KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/706
- Karar No
- 2024/902
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/706 Esas
KARAR NO: 2024/902
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı Vekili 10.10.2023 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle;Davacı şirketin ----------- plaka sayılı aracı satış personeli tarafından kullanılması amacıyla uzun önem kiraladığını, bu süreçte aracın tüm bakımlarının sözleşme gereği davalı tarafından yerine getirildiğini, yakıt tedarikinin ise anlaşma gereği davacı tarafından ---------Ş.'den taşıt tanıma istemi ile sağlandığını,
kiralama bedelinin banka kanalı ile ve ----------- denen ---------- Sistemi adı verilen bankaların müşterilerine açmış olduğu kredi limitleri doğrultusunda herhangi bir talimata yahut ödeme onayına bağlı kalmaksızın fatura mukabilinde otomatik olarak banka tarafından ödeme yapılan bir sistem ile ödendiğini, aracın tahsis edildiği davacı şirket personelinin araç motorunda oluşan titreme ve tekleme şikayetini davacı şirket operasyon sorumlusu kanalı ile ilettiğini, aracın servise alındığını, bunun akabinde servis raporunun düzenlendiğini, bu rapora göre araçta enjektör arızası tespit edildiğini, bunun ya yanlış yakıt tedariği,
ya katkı maddesi kullanımı, ya da filtre ekipmanının yanlış uygulanması, yahut aracın boş depo ile uzun süre kullanımı neticesinde olabileceğinin iletildiğini, bu raporu düzenleyen servisin enjektör üreticisi olan ---------- menşeili ------------ firmasının servisi olup, sıraladığı olası nedenler incelendiğinde, yakıtın yanlış kullanılması,
yani araçlara özel olan motorin yerine ---------- motorin tedarik edilmiş olabileceği ki yukarıda izah edildiği üzere araçlarda araç tanıma özelliği bulunup, tanımlı yakıtlar haricinde hiçbirinin sistem tarafından kabul edilmeyeceğinden bu şekilde bir yakıt dolumu yapılmasının mümkün olmadığını, aracı kullanan kişinin davacı şirket personeli olduğundan ve araç ne şirkete ne de kendisine ait olduğundan cebinden ayrıca ödeme yaparak araca yakıt katkısı eklemiş olmasının ihtimalinin de bulunmadığını, filtre ekipmanının yanlış kullanılmasının davacının sorumluluğunda olmadığını, bu nedenle davacıya kusur atfedilemeyeceğini,
boş depo ile aracın uzun süre kullanımının da yakıt tedariki bulunan bir araçta olmasının beklenemeyeceğini, tüm bu sebeplerle birlikte aracın vermiş olduğu enjektör arızasının davacı şirket atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığını, belki üretici hatası belki de fitre problemi olabileceği açıkça ortada iken davacıya kesilen faturayı iade etmesine rağmen akabinde yeniden fatura keşidesi ile davalı şirketin --------- üzerinden bu faturayı haksız olarak tahsil ettiğini beyanla,
haksız ve hukuka aykırı olarak ------------ üzerinden ödenen 16.704,55TL'nin ödeme tarihinden bu yana işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekilinin 17.11.2023 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle.
Dava konusu aracın davacı tarafa 01.04.2021 tarihinde sıfır kilometre olarak kusursuz bir şekilde teslim edildiğini, --------- yetkili servis tarafından düzenlenen arıza formuyla arızanın araç davacı yedinde iken meydana geldiğini ve kullanımdan kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar davacı taraf yanlış yakıt kullanılmasının mümkün olmadığını, araç tanıma sistemi ile yakıt alındığından sistemin böyle bir duruma müsaade etmeyeceğin iddia etmiş ise de,
aracı kullanan şirket çalışanlarının aracı kendi şahsi işleri için kullanırken araç tanıma sistemini kullanmayacakları ve akaryakıt tedarik den firmanın araca uygun olmayan yakıt dolumu yapması ihtimalinin bulunduğunun göz ardı edilemeyeceğini, davalı şirketin aracın zilyetliğini davacıya 2 yıl önce devrettiğini, bu nedenle dava konusu araçta meydana gelen arızadan davalının sorumlu tutulamayacağını, aracın tüm bakımlarının yetkili servislerde yapıldığını, bu nedenle araca uygun olmayan filtre takılmasının mümkün olmadığını, tüm parçaların orijinali ile değiştirildiğini,
her ne kadar davacı taraf ---------firması ile aralarında yakıt tedarik anlaşması olduğunu, yakıt dolumlarının tam depo olarak yapıldığını ve deponun düşük seviyede bulunma ihtimalinin olmadığını ifade etmiş ise de, dosyaya herhangi bir belge ibraz etmediğini, davacı taraf ile davalı şirket arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesinin 4./h maddesi uyarınca yakıt kaynaklı zararların kiracının sorumluluğunda olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.21.10.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.
Tarafların incelenen 2023 yılı ticari defterlerinin kendi adlarına delil niteliğine haiz olduğu, dava konusu davalının düzenlediği faturanın davacı kayıtlarında bulunduğu ve ödemesinin davalıya yapıldığı, arızalana araç için düzenlenen servis raporunda enjektör hatası tespit edildiğini, söz konusu raporda arızanın yanlış yakıt tedariki, katkı maddesi kullanımı, filtre ekipmanın yanlış uygulanması veya aracın boş depo ile uzun süre kullanılması neticesinde olabileceğinin değerlendirildiğinin belirtildiği, dosya içerisinde arızanın yanlış yakıt kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı,
yanlış yakıt kullanımından doğan bir kusur bulunması halinde söz konusu kusurun kimden kaynaklandığı konusunda bir tespitin bulunmadığı tespit edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır(TTK m.4).
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.(TTK m.5).Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın, kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler.
(HMK md.4/1-a)"Eldeki davada öncelikli olarak belirlenmesi gereken husus görevli mahkemenin tespitine ilişkindir. Mahkemece bir davada, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, 6100 sayılı HMK. 114/1 maddesinde gösterilen sıralamaya göre değerlendirilmelidir.
Görevli olmayan bir mahkemede açılan davada, öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup 14/08/2024 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.
Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır." Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan yargılama sonunda (Ay. m.141); sunulan deliller, takip dosyası, faturalar, iddia ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında araç kiralama sözleşmesi yapıldığı,
taraflar arasındaki ticari ilişkinin araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Kira ilişkisinden doğan her türlü davanın 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesinin görev alanında olduğu, mahkemenin görevli olmasının (HMK m.114/1-c) dava şartlarından olduğu, mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden(HMK m. 115/1) nazara alınacağı, tespit edilen dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine (Ay. m.138) varılarak yargılama harç ve giderleri görevli mahkemede değerlendirilmek üzere Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir .
H.Ü.K.Ü.M
(Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;)
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu,
istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/706, K. 2024/902, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama