KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/19
- Karar No
- 2024/629
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/19 Esas
KARAR NO: 2024/629
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 06/01/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 06.01.2023 tarihli harçlandırılmış dava dilekçesinde özetle.
Tarafların öz kardeş olduğunu ve dava konusu şirkette % 50 oranında ortaklıkları bulunduklarını, müvekkilinin kendisine ait % 50 hissesinden, % 40’ını yargılanması sebebiyle yaşadığı endişe ile bedelsiz olarak devredeceğini, yargılama sonucunda ise hisselerinin iade edileceğini, bu çerçevede, --------Noterliği’nin 20.07.2016 tarihli,--------- sayılı Devir ve Temlik Sözleşmesi ile 400.000,00 TL bedeli hissenin davalıya devredildiğini, inançlı işlemle yapılan bu devir sebebi müvekkilinin davalıdan bir bedel almadığını,
tarafların inançlı işlem sebebiyle hisselerin iade edilmemesinden kaynaklanan husumet için de diğer akrabalarının ve muhasebecilerin huzurda toplanarak protokoller imzaladığını, ancak davalının halen anlaşmaya uymadığını, müvekkilini kuyumcuya sokmadığını, bu husus hakkında davalı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, davalının bu tutumu nedeni ile şirket muhasebe kayıtlarının eksik tutulduğunu, tüm şirketin kendisine aitmiş gibi davrandığını, müvekkilinin gelirine el koyduğunu, bu durumun müvekkili açısından artık katlanılmaz bir hal aldığını beyan ederek,
bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını ve şirketin feshi ile mevcut malvalıklarının paylaştırılmasına, şirkete tedbiren kayyum atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 13.02.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacının yargısal endişe ile hisseleri devrettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ticari defterler incelendiğinde, şirket hissesinin % 40’lık kısmının satın alınarak tescil edildiğinin görüleceğini, davacının belirttiği protokolde müvekkilinin taraf olmadığını ve hukuken bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya şiddet uygulamak sureti ile işyerine alınmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira davacının öz kardeşi olduğunu, müvekkilinin borsada 600.000,00 TL kaybettiği iddiasının hayali bir uydurma olduğunu, ticari defterler incelendiğinde, müvekkilinin, şirketten böyle bir para çekmediğinin anlaşılacağını,
şirketin mali ve kanuni usul ve esaslara uygun şekilde yönetildiğini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacı ile davalılardan ...ortağı oldukları diğer davalı şirketin dava dilekçesinde ayrıntılı yazılı nedenlerden dolayı fesih ve tasfiyesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı bu hususların uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. TTK 636/3 maddesinde; ‘haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.’ hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenlemede şirketin feshi için haklı nedenler açıkça belirtilmemiştir.
Ancak ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı haklı nedenler arasına sayılabileceği hususunda Yargıtayın muhtelif kararları mevcuttur.
Yine uygulamada haklı nedenlerle fesih davası açılabilesi için davacı ortağın haklı nedenlerin meydana çıkmasında kendisinin eylem ve işlemlerinin ve katkısının bulunmaması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz.
Yargıtay, muhtelif kararlarında bir ortağın haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesinin isteyebilmesi için en fazla eşit kusurlu olması gerektiğine hükmetmiştirSomut olayda davacının davalı ...tüm şirket karını kendi hesabına aldığı yönündeki iddiası mali veriler kapsamında ispat edilemediği, şirket kayıtlarında bu aktarımının mevcut olmadığı, şirketin kayıtlarındaki mali karının vergi beyannameleri ile uyumlu olduğu, bilirkişi tarafından şirketin son iki yıllık tüm detay muavin mizanları alınarak yerinde yapılan inceleme sonrasında inceleme tutanağı ile birlikte dosya içine alındığı,
davalı ... şirket kayıtlarına göre şahsi hesabına para aktarmadığı, davalı şirketin kayıtlarına göre davacı iddiaları kapsamında fesih ve tasfiye şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerine yeni bir heyetten rapor alınması yönünde ara karar kurulmuşsa da bilirkişi ücreti yatırılmamıştır.
Davalılar vekilince de duruşmada sulh olma ihtimali olmadığı beyan edilmekle ve dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan davacı vekiline beyanda bulunmak için süre verilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE
2-Harçlar Yasasına göre alınması gerekli olan 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince alınması gereken 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.03/07/2024
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/19, K. 2024/629, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama