İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/358 K.2024/1044

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2023/358Karar2024/1044Tarih21 Kasım 2024Okuma23 dk · 4.669 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Kasım 2024
Esas no
2023/358 Esas
Karar no
2024/1044
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
25/04/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.669 kelime·23 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde. Davalı ... Sigorta şirketinin davacı müvekkilinin yaralanmasına neden olan... plakalı servis aracını ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, davalı ...şirketinin ise davacı müvekkilinin yaralanmasına neden olan servis aracının asıl işleteni olduğunu, davalı...'ın, aracın maliki, davalı ...'nin ise aracın sürücüsü olduğunu, davacı müvekkili...

14.12.2022 tarihinde çalıştığı işyerinden evine gitmek için davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı servis aracında yolcuyken, İzmir ili, Menemen ilçesinden, Çiğli istikametine doğru seyir halindeyken, İkinci Ana Jet Üssü kavşağına 1500 metre kala, davalı sürücü ..., aynı istikamette önünde seyir eden... plakalı kamyonun arkasından çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, davalı...'a ait... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı müvekkili ...ün, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ..., kazanın oluşumunda,

asli ve tam kusurlu bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle doğan şimdilik tedaviden kaynaklı 50 TL ulaşım gideri, 200 TL geçici iş göremezlik, 200 sürekli maluliyet zararı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere ki toplam 500 TL maddi tazminatın davalı sürücünün kusuru oranında sigorta limitleriyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketi ile diğer davalılardan kaza gününden itibaren işleyecek faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili için 100.000,00-TL manevi tazminatın münhasıran davalılar araç maliki,

araç sürücüsü ve araç işleteninden kaza gününden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 200,00 TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatı alacağını 3.161,84 TL artırarak 3.361,84 TL olarak, 50,00 TL olarak talep ettikleri tedaviden kaynaklı ulaşım gideri alacaklarını 700,00 TL artırarak 750,00 TL olarak arttırdıklarını, arttırdıkları 3.861,84 TL tutar üzerinden gerekli harcın alınmasına, talep arttırım dilekçemizin davalılara tebliğine, arttırılan toplam alacağa kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...Taşımacılık Ve Personel Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davalı müvekkili şirket, dava konusu kazaya karışan... plakalı servis aracını, dava dışı tedarikçi ... ile aralarında düzenlenen 01.06.2022 tarihli taşeronluk hizmet sözleşmesi kapsamında, ...'nin temin ettiği araç ve şoför ile müşteri firma personellerine taşımacılık hizmeti sağladığını,... plakalı servis aracının maliki diğer davalı... olduğunu, dava dışı ..., servis aracının maliki...'dan temin etmiş olduğu araç ile müvekkili şirketle iş ortaklığı yaptığını,

araç sürücüsü ...'nin iş bu faaliyetler kapsamında müvekkili şirketin yukarıda bahsedilen şekilde işlettiği servis aracında, taşeron ...'nin çalışanı olarak ve her türlü sorumluluk yukarıda bahsedilen dava dışı tedarikçi ...'ye ait olmak üzere taşeron olarak şoförlük yaptığını, diğer davalı...

Sigorta ise... plakalı servis aracı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, ticari faaliyetleri kapsamında sorumlu olduğu tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup, meydana gelen kazadan ve tazminat taleplerinden kaynaklı davacılara karşı hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, Müvekkili aleyhinde ikame edilen ş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.

Vekili, cevap dilekçesi ile; kaza iş kazası olup ilgili SGK'ya başvuru yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi adına peşin sermaye değerinin öğrenilerek tenzili gerektiğini, SGK tazminat ödemesi ile yükümlü olup peşin sermaye değerinin hesaplanacak tazminattan indirimi gerekli olduğunu, müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olup kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için olay tarihine ait hastane belgeleri ile illiyet bağ kurularak,

maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun temerrüdünün bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... ve ... vekili, cevap dilekçesi ile. Davaya konu trafik kazasında Müvekkili ...n maliki olduğu... plakalı servis aracı müvekkili tarafından ZMMS kapsamında ...

Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... poliçe nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, poliçe gereği talep edilen maddi tazminatlar yönüyle poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili ...'nin yaşanan trafik kazasında kusursuz olduğunu, kaza ile sakatlık söz konusu ise kaza ile meydana gelen sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerekmektedir. maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu,

müvekkilleri yönüyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Salık Kurulu Raporu, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.

Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 03/11/2023 tarihli rapora göre; "...Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir.

Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.

Bu hali ile;

...5 plaka sayılı davalı otobüs sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu.

... plaka sayılı dava dışı kamyon sürücüsü...N kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı. ." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "...1. Bu bulgulara dayanılarak ... doğumlu...ün 14.12.2022 tarıhlı tralık kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın davaya konu geçirdiği trafik kazası nedeniyle engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla kişinin engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olarak bulunmuştur.

2. Burun kemiği kırığı nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) ay kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 23/09/2024 tarihli rapora göre; ; "...14.12.2022 tarihinde yaralanan ...’ün geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 3.361,84 TL olduğu,

-Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,

-Bakım giderinden kaynaklı zararının bulunmadığı,

-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 700,00 TL olduğu,

-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 750,00 TL olabileceği,

Davacının toplam maddi tazminat alacağının 4.811,84 TL’ye tekabül ettiği,

Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu kanaatiyle, Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılmış tazminat davasıdır.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle SGK sorumluluğu kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin bulunup bulunmadığı ve bu tazminat kalemlerinden dolayı davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı, davalıların işleten sıfatları bulunup bulunmadığı ve manevi zararların tazmini talepleri noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

3-Dosya kapsamının incelenmesinden davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu... plaka sayılı işyeri servis aracının 14/12/2022 tarihinde... plaka sayılı kamyona arkadan çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralandığı, davacının yolcusu olduğu... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 27/01/2022-27/01/2023 tarihleri arasında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı, ...Taşımacılık Ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin işleteni,...'ın kayden maliki ve ...'nin sürücüsü oldukları görülmüştür.

4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;

Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete posta yoluyla gönderdiği ve evrakın 23/02/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edildiği ve sigorta şirketinin 09/03/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.

Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, davacı zarar görenin yerleşim yeri adresinin mahkememiz yargı çevresinde yer alan Bornova ilçesinde olduğu, haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili mahkemeler arasında olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında... plaka sayılı aracın işleteninin belirlenmesi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.

Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.

Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta aracın kayden maliki... ise de, ...Taşımacılık Ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ile dava dışı ... arasında 01/06/2022 tarihli "Taşeron Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davalı tarafça dosyaya sunulduğu, sözleşme içeriğine göre davalı ...şirketi ile ... arasında aracın servis hizmetlerinde kullanılması için 1 yıl süreli tedarik sözleşmesi imzalandığı, dava konusu aracın hizmet sözleşmesinin içeriği itibariyle davalı ...şirketi tarafından belirlenen müşterilere taşıma hizmeti verilmesinde kullanıldığı, araçtaki nihai taşıma hizmetinin davalı ...şirketi ile davacının dava dışı işvereni arasında olduğu,

araçtaki temel ekonomik yararlanmanın da yine ...şirketi nezdinde gerçekleştiği, ...'nin aracın kullanımını ...şirketine bırakmakla birlikte işleten sıfatının bulunmadığı, kaldı ki araç sürücüsü ...'ne davalı ...şirketi tarafından iş güvenliği eğitimi verilip buna dair eğitim katılım ve başarı belgesi düzenlenmiş olduğu,

bu haliyle araçtan ekonomik yararlanmanın ve fiili hakimiyetin davalı ...şirketinde olduğu gözetilerek aracın işletenini davalı ...Taşımacılık Ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi olduğu kabul edilmiş, aracın kayden maliki olan...'ın ise aracın gerek fiili hakimiyetini ve ekonomik yararlanmasını elinde bulundurmaması nedeniyle işleten sıfatının bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Davalı... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de Yargıtay ...Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı ilamında "Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı 437/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtildiği üzere davanın işleten olmayan ancak kayıt maliki olan davalıya yöneltilmesinde davacının kusuru bulunmadığı gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;

90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."

91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;

85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;

85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.

7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.

Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,

-Fiilin hukuka aykırı olması

-Zararın meydana gelmesi,

-Kusur,

-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.

Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.

8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.

Taraflarca kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şekline ilişkin bir itiraz ve farklı bir kaza oluşu iddiası bulunmadığından keşif yapılmasına gerek görülmemiş, kaza tespit tutanağı dikkate alınarak adli trafik bilirkişiden rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 03/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü ...'nin KTK'nın 56/c ve 52/b maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, dava dışı araç sürücüsü...n'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Rapora karşı davalı taraf vekilleri tarafından itirazlar sunulmuş ise de, gerek kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında gerekse yine kaza sonrası çekilmiş olay yeri görüntülerinde kazanın açık bir şekilde davalının sürücüsü olduğu aracın, ... plaka sayılı araca arkadan çarpması suretiyle gerçekleştiği, davalının karayolunda seyir halindeyken hızını önünde bulunan araçlarla olan mesafesine göre güvenli duruşu sağlayabilecek şekilde ayarlaması gerektiği halde bu yöndeki kurallara riayet etmemesi nedeniyle önünde seyreden dava dışı araca çarpması suretiyle kazanın gerçekleştiği gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve davalının asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda kaza tarihi 14/12/2022 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 19/12/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı, burun kırığı nedeniyle 1 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu, tıbbi iyileşme sürecinde bakıcı ihtiyacı bulunmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Maluliyet raporuna karşı taraf vekillerince sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, itiraz dilekçelerinde açık bir hukuka aykırılık ve hatanın gösterilmediği, davacının kaza sonucu burun kırığına bağlı olarak yaralanmasının bulunduğu ve gerçekleştirilen tedaviler sonrasında bunun sürekli maluliyet teşkil etmeyeceğinin belirlendiği, yönetmelikte gösterilen usul ve esaslara uygun olarak rapor düzenlendiği anlaşıldığından davalı itirazları yerinde görülmemiştir.

Maluliyet raporunda davacının ruhsal şikayetleri tariflenmiş ise de inceleme tarihine kadar davacının psikiyatrik yönden bir tedavi görmemiş olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi ve maluliyet raporuna karşı beyanlarında da ruhsal yönden kalıcı maluliyet bulunduğunun ileri sürülüp bu yönde bir inceleme talebinde bulunulmadığı, taleple bağlılık ilkesi dikkate alındığında mahkememizce bu yönde bir incelemenin resen yapılması mümkün olmadığından dava konusu kazanın davacının psikiyatrik yönden süreklilik arz eden bir rahatsızlığına sebebiyet verip vermediği yönünde inceleme yaptırılmamıştır.

10-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan bakiye 3.361,84-TL geçici iş göremezlik zararı, 700,00-TL SGK Sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri, 750,00-TL tedaviye bağlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 4.811,84-TL maddi tazminat hesaplaması yapıldığı görülmüştür.

Mahkememize sunulan maluliyet raporuna göre davacının 1 ay süreyle geçici olarka iş gücünü kaybetmiş olduğu, kaza tarihindeki ücret durumuna göre SGK'nın karşılamadığı iş göremezlik süresine isabet eden zararının 4.811,84-TL olarak belirlendiği, hesaplamaya esas alınan geçici iş göremezlik süresi, gelir seviyesi ve mahsup edilen SGK ödemesi dikkate alındığında zararın dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Davacının tedavi giderleri talepleri yönünden ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin. "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler", Türk Borçlar Kanununun 51. Maddesinin ise.

"Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümlerini haiz olduğu, bu çerçevede davacının kaza nedeniyle tedavi giderleri yönünden oluşan zararının hekim bilirkişi tarafından yaralanmanın ağırlığına göre muhtemel olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, yaralanma ve iş göremezlik sürelerine göre belgesiz tedavi giderinin 700,00-TL ve tedavi amaçlı ulaşım giderinin 750,00-TL olarak belirlenmesinin davacının yaralanma bölgesine ve yaralanmanın ağırlığına göre makul düzeyde olduğu anlaşıldığından rapor hükme esas alınmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 52/1. Maddesi uyarınca müterafik kusur şartları resen değerlendirilmesi gereken hususlardnadır. Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetine neden olan yaralanmasının burun bölgesinden kaynaklandığı, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediğinin kayıt altına alındığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin görüntülerin bulunduğu belirtilmiş ise de dosyaya davaya cevap süresi içerisinde görüntü kayıtları sunulmadığı gibi yargılama aşamasında da bu yönde bir ispatın gerçekleştirilmediği dikkate alınarak davalının müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilemediğinden müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır.

11-Davacı vekilinin dava değerini 03/10/2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik zararı yönünden 3.361,84-TL'ye, belgesiz tedavi gideri zararının 700,00-TL'ye ve tedavi amaçlı ulaşım gideri zararını 750,00-TL'ye artırmış ve toplam 4.811,84-TL dava değeri belirlenmiştir.

Mahkememizce alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya raporuna göre davacının tespit edilen zararları üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı araç işleteni, sürücüsü ve KZMMS sigortacısı yönünden toplam 4.811,84-TL maddi tazminata hükmedilmiştir Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı tedavi giderleri yönünden 1.000.000,00-TL olduğu, hükmedilen tazminatların poliçe teminatları sınırlarında olduğu anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden diğer sorumlulara göre ayrıca daha az bir sorumluluk miktarı belirlenmemiştir.

Davalı araç işleteni ve sürücüsünün sorumlulukları haksız fiile dayandığından haksız fiil tarihinden itibaren tazminata faiz işletilmiş, sigorta şirketi yönünden ise 23/02/2023 tarihinde yazılı başvuru evrakının davalıya teslim edildiği, 09/03/2023 tarihinde davalı şirketin temerrüde düşeceği gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça faiz talebinde bulunulmakla birlikte talep edilen faiz türü gösterilmediğinden hükmedilen faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir.

12-Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Davacının iddiaları ve dosya kapsamında toplanan deliller dikkate alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı sabit ise de burun kırığı oluşturacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verilen kazada, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kaza tarihi ile paranın alım gücü hususları ile birlikte değerlendirildiğinde takdiren 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilerek manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

13-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;

"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.

Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır.

Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.

Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)

Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)

Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir.

Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Maddi tazminat davasının davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden KABULÜNE, 3.361,84-TL geçici iş gücü kaybı, 700,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri ve 750,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 4.811,84-TL maddi tazminatın davalı ...

Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk sınırı 1.000.000,00-TL aşılmamak kaydıyla davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... yönünden kaza tarihi 14.12.2022'den itibaren, davalı ...

Sigorta Anonim Şirketi yönünden 09.03.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Manevi tazminat davasının ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ... yönünden KISMEN KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 14.12.2022'den itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,

3-Davalı... aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.694,89-TL harçtan peşin olarak alınan 343,25-TL, ıslah harcı olarak alınan 14,00-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 13,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.324,44-TL karar ve ilam harcının davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 4.811,84-TL vekalet ücretinin davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ... yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ... yararına takdir edilen 20.000,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve ...'ye verilmesine,

8-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 343,25-TL, ıslah harcı olarak yatırılan 14,00-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 13,20- TL toplamı 370,45-TL harcın davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ile 327,50-TL posta ve tebligat ücreti, 4.250,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 4.757,40-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1.126,20-TL'sinin davalılar ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi tarafından yargılama gideri olarak yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre 152,65-TL'sinin davacıdan alınıp davalı ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketine verilmesine, bakiyenin davalı ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,

11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

12-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalılar... ve ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

21/11/2024 Katip ... · e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/358, K. 2024/1044, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/358
Karar No
2024/1044
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/359 K.2024/423
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/359 K.2024/636
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/360 K.2024/908
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/360 K.2024/797
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/361 K.2024/720
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/361 K.2024/1815

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.