KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/626
- Karar No
- 2024/32
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/626 Esas
KARAR NO: 2024/32
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkilinin sigorta şirketine sigortalı olan -------- plaka numaralı araçta meydana gelen hasar Kasko Poliçesi gereğince ve alınan ekspertiz raporu gereğince hasar bedeli olan toplam 72.005.-TL davacı şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, Hasar bedeli kusur oranına göre, kusurlu aracın ZMMS sigortacısı ------- şirketine başvurulmuş, ------- şirketi tarafından sigorta teminat limitinde kalan bakiye 60.000.-TL tarafımıza ödenmediğini, Kalan bakiye alacağının davaya konu icra takibi ile davalı borçludan talep edildiğini, Davalı borçlu hakkında icra takibi yapıldığını,
ancak haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu, davalının kötün niyetli olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava sonuçlanıncaya kadar davalının adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz kaydı üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle;Davacının, kazaya karışan -------- plakalı aracın, sigortalısı olduğunu ve kasko poliçesi ve ekspertiz raporu gereğince hasar bedeli olan toplam 72.005-TL ödeme yaptığını iddialarının gerçek olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Trafik Kazası Tespit Tutanağı -------- plakalı aracın sigorta şirketinin -------- şirketi Olduğunun görüldüğü, nedenle mesnetsizdir.
Kazaya karışan aracın sigorta şirketi olmayan, haliyle halef sıfatını da taşımayan davacının dava ehliyeti bulunmadığından, davanın reddi gerektiğini, kolluk tarafından düzenlenmiş kaza tespit tutanağında, müvekkil şirketin çalışanı -------- tarafından kullanılan -------- plakalı aracın kusurlu olduğu belirtilmişse de, bu tespitin hatalı olduğunu, tutanağı tutan polis memurları, kazanın gerçekleştiği anda olay mahallinde bulunmadığından kazayı bizzat görmemiş olup, tespitini soyut beyanlara göre yaptıklarını, kaza tespit tutanağındaki kusur atfını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağının tek başına kesin delil niteliği taşımadığını,
davacının, hasara ilişkin ödeme yaptığına dair dekontlar sunmuşsa da, sunulan dekontların hiçbirinde ödemelerin -------- plakalı araca ilişkin olduğu ve ödemenin neye istinaden yapıldığı yazmadığını, Sunulan dekontların ödemelerin davaya konu kazaya ilişkin olduğunu göstermediğini, dava konusu alacağın likit olmadığı için davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait --------- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası --------- no.lu ve 20.06.2022 başlangıç ve 20.06.2023 bitiş tarihli poliçeyle ------- şirketi tarafından yapılmış olup, davanın,
------ Cad.No:------- ------- -------- -------- adresindeki -------- şirketine ihbarı gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRLMESİ VE GEREKÇE
Somut dava, kasko sigortacısı olan davacının kendi sigortalısı olan aracın hasar tazminatını ödedikten sonra, zararın sorumlusu olduğu iddiasıyla kazaya karışan araç maliki davalıya karşı başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteğine olup, bu niteliği ile 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesine dayalı bir rücu davasıdır ve halefiyete dayanmaktadır.
Halefiyet hallerinde sigortanın sorumlu kişiye karşı açacağı dava sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.
HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.TTK.'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'î halefiyet niteliğindedir.
Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.--------- sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz.
Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Davacı kasko sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda kazaya karışan ve davacıya sigortalı olan -------- plakalı aracın işleteni gerçek kişi ve aracın hususi otomobil olduğu anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar şirket ise de kasko sigortalısı olan -------- tacir olmadığı anlaşılmış ve sigortalının tacir olduğuna ilişkin de bir iddia bulunmamaktadır. Sigortalı tacir olmadığı gibi ayrıca araç ta ticari olmadığından somut uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Bu sebeple mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/626, K. 2024/32, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama