KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/891
- Karar No
- 2024/188
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/891 Esas
KARAR NO: 2024/188
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkemeye sunduğu 10/05/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Davalı ...'ye ait -------- plakalı aracın 09/02/2021-09/02/2022 tarihleri arasında --------- poliçe numarası ile şirketleri tarafından ZMMS kapsamında sigortalandığını, Sigortalı aracın poliçe süreleri kapsamında olan 17/11/2021 tarihinde trafik kazasına karışmış olduğunu, -------- plakalı araca kusurlu şekilde çarparak aracın hasar görmesine sebebiyet verdiğini, Sigortalı olan -------- plakalı araç sürücüsü kaza meydana geldiği sırada Ehliyetsiz araç kullanmakta olduğunu, bu hususun düzenlenen kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, Kazanın meydana gelmesinde ehliyetsiz sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu,
Zarar gören araçta oluşan hasar nedeniyle sigorta şirketince mağdur tarafa 03/01/2022 tarihinde 43.000 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, Mağdurun ------- plakalı aracın kasko şirketi de ------- şirketi olup kasko şirketinden mağdur araca yapılan ödeme şirket içerisinde rücu edilerek mahsup fişi düzenlendiğini ve 31/12/2021 tarihinde kasko sigortasından yapılan ödemeye mahsuben ZMMS kapsamında 43.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini, Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre,
tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince kazaya karışan aracın asli ve ağır kusurlu oluşu, sigorta genel şartlarının ilgili maddeleri uyarınca sigorta şirketinin olay yerini terk nedeniyle ödemiş olduğu tazminatı sigortalı araç malikine rücu hakkının doğduğunu, davalı borçlu aleyhine meydana gelen kaza neticesinde ödenen tazminat miktarı esas alınarak------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini,
akabinde zorunlu dava şartı arabuluculuk çözüm yoluna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle itirazın iptalini, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
--------- sayılı görevsizlik kararı 12/12/2023 tarihinde kesinleşmiş ve dava dosyası mahkememize tevzi edilerek, yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz esasına görevsizlik kararı üzerine tevzi edilen dava dosyası hakkında-------Tüketici Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de;Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan dava, davacı ... şirketinin ZMSS poliçesi ile sigortalısının üçüncü kişilere verdiği zararın ödenmesi nedeniyle kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır.
Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6502 Sayılı TKHK'nın 3/l maddesine göre, davacı ... ile davalı arasında düzenlenen ZMSS poliçesinin "Tüketici işlemi olduğu, aynı kanunun 72. Maddesine göre tüketici işleminden doğan davaların Tüketici mahkemesinde görüleceği, davalı ... gerçek kişi tacir olmadığı, sigorta poliçesinin TTK'da düzenlenmiş olması, davayı TTK 4. Maddesinde sayılan ticari davalıdan olmasını gerektirmediği, -------- Karar sayılı ilamı ile -------- Sayılı kararı değerlendirilerek mahkememizin karşı görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/891, K. 2024/188, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama