KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/782
- Karar No
- 2025/41
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
3.135 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/782 Esas
KARAR NO: 2025/41
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/11/2023
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde Huzurdaki davanın konusunu davalılar ... ve ... -------- İcra Müdürlüğü ---------- e. sayılı dosyası kapsamında kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebini oluşturduğunu, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini, müvekkil tasfiye halinde ---------Ş.'nin güncel durumuna ilişkin bilgi verme gerekliliğinin hasıl olduğunu,müvekkil şirketin halihazırda tasfiye sürecinde olduğunu,
ilgili kanun maddesi gereği müvekkil şirketin başlattığı takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmadığını, ----------- 02.07.2021 tarihli ve ---------- mükerrer sayılı nüshasında yayımlanan --------- Kurulu’nun 01.07.2021 tarihli ve ---------- sayılı kararı uyarınca, 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri kanunu hükümlerine göre intibak planı yeterli görülmeyen 21 adet tasarruf finansman şirketinin 6361 sayılı kanunun geçici 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tasfiyelerine karar verildiğini,
6361 sayılı kanunun 50/a maddesinin 4’üncü fıkrasında.
5411 sayılı kanunun 138/4. maddesi uyarınca davalı borçlu tarafından yapılan itirazın takibi durdurmasının mümkün olmadığını, bu hususta açık kanun hükmü ile verilen emsal yargıtay ve mahkeme kararları ışığında takibin durmayacağının net bir şekilde ortaya konulduğunu, ---------- sayılı ilamında gerekçesi ile satış dışında takip işlemlerinin durmayacağının ifade edildiğini, bu hususta verilen diğer mahkeme kararlarının ekte sunulduğunu,
bu nedenle kanunun açık maddesi ve emsal yargı kararları gereği borçlu tarafın itirazlarının reddi ile --------- İcra Müdürlüğü --------- e. sayılı dosyasında yürütülen takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkil şirketin eski yetkili olduğunu, davalıya yapılan havalelerin hukuki gerekçesinin bulunmadığını, söz konusu işlemlerin müvekkil şirketin varlığını eksiltmeye yönelik muvazaalı işlemler olduğunu, borçlulardan ...' ın müvekkil şirketin eski yetkilisi olduğunu, bir diğer borçlu ...' ın ise şirketin eski yetkilisi ...'ın kardeşi olduğunu,
davalıların konumlarını müvekkil şirketten kendilerine yüklü miktarda para akışı sağlamak için kullandığını, huzurdaki davanın konusunu, müvekkil şirket tarafından farklı tarihlerde davalılara herhangi bir hukuki ilişki ve gerekçe bulunmadan yapılan ödemelerin oluşturduğunu, müvekkil şirket muhasebe kayıtları incelendiğini, davalıların hesaplarına yüklü miktarda para akışı olduğunu, para akışınına ilişkin dekontlarda ve şirket kayıtlarında herhangi açıklamaya rastlanamadığını, bu durumun asıl nedeninin davalılardan ...'ın yetkili sıfatını kullanarak müvekkil şirket hesaplarına erişim sağlaması olduğunu,
söz konusu yetkiden diğer davalı olan ...'ın yararlandığını, davalıların lehine yapılan havalelerin hayli yüklü miktarda olduğunu, tüm bu hesap hareketlerinin davalının kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketin kamusal tasfiye sürecinde olduğunu, şirket çalışanlarından birine bu denli yüklü bir para aktarımın ticaret hayatında herhangi bir açıklaması bulunmadığını, müvekkil şirketin varlığını eksiltmeye yönelik muvazaalı işlemler olduğunu,
bu nedenle müvekkil şirketin tüm alacaklıları ve kamu menfaatini gözeterek şirket varlığında eksilen her bedelin şirkete kazandırılmasını sağlamak adına davalı aleyhine usul ve yasaya uygun olarak ----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, 6361 sayılı Kanunun 50/A maddesinin 4’üncü fıkrasında. “Faaliyet izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında 5411 sayılı kanunun...134.
Madde hükümleri kıyasen uygulanır." hükmünün amir bulunduğunu, bahsi geçen kanun maddesinin atıf yaptığı 5411 sayılı kanunun "Fon Alacaklarının Tahsiline İlişkin Diğer Yetkiler" başlıklı 134. maddesinde müvekkil şirket alacaklarının tahsilinin usul ve kanuni dayanağı düzenlenmiştir.
İlgili hükümde "...Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğinin kabul edildiğini, Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal,
hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya Fonun yetkili olduğunu, bu suretle edinildiği veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin veya banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hüküm ifade ettiğini, bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri veya edindirdikleri para, her türlü mal,
hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümlerinin uygulandığını, işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin fona devrinden önce satış, kira,
devir ve temlik gibi işlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişilerin iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorunda olduğunu, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yönetim veya denetimindeki şirketlerde veya işletmelerinde iş akdine bağlı veya bağlı olmaksızın geçici veya sürekli olarak istihdam edilen şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya denetçisi olduğu şirketlerin;
bir iş akdine bağlı olmaksızın, sayılan şahısların vekâleten veya ticarî mümessil veya ticarî vekil sıfatıyla veya vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye dayanarak geçici veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil ettikleri gerçek veya tüzel kişilerin;
bu fıkrada belirtilen şahıslar dışındaki veya bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına veya teamüllerine uyulmadan veya teminatsız veya yetersiz teminat ile kredi kullandırılan veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi kullanan veya yapılan sözleşmelere cayma hakkı veya borcun nakli gibi hükümler koymak suretiyle kullandıkları kredileri veya banka kaynaklarını bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilere veya bunların veya bankanın iştiraklerine veya doğrudan veyahut dolaylı bağı bulunan şahıs ve şirketler fıkralarda sayılan gerçek
veya tüzel kişilere aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin kullanmış oldukları krediler veya banka kaynakları bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar tarafından kullanılmış banka kaynağı sayıldığını ,bu şahıslar ile edindikleri veya üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, alacak ve haklar hakkında bu madde hükümlerinin uygulacağını, bu kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, genel müdür,
genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü şahsi haklar veya zilyetliğin devrine dair sözleşmelerin dâhil her türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site,
tüm eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti ile-------- standartları üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile atm kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları,
kabul kredileri ve avaller ile her türlü hisse devir sözleşmeleri fon kurulunun kararıyla geçersiz sayılacağını, bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını, sözleşmeyle ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, borçlunun, haline münasip konut kiralamasına ilişkin sözleenin fıkra kapsamı dışında olduğunu, fon, bu maddede sayılan alacaklara ilişkin para, mal, her türlü hak ve alacaklara ihtiyatî haciz koymaya,
muhafaza altına almaya ve fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına mahsuben devralmaya yetkili olduğunu, bu alacaklara zararın veya alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme faizi uygulanabileceğini, fon tarafından bu madde hükümlerine istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı türk ticaret kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını, bu işlemlerin her türlü vergi, resim ve harçtan istisna tutulduğunu,
bu madde ile fona tanınan yetkilerin fon tarafından başkaca bir işleme gerek olmaksızın fon kurulunun karar alması ile tekemmül edeceğini, yapılan işlemlerden tescile tâbi olanların fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilân olunur..." denildiğini,davalılardan ...' ın aynı zamanda müvekkil şirketin eski yetkilisi olduğunu, davalıların şirket malvarlığına ilişkin usulsüz işlemlerinin müvekkil şirketi olumsuz etkilediğinin ortada olduğunu, davalıların hesaplarına herhangi bir açıklama yapılmadan bu denli yüklü bir para aktarımı yapılmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin malvarlığını azaltma amacı güttüğünü,
bu durumun 5411 sayılı kanunun 134. maddesi uyarınca hukuken korunmasının mümkün olmadığını, aksinin ispatı 5411 sayılı kanun'un 17. maddesi "fon tarafından bu kanunun 108 ve 110 uncu maddeleri hükümleri uyarınca açılmış ve açılacak davalarda ispat külfeti davalılara aittir." uyarınca davacı tarafa düştüğünü, müvekkil şirketin tüm alacaklılarının ve kamu menfaatini gözeterek şirket varlığında eksilen her bedelin şirkete kazandırılmasını sağlamak adına davalı aleyhine usul ve yasaya uygun olarak--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- e. sayılı dosyasında işbu davaya konu takibin başlatıldığını,
sayılan sebeplerle söz konusu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalının icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, iik md. 67/2'de "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünün düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre icra takibine haksız olarak itiraz ederek alacağın geç alınmasına sebep olan borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceğini, işbu davaya konu olayda davalıların hesaplarına hukuki sebepten yoksun olarak yüklü miktarda para akışı gerçekleştirildiğini,
müvekkil şirketinin tasfiye sürecinden önceki yetkilisi olan ... ve kardeşi ...'a konumları sebebiyle havaleler gerçekleştirildiğini, sayılan sebeplerle başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğinin açık ve net olduğunu, gelinen aşamada ---------- İcra Müdürlüğü ----------- e. sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkil şirketin alacağını almasına engel olan davalı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini,
fon alacaklarının tahsilinin teminatı olarak davalının malvarlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, bilindiği üzere ihtiyati haciz kurumunun amacının, konusu para ya da para ile ölçülebilen alacaklara karşı yapılacak takiplerde alacaklıyı korumak olduğunu, diğer bir anlatımla ihtiyati hacizin tamamen alacağın korunmasına yönelik bir işlem olduğunu,sağladığı bu geçici koruma ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulacağını, 2004 sayılı icra ve iflas kanunu'nun 'ihtiyati haciz şartları' başlıklı 257. maddesine göre "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,
borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız bu hallerde ihtiyati haciz istenebileceğini, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.". aşağıda detaylı olarak izah edeceğimiz nedenlerle huzurdaki dava bakımından şartların sağlandığını, talebinin kabulünün gerektiğini, 6361 sayılı kanun'un 50a/4 hükmüne göre faaliyet izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında 5411 sayılı kanunun 106 ncı maddesinin ikinci, yedinci, dokuzuncu ve onuncu fıkraları, 108 inci, 109 uncu, 110 uncu, 132 nci, 133 üncü, 134 üncü, 137 nci, 138 inci, 140 ıncı, 141 inci ve 142 nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağını,
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun ‘fon ve faaliyet izni kaldırılan bankalara ilişkin malî istisnalar’ başlıklı 140. maddesinin beşinci fıkrasına göre “fonun, fon bankalarının ve tasfiyeleri fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin, mahkeme ilâmını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmesi ve her türlü ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz ve tehir-i icra taleplerinde teminat şartı aranmaz.”. anlaşılacağı üzere müvekkilin --------- tarafından ihtiyati haciz talebi için teminat yatırılması gerekmediğini,
aynı Kanun’un 109. maddesine göre de “Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların ana sözleşmelerinde yer alan düzenlemelerin, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın, genel kurul yapılmaksızın değiştirilmesine ve tescil ettirilmesine Fon yetkilidir.Fon, faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların hâkim ortaklarından ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarlarından ve yöneticilerinden, bunların eşlerinden, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımlarından,
evlatlıklarından ve kendilerini evlat edinenlerden kendilerine ait taşınmaz ve iştiraklerini, haczi caiz olan taşınır hak ve alacaklarını ve menkul kıymetlerini, her türlü kazanç ve gelirleri ile yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve ayrıca bildirimden önceki iki yıl içinde ivazlı veya ivazsız olarak iktisap ettikleri veya devrettikleri taşınmaz, haczi caiz taşınır, hak, alacak ve menkul kıymetlerini gösterir birer mal beyannamesi vermelerini istemeye yetkili olduğunu, Mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde Fona verilmesinin zorunlu olduğunu,
bu mal beyanının hüküm ve sonuçları hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümlerinin geçerli olduğunu, Fon, faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak gerekli göreceği her türlü tedbiri alacağını, Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz konulabileceğini,
bu kişilerin yurt dışına çıkışlarının yasaklanabileceğini, bu şekilde alınan ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının, karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava, icra ve iflas takibine konu olmaz ise kendiliğinden ortadan kalkacağını, ilgililer hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 11 inci bab hükümlerine göre açılacak iptal davalarında aciz vesikası şartı aranmaz.”.
Bu maddede de görüldüğü üzere faaliyet izni kaldırılan yahut Fona devredilen söz konusu Şirketler bakımından, alacaklıların haklarının korunabilmesi için her türlü tedbirin alınmasının gerektiğini, bu durum herhangi bir şart ve koşula bağlı olmadığını , müvekkil şirketin alacağının tahsilinin teminatı olarak borçluya ait malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinin gerektiğini, müvekkil şirketin harçtan muaf olduğunu, Müvekkil şirketin dava, istinaf, temyiz ve takip gibi yargı süreçleri bakımından harçtan muaf olduğunu, Bu husus 28.07.2021 tarih,
--------- sayılı ---------- yayınlanan 7333 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18’inci maddesi ile değişik 6361 sayılı Kanunun 50/A maddesinin 3. fıkrasında: "...Tasfiyesine karar verilen şirket tarafından alınan tescile tabi tüm kararlar, tasfiye komisyonunun talebi üzerine noter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicil müdürlüklerince harca ve hizmet bedeline tabi olmaksızın tescil ve ilan edilir.
Şirketin genel kurulunun yetkileri, 6102 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılır. Bu şirketle ilgili olarak tasfiye komisyonu tarafından açılan dava, istinaf, temyiz ve takip gibi yargı süreçleri harçtan muaftır..." şeklinde düzenlenmiştir. (Ek-5) 6361 sayılı Kanunun 50/A maddesiyle atıf yapılan 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun Fon ve faaliyet izni kaldırılan bankalara ilişkin mali istisnalar başlıklı 140.
Maddesinde ise " Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır... Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin, mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmesi ve her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve tehir-i icra taleplerinde teminat şartı aranmaz...
Fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları her türlü işlem, dava ve icra takipleri, bu dava ve takiplerin borçlularınca kabul edilmek suretiyle kesinleştirilmesi, her türlü vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükmünden istisnadır..." denilmektedir.
Tüm bu hukuki düzenlemeler uyarınca --------- tarafından ---------- yazılan ---------- sayılı 24.08.2021 tarihli yazı ile Uyaptan yapılacak işlemlere ilişkin olarak harç ve vergi ödenmemesini teminen Uyapta gerekli düzenlemelerin yapılmasının talep edildiğini, talepleri doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapıldığını, konuya ilişkin yazıların ekte sunulduğunu, Kanununun emredici hükümleri gereği müvekkil şirket bakımından harçsız şekilde inceleme yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etme gerekliliğinin doğduğunu, işbu davaya konu ilamsız icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu , tarafça ,
itirazın kaldırılarak icra takibinin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olamamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talepli dava açma zaruretinin hasıl olduğunu belirtmiştir.
Öncelikle ve ivedilikle kötü niyetle yapılması muhtemel devir ve temliklerin önlenmesi ve mal kaçırmanın engellenmesi amacıyla borçlulara ait malvarlıkları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasına asıl alacak ve ferileri yönünden yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraza haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edip takibin durmasına neden olan davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Neticede haklı davanın kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
----------- sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve dava mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, ---------02.07.2021 tarihli ve--------- sayılı nüshasında yayımlanan ---------Kurulu’nun (Kurul) 01.07.2021 tarihli ve --------sayılı kararı uyarınca, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine göre intibak planı yeterli görülmeyen davacı şirketin de içinde bulunduğu 21 adet tasarruf finansman şirketinin 6361 sayılı Kanunun Geçici 7/4.madde kapsamında tasfiyelerine karar verildiği,
davalılardan ...'ın davacı şirketin eski yetkilisi olduğu , diğer davalı ...'ın ise şirketin eski yetkilisi ...'ın kardeşi olduğu , davacı şirket tarafından farklı tarihlerde davalılara ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.
HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Kanun'un 5/3. maddesine göre ise " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Somut olayda, davacı şirketin eski yetkililerinin herhangi hukuki bir sebep olmaksızın şirket hesabından kendi hesaplarına gönderilen paraların tahsiline yönelik icra olmaksızın şirket hesabından kendi hesaplarına gönderilen paraların tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Bu hali ile eldeki dava TTK'nın 5/1.a maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/782, K. 2025/41, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama