KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/46
- Karar No
- 2025/28
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2025
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/46 Esas
KARAR NO: 2025/28
DAVA
İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı Vekili 10.08.2023 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle.
Davacı davalıya 19.12.2012 tarihinde borç verildiğini, Davalı da davacıya almış olduğu borç için 19.12.2012 tarihinde 130.000,00-TL değerinde borç ikrarı içeren, vade tarihi 20.03.2013 olan imzalı bono verdiğini, Davalının vadesi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, Taraflar arasındaki akrabalık ilişkisinden kaynaklı olarak davacının huzurdaki davaya konu icra takibi başlatılana kadar borcunun ödeneceği inancıyla ödemeyi beklediğini, fakat davalının hiçbir ödeme yapmaması üzerine tarafımızca --------- İcra Dairesinin ----------- esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,
Davalı / borçluya Örnek No: 7 ödeme emri 26/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı borçlu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, Ödeme yapılmadığından---------- İcra Dairesinin --------- esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu bu takibe karşı haksız ve mesnetsiz şekilde yalnızca süreci uzatmak adına itirazda bulunduğunu, Kambiyo senedinin varlığı borcun varlığına dair delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, Davalı borçlu süreci uzatmak adına kötü niyetli bir şekilde hareket ederek borca itiraz ettiğini, Borç takip dayanağı olan kambiyo senedi ile açıkça ortada olduğunu,
Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, arz ve izah edilen nedenlerle Takip dayanağı belge olan bono borcun varlığına ilişkin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ve tanık beyanlarımızla borcun varlığı ispat edileceğinden, Davalı yan tarafından borcun varlığı açıkça kabul ve ikrar edildiğinden, Borcun vade tarihi geçmiş olmasına rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından,
Davalı borçlunun itirazı süreci uzatmaya yönelik olduğu için tazminata mahkum edilmesi gerektiğinden, Davanın tümden kabulüne, İcra takibine konu asıl alacak ve takip sonrasında işlemiş olan faiz için itirazın kısmen iptaline ve takibin kısmen devamına, İcra takibine konu asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili 13.02.2024 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle.
Taraflar arasında mevcut icra takibi, davacı tarafından kötü niyetle başlatılmış bir takip olduğunu, müvekkilinin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, davacı taraf müvekkilinin borcu ikrar ettiği iddiası ile bir mesajlaşma ekran görüntüsü sunmuş ise de, mesaj incelendiğinde müvekkilimin ikrarını içeren hiçbir ibare mevcut olmadığını, müvekkili tarafından davalıya atılan mesajın tamamen sitem içerikli bir mesaj olduğunu, davaya konu kambiyo senedi zaman aşımına uğramıştır ve kambiyo senedi vasfını kaybettiğini beyan ederek davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
aksi halde yapılacak yargılama sonucunda esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davacı vekili 09.01.2025 tarihli feragat dilekçesinde. Tarafların anlaşması sebebiyle davadan feragat ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve dosyanın karara çıkartılmasını talep ettikleri görüldü.
Davalı vekili 10.01.2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; dosyasında haricen yapılan görüşmeler neticesinde dosyanın tarafları sulh olduğunu, bu nedenle huzurdaki dava konusuz kaldığını, davacı vekilininde dosyaya feragat dilekçesini sunduğunu, herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davacı vekilinin feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir(HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309).
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74).
Dosyada yer alan vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilin feragat özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 09/01/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 10/01/2025 tarihli dilekçe ile tarafların sulh olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan edilmiştir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili dilekçe ile kayıtsız ve şartsız olarak yargılama sırasında davasından feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/46, K. 2025/28, 10 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama