KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkememiz 2024/952 Esas Sayılı Ana Dava Dosyası Yönünden;
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/952
- Karar no
- 2025/728
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
2.672 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
MAHKEMEMİZ 2024/952 ESAS SAYILI ANA DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/787 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2024
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
MAHKEMEMİZ 2024/952 ESAS SAYILI ANA DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, İşbu ticaret çerçevesinde müvekkil şirketten mal alımı yapan davalı fatura vadeleri uyarınca ödeme yapması gerekirken 25.07.2024 tarihine kadar ödemesi gereken 955.407,96 TL'sini ödemeyerek temerrüde düşmüş olduğunu,
davalı müvekkilden satın aldığı mallara karşılık cari hesabında ve defter kayıtlarında da görüleceği üzere bir kısım ödemeler yapmış ise de bir süre sonra almış olduğu malların bedelini ödememiş ve bu itibarla davalı şirkete ihtar tarihi itibarı ile ödeme tarihleri geçmiş olan açık hesap borçlarının ödenmesi amacı ile Kadıköy ...Naterliğinin 06.08.2024 tarih ve... yevmiye no ile ihtar tarihi itibarı ile vadesi dolan borçlarından 955.407,96 TL nin ödenmesi ihtar edilmiş ancak davalı verilen süre içinde borcunu ödememiş olduğundan temerrüte düşmüş olduğunu, davalının işbu borcunun tahsili amacı ile bu kere Torbalı İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış usulüne uygun tebligat üzerine davalı vekili aracılığı ile borca kötü niyetli ve salt ödemeyi geciktirmek amacı ile itiraz etmiş ve takip durmuş olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının Torbalı İcra Müdürlüğü...
E.sayılı dosyasına vaki tüm itirazlarının iptaline icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, itiraz haksız, kötü niyetli ve ödemeyi geciktirmeye matuf olduğundan asıl alacağın 4620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, “Müvekkil ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu,
İşbu ticaret çerçevesinde müvekkil şirketten mal alımı yapan davalı fatura vadeleri uyarınca ödeme yapması gerekirken 25.07.2024 tarihine kadar birikmiş cari bakiyesini ve bu bakiyenin üstüne 10.09.2024 tarihine kadar ödemesi gereken 328.526,64 TL'sini ödemeyerek temerrüde düşmüş olduğunu, davalının işbu borcunun tahsili amacı ile Torbalı İcra Müdürlüğümün...E sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış usulüne uygun tebliğat üzerine davalı vekili aracılığı ile borca kötü niyetli ve salt ödemeyi geciktirmek amacı ile itiraz etmiş ve takip durmuş olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının Torbalı İcra Müdürlüğü ...
E.sayılı dosyasına vaki tüm itirazlarının iptaline icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, itiraz haksız, kötü niyetli ve ödemeyi geciktirmeye matuf olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. MAHKEMEMİZ 2024/952 ESAS SAYILI ANA DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/787 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki mevcut olduğunu, iş bu ticaret çerçevesinde müvekkili şirketten mal alımı yapan davalının fatura vadeleri uyarınca ödeme yapması gerekirken 25/07/2024 tarihine kadar birikmiş cari bakiyesini ve bu bakiyenin üstüne 10/09/2024 tarihine kadar ödemesi gereken 328.526,64-TL'sini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, bu borcun tahsili amacıyla Torbalı İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalı vekilinin borca kötü niyetli ve salt ödemeyi geciktirmek amacıyla itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, kötüniyetli ve ödemeyi geciktirmeye matuf olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. SMMM ... 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ve davacı arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların defter kayıtlarında yer aldığı, ticari defterlerin delil vasfına haiz olduğu, ticari defter kayıtlarına göre, Davacı şirket... TİC. PAZ. VE DAN. LTD. ŞTİ.'nin Davalı şirket... KİMYA BOYA ÜRETİM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden 1.283.934,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
SMMM ...'un 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda. Davalı... resmi defter kayıtlarında; davacı...'nin, davalı...'den -1.283.934,60.-TL tutarında Alacaklı olduğunun kaydedildiği.
Davacı... tarafından, Davalı... adına düzenlenen 21.03.2024 tarihli 454.722,12 TL tutarlı ve 26.04.2024 tarihli 500.685,84 TL tutarlı olmak üzere 955.407,96.-TL toplam tutarındaki takibe ve eldeki davaya konu 2 adet faturanın alacak kayıtlarının yapıldığı, davalı... resmi defter kayıtlarında; eldeki davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasının 28.08.2024 takip tarihi itibariyle; davacı...'nin, davalı...'den -955.407,96 TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği; görülmekle; faiz talebinin takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğundan, taleple bağlı kalınarak yapılan faiz hesabında.
06.08.2024 ihtarname tebliğ tarihi artı 1 gün 07.08.2024 tarihinden, 28.08.2024 takip tarihine kadar 955.407,96.-TL Alacağa 21 günde %51,75 faiz oranındaki avans faizi 28.446,29 TL tutarında olacağı, ancak eldeki dava konusu takiple 20.318,78.-TL tutarında faiz talep edildiği, davacı... tarafından, Davalı... adına düzenlenen 12.06.2024 tarihli 207.432,72 TL tutarlı ve 121.093,92.-TL tutarlı olmak üzere 328.526,64.-TL toplam tutarındaki takibe ve birleşen davaya konu 2 adet faturanın Alacak kayıtlarının yapıldığı.
Davalı... resmi defter kayıtlarında; birleşen davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı takip dosyasının 11.09.2024 takip tarihi itibariyle; davacı...'nin, davalı...'den 1.283.934,60TL tutarında Alacaklı olduğunun kaydedildiği ancak bu alacağın -955.407,96 TL tutarlık kısmının Torbalı İcra Müd.... sayılı takip dosyasıyla eldeki itirazın davası dosyasından talep ettiği, buna göre 328.526,64 TL tutarındaki kalan Alacağın ise birleşen dava dosyasıyla talep edildiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.
İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür.
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir.
Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder.
Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder.
Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez.
Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir.
Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez.
İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir.
Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir.
Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır.
Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.
Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir.
Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.
İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.
Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay ... HD...Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Davacı vekili tarafından ana dosya ve birleşen dosya dava dilekçelerinde, cari hesaptan kaynaklı davalı hakkında yürütülen icra takibinde davalı tarafça yapılan itirazın iptalinin istendiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi neticesinde ve icra takip talebinde talep edilen faiz miktarı hususunda da inceleme yaptırılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında ve Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak miktarların ve faturaların uyuştuğu, her iki taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 1.283.934,60 TL tutarında alacaklı olduğunun tespitinin yapıldığı, Torbalı icra müdürlüğü ...
Esas sayılı icra dosyasında talep edilen faiz miktarının hesaplanan faiz miktarından daha az olduğu, bu doğrultuda taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen miktar kadar faiz alacağının bulunduğu, faizin hesaplanmasındaki ana kriterin, davalının temerrüte düşürülmesi olduğu, davacı tarafça 06.08.2024 tarihli ihtarname ile davalının temerrüte düşürüldüğü anlaşılmakla ve alacak likit olduğundan bahisle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/952, K. 2025/728, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama