KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/333
- Karar No
- 2024/1073
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/333 Esas
KARAR NO: 2024/1073
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 10/05/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
29.07.2022 tarihinde davalı --------- Şirketi'nin maliki olduğu, diğer davalı ----------Ş.'nin sigortalısı ----------- plakalı sayılı, araç müvekkile ait park halindeki ----------- plakalı araca çarparak olay yerini terk ettiğini, müvekkilin ---------- plakalı aracı ---------- İli ----------- İlçesi ---------- Mahallesi --------- Sokakta kurallara uygun olarak park halinde iken, ----------- plakalı araç tarafından direk devrilmesi ve direğin müvekkilin aracına çarpması ile müvekkile ait araçta ciddi hasar meydana geldiği gibi;
adı geçen araç kaza gerçekleşir gerçekleşmez kaza yerinden uzaklaştığını, meydana gelen olaydan dolayı müvekkil araç mahrumiyet bedeli ve araç değer kaybı bedeli tutarında zarara uğradığını, açıklanan ve mahkemenizce resen değerlendirilecek hususlarda dikkate alındığında;
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan müvekkilin aracında meydana gelen şimdilik, 10.0.00 TL değer kaybının ve davalı ---------- Şirketi'nden şimdilik 1.000 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----------- vekili Mahkememize sunduğu 18/05/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: dava konusu, kazada araç sürücüsü kaza yerine terk etmediğini, müvekkil şirkete ait araç seyir halinde iken, aracın yükünün direğe bağlı telefon teline takılması sonucu direğin devrilmesi ile kaza meydana geldiğini, sonrasında iddia edildiği gibi, müvekkil şirkete ait aracın şoförünün kesinlikle olay yerini terk etmesi söz konusu olmadığını, araç şoförü olaydan sonra polisini aradığını, ancak kazanın gerçekleşme saati gece olduğu için polisin olay yerine gelmediğini, şoförün gece saatleri olduğu ve korkup,
can güvenliğinden endişe ederek aracı müvekkil şirkete ait garaja çektiğini, daha sonra olay yerindeki insanlara telefon ve bilgiler verildiğini, araç sahibi veya polisin gelmesi halinde iletişim kurmalarının söylendiğini, ancak kimsenin geri dönüş yapmadığını, davacı taraf kusur yönünden dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, müvekkil şirketin kaza tarihinde maliki olduğu ------------ plakalı araç, diğer davalı ------------Ş tarafından KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK Sigorta Poliçesi mevcut olduğunu, bu olaya ilişkin,
diğer davalı ------------ davacıya ödeme yaptığını ve karşılığında rucüen taraflarına --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyasıyla haksız takip başlatılmış olup işbu dosyaya da taraflarınca itiraz edildiğini, davacının davasının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----------Ş. vekili Mahkememize sunduğu 05/06/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız fiile dayalı olarak özel hastane veya doktorlara açılacak malpraktis davalarında zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, sonuç olarak kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı geçtiğinden davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
kazaya karışan ------------ plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ---------- poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olup şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkilin 27.10.2022 tarihinde 11.531,78 TL araç hasarına ilişkin rücu ödemesi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin 19.04.2023 tarihinde 728,00 TL değer kaybına ilişkin ödeme gerçekleştirdiğini, başvurucu yanın ödemelerin yetersiz olduğunu belirtmesinin yersiz olduğunu,
müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddini, KDV'den sorumluluklarının bulunmaması sbebiyle davanın reddine, müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmilini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı tarafın ve davalı ----------- son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. ----------Ş.'den poliçe ve hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. -------- ----------- plakalı aracın hasar geçmişinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. --------- Noterler Birliği'nden -------- ve ---------- plakalı araçların tescil ve malik bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, 29/07/2022 tarihli trafik kazası sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin,
bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur.
Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir.
Nitekim, ----------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.Bu sebeplerle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi 19/12/2023 tarihli raporunda özetle; dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 29.07.2022 tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında; ----------- Plakalı araç sürücüsü: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz etti.
8/8 oranında % 100 kusurlu olduğunu, ----------- plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfı kabil kusuru bulunmadığını, 29.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza da dosya içeriğinde bulunan --------- tarafından sunulmuş hasar bilgilerinin ve trafik kazası tespit tutanağındaki verilerde,
----------- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapıldığını, ----------- plakalı, ----------- marka, ----------- tipi, ------------ model araçta oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı tutarı için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, değer kaybı bedeli 15.000,00 TL , kazanç kaybı bedeli 2.820,00 TL, hesaplanan bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığını, dosya içeriğine davalı sigorta firması tarafından sunulmuş, ------------ ödeme dekontu 728,00 TL tutarın mevcut olduğunu,
DEĞER KAYBI BAKİYE TUTAR= 15.000,00 TL - 728,00 TL=14.272,00 TL olarak hesap edildiğini, Hesap edilen Bakiye Değer kaybı 14.272,00 TL tutarından 1 ve 2 nolu (sigorta firmasının; araç başına 50.000,00 TL limit üzerinden ---------- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamında) davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olabileceğini, Değer Kaybı + Kazanç Kaybı Tutarı 14.272,00 TL + 2.820,00 TL = 17.092,00 TL tutardan 1 nolu ----------ŞTİ. davalı firmasının sorumlu olabileceğini beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti 26/07/2024 tarihli raporunda özetle; davalı şirkete sigortalı, diğer davalının maliki olduğu ----------- plakalı kamyonun gabari dışı yük yüklenmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, bilinmeyen kamyon sürücüsünün meydana gelen kazada tam, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ---------- model, ---------- marka, --------- model, 50.885 km deki kamyonette meydana gelen kazadan sonra bakiye değer kaybı 8.000,00 - 728,00 = 7.272,00 TL ve ikame araç bedeli 3.000,00 TL olarak belirlendiğini beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kırmaya elverişli kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/333, K. 2024/1073, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama