARAR NO : 2026/263
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2025
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının maliki olduğu --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine --------- sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı -------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, SBM kayıtlarına göre kaza sonrası davacının %100 kusurlu olarak belirlendiğini, davalı şirket tarafından başvurulması üzerine davacının 20.12.2024 tarihinde 160.000,00-TL bedeli davalıya ödenmek zorunda kaldığını,--------- başvuru sayılı dosya kapsamında kusura yönelik belirlemenin hatalı olduğu belirtilerek davacının aracında oluşan hasar ve değer kayıplarının tazmini hususunda başvuruda bulunulduğunu,
yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının olayda kusurunun %75 olduğu ve davalı şirketin sigortaladığı --------- plakalı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğun belirlendiğini, davalı sigorta şirketine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda %25 kusur oranına isabet eden ve davacıdan haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan 40.000,00-TL bedelin davacıya ödenmesinin sağlanması için başvurulmuş ancak davacıya ödeme yapılmadığını, davacının 08.08.2024 tarihli kazada davacının kusurunun olmadığını, bu hali ile davalı şirketçe hukuken korunabilir herhangi bir gerekçe olmaksızın aktifinde zenginleşme gerçekleştiğini,
davayı açmadan önce arabulucuya başvurulmuşsa da sonuç alınamadığını, 08.08.2024 tarihli kaza sonrası davalı şirketçe davacıdan fuzulen tahsil edilen tazminat için şimdilik 100,00-TL bedelin kısmi alacak olarak poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusunun husus taraf olunmayan bir yargılama kapsamında alınan kusur raporu kapsamında davacı tarafın iade talebi olduğunu, taraf olunmayan bir dosyada alınan raporun kabulü savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet vereceğinden işbu raporun esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, davalının kasko sigortacısı sıfatıyla sigortalısına tazminat ödemesi yapmış ve ödediği bedel oranında sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının rücu hakkı, yalnızca bu halefiyetten kaynaklanmakta olup, olayın asli tarafı ve fiili sorumlusu davalının sigortalısı olduğunu,
davacının tahkim dosyasında belirlenen kusur oranına dayanarak bir fark veya iade talebinde bulunuyorsa, bu talebini davalı şirkete değil, davalı şirketin sigortalısına yöneltmesi gerektiğini, sigortalısının haklarına halef olmuş olup, talep konusu zamanaşımına uğramış olup reddi gerektiğini, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacak olmadığını, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak davalının aleyhine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmili ile davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile tazminat davasıdır.Somut uyuşmazlıkta davacıya ait --------- plakalı HUSUSİ araç ile davalı sigorta şirketine --------- sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ---------- plakalı HUSUSİ araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, kaza sonrasında davalı sigorta şirketi dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı davacıya rücu etmiştir.
Davacı kendisine rücu edilen miktarın hatalı olduğu ve fazla ödeme yaptığı iddiası ile Mahkememizde işbu tazminat davasını açmıştır. Davacının maliki olduğu --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı --------- plakalı aracın hususi araç olduğu, davacının dosya kapsamında yer alan belgelere göre gerçek kişi olduğu tacir olmadığı, dava konusunun mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı gerçek kişi ile davalı şirketin halef olduğu sigortalısı arasındaki ilişki haksız fiile dayalı olup, az yukarıda yapılan açıklamalar gereğince dava nispi yada mutlak ticari davada olmadığından ve bu durumda görevli mahkeme genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi ASLİYE HUKUK Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine,
3-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/857, K. 2026/263, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama