KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/250 Esas
- Karar no
- 2024/871
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/03/2024
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ... muhtelif plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla Alaşehir İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, borçlu, müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiği, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazları olduğu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER
-Alaşehir İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası sureti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemede husumet ya da başka bir deyişle taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Dava şartının özelliği, tıpkı taraf sıfatı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti ise dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır.
Başka bir anlatımla dava şartların işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir.
Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.).
Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Eldeki dava ilamsız icra yoluyla gönderilen ödeme emrine vak'i itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 vd. maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacaktır. Bir eda davası mahiyeti taşıyan bu davalar “itirazın hükümden düşürülmesi” ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türüdür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında bulunan deliller bir arada değerlendirildiğinde. Davacının, ...Tekstil ve Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi Alaşehir Şubesi aleyhinde İzmir...
İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında ihlalli geçişler nedeniyle doğan alacağına istinaden toplam 6.322,50 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 22/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/03/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, borçlunun takibe itirazı üzerine davacının yetki itirazını kabul ederek icra dosyasının Alaşehir İcra Müdürlülüğüne gönderilmesini talep ettiği, Alaşehir İcra Müdürlüğü tarafından borçluya yeniden ödeme emri tebliğe çıkartıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlunun 04/07/2023 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davacının davalı şirket aleyhinde iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalının ise mahkememizin görev ve yetkisine itiraz ettiği, davacıya borçlu olmadığını savunduğu, taraflar arasında mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davalıya ait ait araçların davacının işletmecisi olduğu otoyollardan ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, geçiş yapmış işe davacının bundan kaynaklı olarak alacaklı olup olmadığı,
alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de 6100 sayılı HMK nun 6. Maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin İzmir ili Karabağlar ilçesi olduğu, söz konusu mahalin mahkememiz yargı çevresi içerisinde yer aldığı ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiği, eldeki davanın ilamsız icra yoluyla gönderilen ödeme emrine vak'i itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının dava konusu takipte borçlu olarak...
Tekstil ve Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi Alaşehir Şubesini gösterdiği, şubenin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bu sebeple takipte şubenin taraf olarak gösterilmesinin usule aykırı olduğu, ayrıca şube takipte taraf olarak gösterilmişken şirketin iş bu davada davalı olarak gösterildiği, itirazın iptali davalarının niteliği itibariyle takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduğu, itirazın iptali davasının görülüp sonuçlandırılması için usulüne uygun yapılmış geçerli bir takibin bulunmasının dava şartı olduğu, tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket şubesi aleyhinde takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
dava şartlarının mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir
E-İMZA E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/250, K. 2024/871, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama