KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/414
- Karar No
- 2025/910
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
Karar Metni
1.773 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/414 Esas
KARAR NO : 2025/910
DAVA
Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 03/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
DAVA
Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 03/06/2024 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkil şirketin, 1993 yılında kurulmuş olup, ------- 7 bölgesine ve 4 kıtada 30'u aşkın ülkeye; üstün kalitesi, müşteriye özel butik ve entegre hizmet anlayışı ile vitrifiye ve banyo aksesuarları ürünlerini ulaştırarak sektörün liderleri arasındaki yer aldığını, 30 yılı aşkın tecrübesi ile sektörde ticari itibarı en yüksek firmalardan biri olduğunu, Müvekkil şirketin 26.05.1993 tarihinde kurularak unvanı tescil edilmiş olup 08.06.1993 tarihli ------- sayılı -------- ilan edildiğini, TTK m.S0 uyarınca usule uygun tescil edilip ilan edilen ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğunu,
Davalı şirketin ise 12.09.2023 tarihinde kurulmuş olup müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ticaret unvanına bakıldığında müvekkil şirketin unvanı ile neredeyse aynı olduğu sadece bir "L" harfinin eksik olduğunu, bu durumun da ticari dünyada davalı şirket ile müvekkil şirketin karıştırılmasına sebep olacağını, davalı şirketin bu unvanıyla sektörde yıllar boyu emeği ve başarısı ile öne çıkan müvekkil şirketin ticari itibarından faydalandığı,
Müvekkil şirketin davalı şirketin işbu ticaret unvanını kullandığını müşteri çevresinden gelen bildirimler sonucu öğrendiğini, davalı şirketin iş yaptığı kişiler davalı şirketin müvekkil şirket olduğu kanısıyla iş yaptığını, bu durumun da davalı şirketin müvekkile ait ticari unvanı ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullandığını gösterdiğini, Dava sonuçlanıncaya kadar müvekkil şirketin zararının artmaması adına davalının ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK m. 52 uyarınca davalının ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı kullanımının tespiti,
davalının bu unvanı kullanmaktan meni ile işbu ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle.
Müvekkile tebligat usulüne uygun yapılmadığı için, müvekkil de haklarında davanın açıldığını aylar sonra haricen öğrenildiği, tebligatın işyeri daimi çalışanına tebliğ edildiği, söz konusu tebligatın usulsüz olduğu, Her iki şirketin farklı illerde yerleşik oldukları, her iki şirketin de muhatabı bireysel tüketiciler olmadığı, şirketlerin perakende satışları söz konusu olmadığı, (Müvekkil şirketin bireysel tüketici muhatabı olmadığı, davacı şirketin sitesinden de bu şekilde olduğu anlaşıldığı), şirketlerin muhatapları, sektördeki uzmanlık sahibi bilinçli tacirler oldukları, iltibas iddiası bir harf fark olduğu savına dayanmakta olduğu,
"-------" - "------".
Ancak bunların bir harf fark da olsa farklı anlamları olan kavramlar oldukları, bir anlamında bağımsız bir kelime iken, -------, olması gereken anlamında bir kelime olduğu, tek harfi farklı diye farklı anlamlara gelen kelimelerin ise ticari hayatın içinde olan birçok marka ve ticaret unvanının ortadan kaldırılması gerekeceği, Ticaret Sicil Gazetesi Unvan sorgulamadan "-------" kelimesi arattırıldığında, içinde ------- geçen üstelik doğrudan tek harf farklılıkla değil, anlık olan 3.828 adet ticaret unvanı kayıtlı gözüktüğü, bunlar arasında seramik da dahil yapı malzemeleri alanında faaliyet gösteren şirketler de yer aldığı,
Burada en kritik şartın, şirket ile sözleşme kuracak muhataplarda karıştırılma tehlikesinin oluşması olduğu, ancak iltibasın konusunu oluşturan unvanın kullanıldığı işletme özel bir alıcı grubuna hitap ediyorsa, iltibasın varlığı bu alıcı grubunun aldanma ihtimaline göre tespit edilebileceği, davaya konu olayda özel bir alıcı grubu söz konusu olduğu,
müvekkil şirket perakende satışa sahip olmayıp, sektörde faaliyet gösteren tacirlere toptan ürün temin ettiği, alanıyla ilgili basiretli bir tacir konumunda olan müvekkil şirketin muhatapları, davacı ve müvekkili karıştıracak noktada olmadıklarını, biri ------- diğeri--------- yerleşik, tarafların ürünlerin markalarının farklı olduğu, faaliyet alanları ve ürünlerinin farklılıklar da arz ettiği iki şirketi karıştırma ihtimalleri bulunmadığı, Davacı iddialarının tamamen hukuki uyarlıktan yoksun olduğu, bu sebeple haksız davanın reddini talep ettikleri belirtilmiştir.28.07.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.
Anonim ve limited şirketlerin kural olarak, TTK.m.43 doğrultusunda işletme konusunu ve şirketin türünü belirten ibarelerden ibaret bir ticaret unvanı kullanabileceği, diğer ifadeyle kural olarak ticaret unvanına ek yapılmasının zorunlu olmadığı, bununla birlikte TTK.m.45 gereğince daha önce Türkiye'de herhangi bir ticaret sicilinde kayıtlı ticaret unvanlarından ayrıt edici ek yapılmasının zorunlu olduğu, seçilecek eklerin TTK.m.
46 doğrultusunda ilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmaması ” gerektiği, somut olayda taraflarının seramik üretimi ve satışı yönünden aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri ve her iki tarafın da “SERAMİK” ibaresini unvanında kullanmakta olduğu, davacı ve davalının ticaret unvanında ek olarak yer alan “------” ile “--------” ibareleri arasındaki görsel ve işitsel benzerliğin yüksekliği, ticaret siciline tescil tarihleri açısından öncelik hakkının davacıda olduğu, ticaret unvanını sonradan tescil ettiren davalı tarafın ek olarak seçtiği “--------” ibaresinin “ayırt edici” nitelikte olmadığı,
aksine görsel ve işitsel yönden ortalama hedef kitlede davacının unvanındaki “-------” ibaresi ile karışıklık/iltibas yaratabileceği yönünde kanaat oluştuğu, bununla birlikte davalı şirketin kullanımının TTK m. 52 kapsamında ticari dürüstlüğe aykırı kullanım olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği ile davalının ticaret unvanındaki “--------” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
20.02.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının ticaret unvanındaki çekirdek unsur ------- iken davalının -------'dır. İki ibarenin anlamları farklı olmakla birlikte sessel, fonetik, okunuş açısından benzerlik söz konusu olduğu, ayrıca her iki şirket te seramik işi ile iştigal edip ticaret unvanının çekirdek unsurundan hemen sonraki ek ibarenin SERAMİK olması aynı alıcı grubuna hitap eden davacı ve davalı şirketler arasında iltibasa sebebiyet vereceği, TTK 52 çerçevesinde davacının terkin talebinin haklı olup olmadığı konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, iltibasa sebebiyet verdiği iddiası ile açılan, ticaret unvanının haksız kullanımı- nın yasaklanması, ticaret sicilden terkini, tecavüz sonucu olan maddi durumun ortadan kal- dırılması ve gazetede yayımlanmasına ile aynı durumun haksız rekabet niteliği arzettiğinden bahisle açılan haksız rekabetin men'ine karar verilmesi istemine ilişkindir.Ticaret unvanının korunmasına ilişkin düzenleme, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 52 ve devamı maddelerinde yer almış, tacirler için büyük önemi haiz, ticari işletme devri ve ticari işletme rehnine konu olan ticaret unvanı,
bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur.
Bu türden açılan davalarda -------- Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince, terkini talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir.Mahkememizce alınan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda, “davacının ticaret unvanındaki çekirdek unsur ------- iken davalının -------’dır.
İki ibarenin anlamları farklı olmakla birlikte sessel, fonetik, okunuş açısından benzerlik söz konusu olduğu, ayrıca her iki şirket te seramik işi ile iştigal edip ticaret unvanının çekirdek unsurundan hemen sonraki ek ibarenin SERAMİK olması, aynı alıcı grubuna hitap eden davacı ve davalı şirketler arasında iltibasa sebebiyet vereceği” yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 28/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda.
Anonim ve limited şirketlerin kural olarak, TTK.m.43 doğrultusunda işletme konusunu ve şirketin türünü belirten ibarelerden ibaret bir ticaret unvanı kullanabileceği, diğer ifadeyle kural olarak ticaret unvanına ek yapılmasının zorunlu olmadığı, bununla birlikte TTK.m.45 gereğince daha önce -------- herhangi bir ticaret sicilinde kayıtlı ticaret unvanlarından ayrıt edici ek yapılmasının zorunlu olduğu, seçilecek eklerin TTK.m.
46 doğrultusunda “üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmaması” gerektiği, somut olayda taraflarının seramik üretimi ve satışı yönünden aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri ve her iki tarafın da “SERAMİK” ibaresini unvanında kullanmakta olduğu, davacı ve davalının ticaret unvanında ek olarak yer alan “-------” ile “-------” ibareleri arasındaki görsel ve işitsel benzerliğin yüksekliği, ticaret siciline tescil tarihleri açısından öncelik hakkının davacıda olduğu, ticaret unvanını sonradan tescil ettiren davalı tarafın ek olarak seçtiği “--------” ibaresinin “ayırt edici” nitelikte olmadığı,
aksine görsel ve işitsel yönden ortalama hedef kitlede davacının unvanındaki “--------” ibaresi ile karışıklık/iltibas yaratabileceği yönünde kanaat oluştuğu, bununla birlikte davalı şirketin kullanımının TTK m. 52 kapsamında ticari dürüstlüğe aykırı kullanım olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği ile davalının ticaret unvanındaki “-------” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilip verilmeyeceği hususlarının Mahkemenin takdirinde olduğu” yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı yan TTK'nun 61.maddesi uyarınca marka ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve ticaret ünvanının kullanılmasının yasaklanması yönünde dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulması talep edilmiş ise de, istenen tedbirin niteliğine göre şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; somut olayda taraflarının seramik üretimi ve satışı yönünden aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri ve her iki tarafın da “SERAMİK” ibaresini unvanında kullanmakta olduğu, davacı ve davalının ticaret unvanında ek olarak yer alan “--------” ile “--------” ibareleri arasındaki görsel ve işitsel benzerliğin yüksekliği, ticaret siciline tescil tarihleri açısından öncelik hakkının davacıda olduğu, ticaret unvanını sonradan tescil ettiren davalı tarafın ek olarak seçtiği “-------” ibaresinin “ayırt edici” nitelikte olmadığı,
aksine görsel ve işitsel yönden ortalama hedef kitlede davacının unvanındaki “--------” ibaresi ile karışıklık/iltibas yaratabileceği yönünde kanaat oluştuğu anlaşılmakla bilirkişi raporlarının uyumlu, denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile davalının-------- Ticaret sicil/dosya no ile tescilli ticaret unvanındaki "--------" ibaresinin kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının ticaret ünvanı olan "--------- Şti" de bulunan "-------" ibaresinin ticaret sicilden terkinine, unvan terkini yönündeki karar kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne bildirimde bulunulmasına,
ticaret unvanın terkinine ilişkin hükmün kesinleştiğinde TTK' nun 52/2 maddesi uyarınca masrafı davalı taraftan alınarak tirajı yüksek 5 gazeteden birinde ilanına, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içerisinde ilan için başvurulmasına, başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşürülmesine, ilan masrafının davalı tarafça karşılanmasına, karar kesinleştiği taktirde davalı şirketin kullandığı ''--------'' ibareli kullanımlarının önlenmesine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacı vekilinin TTK'nun 61. maddesi uyarınca dava sonuçlanıncaya kadar ticaret unvanına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve ticaret ünvanının kullanılmasının yasaklanması yönündeki tedbir konulması talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/414, K. 2025/910, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama