KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/370
- Karar No
- 2026/47
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/370 Esas
KARAR NO : 2026/47
DAVA
İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle.
Davalılar ---------, --------- Şti. ile ---------Ş.'nin müvekkil şirketin hissedarı olduğunu, davalı -------- Şti.'nin keşideci, dava dışı --------Ş.'nin lehtarı olduğu 02.01.2023 vadeli 3.500.000,00 TL'lık senet üzerinde diğer davalılar-------ile ---------Ş'nin kefaletlerinin olduğunu, senet borçlusu -------- Şti. senet bedelini ödemediği için --------Ş. tarafından --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasından asıl borçlu ve kefillere karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin --------- Bankası nezdindeki hesabına haciz konularak,
27.11.2023 tarihinde bahsi geçen banka hesabından bu senet bedeli 5.208.184,52 TL'nın tahsil edildiğini, banka Alacağının müvekkili şirket tarafından ödenmesi ile, asıl senet borçlusu ile diğer müşterek müteselsil kefillere 19.01.2024 tarihinde keşide edilen ihtarname ile her birinin sorumlu olduğu tutarın talep edilmesine rağmen ödenmediğini, T.B.K.'nun "Birlikte Kefalet" başlıklı 587. maddesine göre, Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu oldukları.
Borçluyla birlikte diğer kefillerin de sorumlu oldukları ve borcu ödeyen kefilin diğer borçlulara rücu etme hakkı olduğunu, asıl borçlu --------- Şti.'den borcun tamamı için; müteselsil kefiller -------- ile ---------Ş.
İçin kendi paylarına düşen 1.736.061,51 TL ile sınırlı olmak üzere icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu, belirtilerek, itirazın İptali ile -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin devamı ve haksız itiraz nedeniyle davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlular üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılara tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Davacı vekilinin 14.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini özetle; Aleyhe olan tespit ve hesaplamaları kabul etmediklerini, bilirkişi raporuyla davaların ispatlanmış olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 14.03.2025 bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle. Bilirkişi heyet raporuna karşı itiraz dilekçesi doğrultusunda itirazlarının kabulünü, itirazları doğrultusunda raporun düzeltilerek yeniden değerlendirilmesine, karar verilmesini, davalılar adına talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde.
Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacı şirketin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla bir bankaya ödediği 5.208.184,52 TL tutarındaki senet borcunu, asıl borçlu ve diğer kefillere rücu etme talebinden kaynaklanmaktadır.
Davacı şirket, dava dışı --------- borçlu olan -------- Şti.'nin 3.500.000 TL'lik senedine, diğer davalılar ------- ve---------Ş. ile birlikte müşterek müteselsil kefil olmuştur.Asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibi sonucunda, davacı -------- banka hesabından cebri icra yoluyla 5.208.184,52 TL tahsil edilmiştir.Davacı, ödediği bu bedeli TBK m. 587 ve m. 596 uyarınca rücu etmek istemektedir.
Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur.
HMK’ya gore, ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerekmez.
Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.Somut olayda asıl borçlu davalı--------- borcun tamamından, ancak kefiller ------- ve ---------Ş.'nin borcun 1/3'ü oranında (kendi payları kadar) sorumlu olup davacının rücu edebileceği rakamın 470.937,99 TL'lik kısım çıkarıldığı zaman 4.737.246,53 TL olduğu anlaşılmaktadır. ---------- E. sayılı dosyasında borçluya iadesine karar verilen 10.376,35 TL ve ----------- E. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuyla fazla tahsilat olduğu tespit edilen 460.561,64 TL olmak üzere,
toplam 470.937,99 TL'lik kısma yönelik talebin tahsilatı yapan dava dışı bankadan talep edilmesi gerektiğinden bu talepler bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Alacak likit olmakla birlikte, yapılan kesintiler ve yargılama süreci dikkate alındığında davalıların itirazlarında kısmen haklılık payı bulunduğu ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/370, K. 2026/47, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama