KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1381
- Karar No
- 2018/640
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
Karar Metni
1.348 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2016/1381 Esas
KARAR NO : 2018/640
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29/05/2018
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 23/12/2016 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .....' ye satıp teslim ettiğini, davalının davaya konu borcu ihtarname ve icra takibine rağmen ödemediğini, davacı şirket yetkilisi .... tarafından davalı şirket yetkilisi...........
03/08/2015 tarihinde borcun ödenmesi için mail gönderildiğini, davalının borcun kabul edildiğini içerir mail ile cevap verdiğini ve kendisinn komisyon alacağı olduğunu belirterek haksız kazan elde etmeye çalıştığını, müvekkilin borçlu şirket yetkilisi ile komisyon sözleşmesi bulunmadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde İstanbul anadolu .........
İcra Müdürlüğünün 2016/2581 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borcun bulunmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13/12/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın şirketler arasındaki ticari ilişkiyi reddeden , şirketlerinin takip konusu fatura ile hiçbir bağlantıları olmadığına dair beyanlarının gerçek dışı ve kötüniyetli niyetli olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili 29/05/2018 tarihli karar celsesindeki beyanında; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 25/01/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davaya konu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu,.............. ün yıllardır mermer piyasasında yurtiçi ve yurtdışı merme arayanlara mermer bulan ve komisyon alan biri olduğnu mailde yer alan ................ ' lik işi yazılacağı zannı ile ............ tarafından 15.497,00 USD' den bahdesilmiş alacaklı olduğeunn cevabaen bildirilimşi olduğnun göründüğünü, mailde bahsi geçen malı kesinlikle müvekkkile teslim edilmediğini, müvekkil ile böyle bir ticaret yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 16/03/2017 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete borcunu doğuracak herhangi bir sözleşme ve mal teslimi söz konusu olmadığını, davacının mailleştiği kişi olan .........n de bu davada şirketi bağlayıcı herhangi bir sözleşmesi veya borç doğuran işlemi de söz konu olmadığını, .......... davalı müvekkili şirkette ortaklığı olmuş diye ömrü boyunca yapmış olduğu ve yapacağı işlerden müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacı tarafından davalıya ürün satılıp satılmadığı, satılmış ise bedelinin ödenip ödenmediği, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/1,2. Maddesindeki "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER
Celp ve tetkik edilen İstanbul Anadolu........ İcra Müdürlüğü'nün 2016/2581 Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 05/02/2016 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında takip başlatıldığı, davalı takip borçlusunun ödeme emrine karşı borca ve ferilerine itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince dosyaya sunulan 30/10/2015 tarihli fatura incelendiğinde, davalıya yönelik olarak .... bedelli düzenlendiği ve açık fatura niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, inceleme gününde Mahkememize ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi 26/01/2018 havale tarihli raporunda özetle; taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafından davalı adına düzenlemiş bulunduğu 30/10/2015 tarih.......... numaralı...........cm plaka mermer ve ...... cm plaka mermer açıklamalı ........ tutarlı faturaya dayandığı, söz konusu fatura içeriği malların davalı tarafından teslim alınmadığının savunulduğu, davacı tarafından fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini gösteren somut bir sevk irsaliyesi veya bir belge dosyaya sunulmamış olduğu,
davacı ticari defter kayıtlarına göre, davacının icra takibi olan 09/02/2016 tarihi itibariyle davalıdan ......... karşılığı 70.002,91 TL alacaklı durumda bulunduğu, mahkemenin verdiği yetkiye dayanarak davalı vekili Av. ... ile telefonda müvekkilinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması hususunda 30/01/2018 günü saat 17:30 civarında görüşüldüğü, inceleme için müvekkilinin muhasebecisinin aramasının sağlanacağının beyan edildiği, raporun düzenlemiş bulunulduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde tarafıma dönüş yapılmadığı, bu durumda davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı,
davacı vekili tarafından davalı adına keşide edilmiş 12/11/2015 tarih ve.... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalının çalışanı olan.........a 29/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, tebliğ tarihinin gerek icra takip tarihinden, gerekse dava tarihinden sonraki bir tarihi içerdiği dikkate alındığında işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarının dosyaya sunulduğu, rapor etmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi 24/04/2018 havale tarihli ek raporunda özetle; taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafından davalı adına düzenlemiş bulunduğu 30/10/2015 tarih ...... numaralı........ cm plaka mermer ve ......... cm plaka mermer açıklamalı ..... tutarlı faturaya dayandığı, söz konusu fatura içeriği malların davalı tarafından teslim alınmadığının savunulduğu, davacı tarafından fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini gösteren somut bir sevk irsaliyesi veya bir belge dosyaya sunulmamış olduğu,
davacı ticari defter kayıtlarına göre, davacının icra takibi olan 09/02/2016 tarihi itibariyle davalıdan ........... karşılığı 70.002,91 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre, davalı ile davacı arasındaki bir borç ilişkisinin varlığını gösterecek herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, davacı vekili tarafından davalı adına keşide edilmiş 12/11/2015 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalının çalışanı olan.........a 29/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davacının talep edebileceği işlemiş faiz tutarının ...... olarak hesaplandığı,
taraflar arasındaki mail yazışmalarının dosyaya sunulduğunu rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, ticaret sicil kayıtları, takip dosyası, fatura, mail, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı,
taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davalının ticari defterlerine göre takibe konu faturanın kayıtlı olmadığı, faturaya konulanların davalıya teslim edildiğini gösteren herhangi bir kaydının olmadığı, davacının kendi ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibari ile davalı taraftan ........... karşılığı 70.002,91 TL alacağının bulunduğu,
ancak davacı tarafa takibe konu fatura içeriği malları davalıya teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyesi veya başkaca herhangi bir belge dosya sunulup sunulmadığı, davacı taraf davalı şirketin kurucu ortağı ve münferiden temsilen yetkili olduğunu beyan ettiği .......... ile yapılan mail yazışmaları ile fatura konusu ürünlerin teslim edildiğinin sabit olduğunu iddia etmiş ise de bahsi geçen mail yazışmalarında takibe konu faturaya ilişkin herhangi bir atıf olmadığı gibi fatura tutarı ile mailde bahsi geçen tutarında uyumlu olmadığı ayrıca yapılan yazışmaların ................" adresinden yapıldığı,
bu adresin davalı şirket kurumsal hesabı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir ispat bulunmadığı, mail yazışmaların yapıldığı .........' ün davalı şirket ortağı olmasının tek başına davalı şirket adına hareket edildiğini ispat yükünü yer değiştirmesi için yeterli olmadığı, davacının fatura konusu emtiayı davalı şirkete teslim ettiğini ispatla mükellef olduğunu, ancak teslim olgusunu ispata yarayan dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı,
bu haliyle davanın ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1381, K. 2018/640, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama