KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/513
- Karar No
- 2024/48
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/513 Esas
KARAR NO: 2024/48
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2020
KARAR TARİHİ: 11/01/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 06/11/2020 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkil adına, davalı aleyhine------- sayılı dosyası üzerinden yapılan ilamsız takibe, borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkil şirketin, davalı şirketten 2019 yılında -------- seyahatinin organizasyonu hizmetlerinin temini için anlaşıldığını, ancak müvekkil şirketin istenilen hizmetlerin ücretlerini yatırmış olmasına rağmen davalı şirketten yalnızca 15 adet ------- vizesi ve kısmi otel konaklama hizmeti aldığını, müvekkil şirket tarafından vize ücreti, yurtiçi hizmet, uçak biletleri,
otel konaklama hizmetleri için 12/12/2019 tarihinde 1.100 $, 12/12/2019 tarihinde 2.925 $, 17/12/2019 tarihinde 1.900 $, 18/12/2019 tarihinde 1.300$ ve 19/12/2019 tarihinde 370 $ toplamda 7.595 $ davalı şirketin hesabına yatırdığını, davalı şirketin ise sadece 3.375 $ değerinde 15 Adet ------- hizmeti ve 160 $ değerinde kısmi otel konaklama hizmeti verdiğini,
dolayısıyla müvekkil şirket tarafından yukarıda belirtilen hizmetlerin alınması için davalı şirkete toplam 7.595 $ ödeme yapılmış olmasına rağmen davalı şirket yalnızca 3.375 $ değerinde 15 Adet umre vize hizmeti ve 160 $ değerinde kısmi otel konaklama hizmeti toplamda 3.535 $ karşılığında hizmet verdiğini, davalı şirket tarafından yukarıda belirtilen hizmetler dışında başkaca bir hizmet alınamadığını, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerden( 7.595 $), davalı şirketten alınan hizmetler (3.535 $) mahsup edildiği takdirde 4.060 $ değerinde hizmetin davalı şirketçe karşılanmadığının aşikar olduğunu,
ayrıca işbu davaya konu olan icra takibinde belirtilen tutara dahil olmayan ayrı transfer bedelleri olan 2.100 $ 'da elden davalı şirkete ödendiğini ancak söz konusu bu hizmette davalı şirket tarafından ifa edilmediğini, müvekkil şirket tarafından verilen para karşılığında alınmayan hizmetlerin bedelleri davalı şirketten defalarca talep edilmiş fakat olumlu bir yanıt alınamadığını, bunun üzerine -------- sayılı dosyası üzerinden 26/02/2020 tarihinde davalı şirkete ilamsız takip başlatılmış ancak davalı tarafça yetki itirazında bulunulması nedeni ile söz konusu takibe --------- sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini,
davalı tarafın ise söz konusu bu takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin, dava konusu alacağı (tarafların tacir olması ve ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık olması nedeni ile) ticari temerrüt faizi ile birlikte ödemeye mahkum edilmesini, İİK 67. Maddede belirtilen haksız ve kötü niyetli itiraz şartlarının mevcut olması sebebi ile alacağın %20 'ından aşağı olmamak kaydı ile İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, borçlunun itirazının iptaline, yargılama gideri, harç masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 01/04/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: -------- Başkanlığının 2019 yılından itibaren uygulamaya koyduğu vize sisteminin, müvekkili davalı firmalar gibi yetkili firmaların götüreceği umreciler için kesin şartlar getirdiğini, umrecilerin bilgilerinin ve ücretlerinin , tüm transfer ücretinin girilmesi ve umrecilerin kalacağı otel ücretlerinin sisteme girilmesi olduğunu, bu üç işlemin sisteme girilmesinin vize alınması için kesin şart olduğunu, kesin şartlar oluşturulmuşken sadece vize için 3.255 USD ve otel için 160 USD ödediği iddiasının gerçek ile bağdaşmadığını,
davacı tarafın vize ücretini ve otel ödeme ücretlerinin düşük fiyattan gösterdiğini, vize şartı olan transfer ücretini ve müvekkili firma tarafından alınan 7 adet uçak biletinden hiç bahsetmediğini, müvekkili tarafından yapılan harcamaları fatura ve dekont olarak sunduklarını, davacı adına yapılan ödeme tutarının 7.787,08 USD olduğunu, yapılan 7.595 USD ödeme olduğunu, müvekkilinin 192,08 USD alacaklı olduğunu, bildirerek ,davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. -------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. Vergi dairesinden davacının 2019 yılına ilişkin BA kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, -------- kaydı, sevk irsaliyesi, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde.
Dava, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine -------- sayılı dosyasından 26.02.2020 tarihinde 4.060,00 USD toplam alacak miktarı üzerinden ilamsız takibe geçilmiş ve feri alacaklar, kısmı ödemeler BK m. 100 kapsamında talep edilmiştir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Türk Borçlar Kanunu'nun "Sözleşmelerin Şekli” başlıklı 12. maddesinin ilk fikrası “Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.” hükmünü havidir.
Buna göre bir sözleşmenin geçerliliği için kanunda şekil şartı öngörülmediği sürece, kural olarak, sözleşmelerin geçerliliği herhangi bir şekle tabi değildir.Somut olayda taraflar arasında umre ziyareti için davalı tarafından davacıya bir hizmetin verilmesine dair anlaşma sağlandığı görülmektedir.
Bu hususta taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanmamakta ise de davaya konu sözleşme tipi, kanunda şekle tabi tutulmadığı için TBK m.12 uyarınca bu sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.----------Nöbetçi ATM istinabe edilerek alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı --------- Emlak'ın, davacıyı muhatap alarak 09.03.2020 tarihli --------- nolu kdv dahil 44.433,15 TL tutarlı e-faturayı düzenlemiş olup, fatura açıklamasına göre davacıya;
vize, otel konaklama, transfer, uçak bileti alımı ve yurt içi hizmeti verildiğini, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, diğer yandan dosyaya davalı vekilince dava konusu hac ziyaretine ilişkin bir kısım harcama belgesi sunulmuş olup, davacı vekilince bu harcama belgelerine karşı bir beyanda bulunulmadığını, ancak harcamaların davacı------- için yapılmış olduğunun belli olmadığını, konunun uzmanı da olunmadığından, davalının düzenlediği faturadaki hizmetin davacıya verilip verilmediği ve birim fiyatların verilen hizmete uygun olup olmadığı,
harcama faturalarının ise davacı şirketle bir bağının olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapma imkanı olmadığını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti 10/10/2022 tarihli kök raporunda özetle; tarafların hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu kişiler, yapılan işler ve buna bağlı olarak gerçekleşen ödemelerle ilgili olarak sözleşme ilişkisi kapsamında mutlak bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, bu itibarla belirli bir kanaate ulaşılamamış olup bu hususta takdirin tamamen mahkemeye ait olduğu, 2.Mali değerlendirme sonucunda; davacı tarafa verildiği kabul edilen vize hizmetlerine ilişkin davalının alınan ödemelere karşılık gelen vize gider belgeleri hesaplamaları neticesinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak tespit edilemediğini beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti 04/04/2023 tarihli ek raporunda özetle; sözleşme ilişkisi kapsamında mutlak bir tespit ve değerlendirmenin yapılamadığını ve bu itibarla belirli bir kanaate ulaşılamadığını, bu hususta takdirin tamamen mahkemeye ait olduğunu, kök raporda yapmış oldukları gerek kayıtlar kapsamında gerekse -------- yazışmaları kapsamındaki hesaplamalarımızın detaylı bir şekilde ve kontrole mahal vaziyette olduğunu, davacının bildirdiği ödemeye göre de hesaplama yapıldığını;
------- yazışmalarına ilişkin tarafların bildirdikleri hususların yer aldığını, bu kapsamda varılan sonucu değiştirir yeni bir hesaplama yapılmasına mahal bir husus ileri sürülmediğini, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı ve mezkur görüşlerini muhafaza ettiklerini beyan ve rapor etmişlerdir.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bilirkişi heyet raporlarında davacının davalıdan talep edebileceği alacak tespit edilemediğini beyan ve rapor edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/513, K. 2024/48, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama