KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/188
- Karar No
- 2026/391
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/188 Esas
KARAR NO : 2026/391
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 24/02/2026
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; --------- İş Mahkemesi'nin---------- Esas sayılı dosyasında verilen süreye istinaden; tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ---------Şirketi'nin TTK m. 547 uyarınca, anılan dava dosyası ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiye için yeniden tesciline) ve ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiyeyi usulüne uygun yapmayarak dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesini özetle.
Davacı tarafın, işbu dava ile ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan --------- Şti.’nin ihyasını talep ettiğini ancak ihya kurumunun istisnai nitelikte olup belirli şartların varlığı halinde değerlendirileceğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların kapsamlı inceleme ve Yargıtay içtihatları ışığında yeterli hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin tasfiye işlemlerinin yasal gerekliliklere uygun şekilde yürütüldüğünü ve tamamlandığını, tasfiye sürecine ilişkin ilan ve çağrılar yapılarak şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, bu durumda şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiğini,
davacının şirketin kapandığını ve iş akdinin de bu nedenle sonlandığını bildiğini, davacının şirketin usulüne uygun kapanma kararı alınmasından ticaret sicilinden terkin işlemine kadar herhangi bir itirazının da olmadığı dikkate alındığında şirketin yeniden ihyasını gerektirecek hukuki yararın mevcut olmadığını, tasfiye sürecinin müvekkili tarafından hukuka uygun şekilde işletildiğini, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığını, davacının iddia ettiği hususların, müvekkilinin herhangi bir kusurundan veya hukuka aykırı işleminden kaynaklanmadığını, mahkemece şirketin ihyasına karar verilecek ise,
davacının somut dayanaktan yoksun haksız talepli davasının reddini, tasfiye sürecinde herhangi bir hukuka aykırı işlem yapılmadığından müvekkili aleyhine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sicil vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibarıyla --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen şirketin --------- Esas sayılı mahkeme dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir. Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir.
İhyası istenilen dava dışı şirketin celbedilen sicil kayıtlarının incelenmesinde. 10/09/2025 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir.
Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir.
Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler.
Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle ihyası istenen şirketin "---------- Esas sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil'ine tesciline, şirketin ek tasfiye işlemlerinin davalı ...
(T.C. ...) tarafından yürütülmesine yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. İş Mahkemesindeki davadan sonra dava dışı şirketin terkin olması sebebiyle davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulü sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/188, K. 2026/391, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama