KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/273
- Karar No
- 2025/727
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
1.429 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/273 Esas
KARAR NO : 2025/727
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 05/04/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; taraflar arası ticari ilişki olduğunu, davacı yanın davalı yandan 97.159,98 TL cari hesap alacağının olduğunu, davalı yanın cari hesap borcunu ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 30/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı yanın davasını ispat eder nitelikte dosyaya hiçbir belge sunmadığını, fatura düzenlenip karşı tarafa göndermenin ve karşı tarafın faturaya itiraz etmemesinin alacak hakkı doğurmadığını, fatura muhteviyatındaki mal ve hizmetin tesliminin alacaklı olduğunu iddia eden tarafından ispatlanması egerektiğini, davacı yan tarafından talep edilen işlemiş faizin hukuki dayanağının olmadığını, İcra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
Vergi dairesinden davalının 2023 dönemine ait BA formları, davacının BS formları celp ve tetkik edilmiştir.
Bilirkişi 20/02/2025 tarihli raporunda özetle; dosya kapsamı ve davacı yan yasal defterlerine göre davacı yanın davalı yandan 97.159,98 TL alacaklı olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi 08/05/2025 tarihli raporunda özetle; davalı tarafından incelemeye sunulan 2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, huzurdaki davaya konu takip yönünden; davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 12.02.2024 tarihi itibarıyla 97.159,98 TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 97.159,98 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 12.02.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceğini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için ------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile 97.159,98 TL asıl alacak, 4.441,41 TL ve 5.366,43 TL işlemiş faizleri olmak üzere toplam 106.967,82 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.
Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir.
Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. .Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 97.159,98 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği,
davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de takip tarihi itibariyle davalı yanın davacı taraftan 97.159,98 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalının BA formunda yer aldığı, tarafların BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterinde kayıt alına alınan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı takip öncesi faiz talebinde bulunmuş ise de davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili bir sözleşme, ihtarname vb. belge davacı tarafça dosyaya sunulmamıştır. TTK m.1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda;
şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen sürenin, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresinin mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.TTK 1530/4-a maddesinde ödeme günü veya süresi belirlenmeyen durumlarda, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiş ise de 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin,
gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisinin mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı,
TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu,
davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği nitekim--------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile,
davalının ------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 97.159,98 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayanmakta olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.431,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/273, K. 2025/727, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama