KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2024/922
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.852 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/153 Esas
KARAR NO: 2024/922
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/02/2024
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 27/02/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; harca esas değeri.
65.729,12-TL davalı --------- Şirketi 'nin Şubesi/Acentesi olan ---------- Şubesi tarafından ---------- takip numarası ve ----------- no.lu kayıtla 17.02.2023 tarihinde kargo taşıması yapılan ve Müvekkil Şirket tarafından, ---------Ş. --------- bayisine gönderilen 15 (onbeş) top boya koruma filmlerinin taşıma sırasında ciddi hasar görmesi sebebiyle söz konusu ürünlerin, --------- bayisi alıcı ---------- tarafından teslim alınmadığını, fotoğrafları çekilip Müvekkil Şirkete iade edildiğini, söz konusu hasarlı ürünlerin,
------------ tarafından Müvekkil Şirket deposuna 21.02.2023 tarihinde iade edildiğini ve iade teslimatı esnasında Müvekkil Şirket depo sorumlusu ----------- ve ----------- Acente sorumlusu ---------- ve ----------- tarafından fotoğrafları çekilerek durum tespit tutanağı düzenlenerek imzalandığını, aynı gün Müvekkil Şirket tarafından tazmin dilekçesi de düzenlenerek, -----------Şubesine bildirim yapıldığını, iade konusu 15 (onbeş) top boya koruma filmlerinin, Müvekkil Şirketin satış sonrası hizmetler müdürü ---------- tarafından da tek tek kontrol edildiğini.
“Film rulolarının taşıma, aktarma noktasında indirme veya yükleme esnasında kutuların atılması vs. sebeplerle önce kutularının hasarlandığı, sonra filmlerin rulo ayaklarının kutu hasarı oluştuğu, koruma poşetlerinin yırtılması sonucunda 15 top filmin tam rulosunun kullanılamaz derecede hasar gördüğü fotoğraflarla ve ürün kontrol formunda dökümante edilmişti.
Sonuç olarak ağır hasarlı 15 top filmin rulosunun satışının ve kullanılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle stok dışına alınması gerektiği tespit edilmiştir.” Şeklinde belirtildiğini, Müvekkil Şirketin satış sonrası hizmetler müdürü ------------ tarafından düzenlenen ürün kontrol formunun da 03.03.2023 tarihli e-mail ekinde ----------- şubesine gönderildiğini, dilekçe ekinde görüntüleri yer alan ürünlere bakıldığında, Müvekkil Şirket deposuna hasarlı şekilde iade gelen 15 rulo boya koruma filminin üzerinde yapılan iade kabul incelemesinde yapılan ilk kontrolde söz konusu ürünlerin kutusuz,
filmin her iki başında bulunan koruyucu rulo ayaklarının bulunmadığı, filmin üzerindeki koruma amaçlı bulunan poşetlerin yırtılmış ve ilgili kargo şubesi tarafından iptidai şekilde bantlanmış ve naylon poşetlere konarak Müvekkil Şirket deposuna teslim edildiğinin tespit edildiğin.
Neticeten Müvekkil Şirket deposuna hasarlı olduğu gerekçesiyle iade edilen söz konusu 15 rulo boya koruma filminin, 15'inde de yapılan fiziki ve içerik kontrolleri sonucunda detaylı incelemelerde tespit edildiği re 15 rulo filmin kullanılamaz derecede hasar gördüğü ve satışa sunulmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığını, Müvekkil Şirket ile ----------- Şubesi arasında e-mail yazışmalarına devam edildiğini ancak herhangi olumlu bir dönüş alınamadığını, anılan durum karşısında;
taşıma işlemini yapan ---------yetkilisi olan ---------- ile Müvekkil Şirket arasında 21.02.2023 tarihinden itibaren defaatle sözlü ve yazılı görüşmeler yapıldığını ve Müvekkil Şirketin zararının tazmin edilmesinin talep edilmiş olmasına rağmen, halihazırda söz konusu zararın karşılanmadığını, ----------- Şubesi tarafından Müvekkili Şirkete, problemin merkezden ümlenmesinin beklendiğinin iletildiğini ancak hiçbir çözüm sağlanmadığını, Müvekkili Şirketçe Muhataplara 21.02.2023 tarihinde tazmin dilekçesi sunulduğunu,
uyuşmazlık hakkında Davalı Şirketten ve/veya davalı Şirketin ----------/Acentesinden herhangi olumlu bir yanıt gelmemesi üzerine tarafımızca hasarın tazmini talebiyle ----------- Noterliği'nin 23.01.2024 tarih ve ------------ yevmiye numaralı işlemi ile Davalı Şirkete ihtarname gönderildiğini, akabinde aynı uyuşmazlık ve tazmin talebi hakkında ---------- Noterliği'nin 29.01.2024 tarih ve ---------- yevmiye numaralı işlemi ile Davalı Şirkete tekrar ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin kusurlu eylemleri neticesinde hasar görmüş olan ürünlerin,
gönderileceği adresteki Müvekkil Şirket Bayisine fatura edilmiş olduğunu ve gönderim esnasında ürünlerin fatura bedelinin 64.453,45-TL olduğunu, söz konusu kusurlu taşıma işlemine ilişkin ise Müvekkili Şirket tarafından Davalı Şirkete, 1.275,67-TL kargo taşıma bedelinin ödendiğini, davalı şirketin, taşıma esnasındaki kusurlu eylemleri sebebiyle Müvekkili Şirketi maddi zarara uğratmış olduğu ve Türk Ticaret Kanunu m. 850 ve devamı maddeleri doğrultusunda tazmin yükümlülüğü bulunduğununu,
davalı şirketin kusurlu eylemleri neticesinde kullanılamaz hale gelen Müvekkil Şirket ürünlerinin bedelinin ve kusurlu kargo taşıma bedelinin davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, davalı şirketin kusurlu eylemleri sebebiyle Müvekkili Şirket nezdinde doğmuş her türlü zarar, kar kaybı, kazanç kaybı ve fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklar, talep, itiraz, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla;
taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan ve Davalı Şirketçe kargo taşıması yapıldığı esnada davalı şirketin kusuru ile kullanılamaz hale gelen Müvekkili Şirkete ait 15 (onbeş) top boya koruma filminin fatura bedeli ile kusurlu kargo işlemi için Müvekkil Şirket tarafından davalı şirkete ödenen kargo bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 15/03/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın dilekçesinde yer alan iddia ve beyanların tamamının haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta kargo içeriğini ve uğranılan zararı ispat yükü, zararın varlığını iddia eden davacı üzerinde olup, davacının iddialarını ispatlayamadığını, davacının, dava dilekçesinde “Sonuç olarak ağır hasarlı 15 top filmin rulosunun satışının ve kullanılmasının mümkün olmadığı,
bu nedenle stok dışına alınması gerektiği tespit edilmiştir.” beyanıyla 15 top ürünün de hasara uğradığını iddia ettiğini, ancak dosya içerisinde 15 ürün için de aynı hasarın söz konusu olup olmadığı tartışmalı olup 15 ürünün de aynı hasara uğraması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öncelikle hasara uğrayan kargoların tespitinin zorunluluğunun hasıl olduğunu, hasar gören kargolar tespit edildikten sonra hasarın hangi suretle meydana geldiği hususunun dava konusunu oluşturacağını;
aksi durumda delilsiz ve dayanaksız iddia ve taleplerle 3. kişilerin, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerden haksız menfaat sağlama çabasında bulunmasının kaçınılmaz olacağını, kargonun göndericisinden sadır olan eksik ambalajlama sonucu oluşan zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından kargo taşıma faaliyeti kapsamında taşınan ürünlerin, ambalajlamasının kargo göndericisi tarafından yapıldığının herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, ürünlerin müvekkili şirket nezdinde kaybolduğu iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
taşınan eşyanın mahiyeti gereği ambalajlama yükümlülüğünün gönderici tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmekte olduğunu.
Türk Ticaret Kanunu'nun "Ambalaj ve işaret" başlıklı 862. maddesinde gönderenin, eşyanın niteliğini gözeterek taşıma esnasında oluşacak hasardan koruyucu şekilde ambalajlaması gerektiğine ilişkin hükmü bulunduğunu; ilgili yasa maddeleri doğrultusunda ambalajlama yükümlülüğünün göndericide olduğunun sabit olduğunu, bu kapsamda, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle, bir an için kargonun taşınma sırasında zayi olduğu düşünüldüğünde, zayi olduğu iddia olunan dava konusu ürünlerin davacı tarafından yetersiz ambalajlandığı açık olup,
meydana gelen zararın müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğunun ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğunu, göndericinin kanundan kaynaklanan ambalajlama yükümlü şirket arasında imzalanan “Kargo Taşıma Hizmet Sözleşmi"nin 3.5. maddesinde de “Kargonun ambalajının yetersizliğinden dolayı meydana gelecek zarardan GÖNDERİCİ mesuldür. (...)” şeklinde belirtildiğinini, davacının dava konusu ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı kabul anlamına gelmemekle birlikte ambalajlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan zarardan müvekkili şirket sorumlu olmayacağını,
davacı taraf tacir konumunda olup basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğü altında olduğunu, davacı taraf tacir olup somut olayda TTK m.18/2 hükmü uygulama alanı bulacağını, karşı tarafın ilgili yasa hükmü gereği basiretli tacir konumunda olduğunu, keza yapılan taşıma işleminin, davacı dilekçesinde sunulan fatura uyarınca, ticari bir iş gereği yapıldığının açık olduğunu, davacının ilgili kargoların 15 adet parça halinde orijinal kolisinde gönderildiğini ifade ettiğini, kargoları ayrı bir ambalajlamaya tabi tutmadığını;
davacının, kargoya verdiği ürünleri taşımacılığa uygun ambalajlamamış/paketlememiş tabiri caizse olduğu gibi gönderdiğini, basiretli bir tacirden beklenen şekilde kargoları taşımaya uygun olarak paketlemesi beklenirken bu yükümlülüğü yerine getirilmediğini;
davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflarda açıkça görüleceği üzere hiçbir koruyucu ambalaj bulunmadığını, taşıyıcının ambalajın uygunluğunu kontrolünün yalnızca görünüş itibariyle olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle, müvekkili şirket zarardan sorumlu olsaydı dahi bu sorumluluk özel çekme hakkı ile sınırlı olacağını, müvekkil şirketin bir an için sorumlu olduğu kabul edilse dahi -ki kesinlikle kabulü mümkün değildir-, müvekkil şirketin kargo taşıma işini yürüttüğü ve dava konusu olayda taşıyıcı sıfatına haiz olduğu gözetildiğinde,
sorumlu tutulacağı miktar TTK'nin amir hükümleri ile sınırlandırılmış olduğunu, taşıma sözleşmeleri nedeniyle doğan zararlardan dolayı taşıyıcının sorumluluk durumunun TTK'nın 880, 881, 882 maddeleri gereği taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılması halinde, bu sorumluluk "Özel Çekme Hakkı"nı karşılayan tutar ile sınırlı olacağını;
bu kapsamda, hiçbir koşulda davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının zayi olduğunu iddia ettiği ürünlerin değerini, Özel Çekme Hakkını karşılayan tutardan fazla bir tutarı herhalde taşıma işini yürütmekte olan müvekkil şirketten talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.------------ müzekkere yazılarak ----------- takip numaralı ve ----------- nolu kargoya ait tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava taşıma sözleşmesi kaynaklı alacak davasıdır.Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, kargo belgeleri, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi 09/09/2024 tarihli raporunda;
karton ambalaja konulmuş şekilde ve içerisinde başkaca hiçbir koruma malzemesi ile desteklenmemiş olan, içerisinde bulunan silindir şeklindeki film rulolarının çok rahat bir şekilde dış ambalaj içerisinde hareket edebileceği şekilde korunaksız ambalajlanmış olduğunun tespit edildiği,
ambalaj içerisinde hiçbir korunak malzemesi ile desteklenmeden film rulolarının serbestçe hareket edebileceği şekilde yapılmış olan ambalajın dış kısmında da içeriğini koruyacak ve/veya sabitleyecek (sıkıştıracak) şekilde çemberleme yapılmadığını, bu durumun karton ambalaj içerisindeki silindir film ruloların rahatça hareket etmesine ve indirme/bindirme esnasında karton ambalajın uç kısımlarını hasarlamasına sebep olduğunun anlaşılmakta olduğu;
karton ambalaj içerisinde serbestçe hareket edecek bir şekilde korunaksız bulunan film rulosu emtiaların, eşyanın niteliği gereği gönderen tarafından iç ve dış korunaklı bir ambalajlama desteğiyle gönderilmesinin beklenmekte olduğunu, TTK Madde 862 hükmüne göre ve kargo sektörel uygulamalar yönü ile de incelendiğinde; davacı gönderenin davaya konu ilgili kargoları eşyanın niteliği gereği iç ve/veya dış korunaksız bir ambalajla yani yalnızca karton bir ambalaj içerisine serbestçe hareket eden film rulolarını koymak suretiyle sevkiyat için taşıyıcıya bu şekli ile vermiş olması nedeni ile,
oluşan hasar nedeniyle sorumlu olduğu tespit ve kanaatine ulaşıldığını, dosya kapsamı TTK Madde 864 ve TTK Madde 878 hükmü gereği incelendiğinde; gönderen tarafından, dava konusu kargoların niteliği gereği iç ve/veya dış koruma yapılmadan; yalnızca karton ambalaj içerisinde, içeriğinde bulunan film rulolarının serbestçe hareket etmesine imkân verecek şekilde yetersiz ambalajlama yapılmak suretiyle taşıtılması nedeniyle oluşan zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olamayacağı tespit ve kanaatine ulaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğunu, davaya konu uyuşmazlık TTK Madde 875'e göre incelendiğinde;
davalı taşıyıcı her ne kadar ilgili kargoları alıcısına hasarlı olarak ulaştırmış olsa da ve alıcısı tarafından hasar nedeniyle kabul edilmeyerek gönderene iade edilmiş olsa da.
Taşıyıcının, bu tür bir ambalaj yetersizliğini dış karton kutunun kapalı olması nedeniyle -içerik özelliğinden kaynaklı olarak- anlayamayacağı/ fark edemeyeceği için, kargoyu İhtirazi kayıt belgesi olmadan kabul etmesinin yerinde olduğunu, hasarlanmanın ambalaj yetersizliğinden kaynaklanmış olması nedeniyle davalı taşıyıcının ilgili hasardan sorumlu tutulamayacağını beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/153, K. 2024/922, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama