KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/519 Esas
- Karar no
- 2024/412
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/06/2023
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde. "Müvekkiller ile davalı ... Tekstil İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. arasında, ... Sokak No:... Konak adresindeki işyerinin içindeki malzemeler ile birlikte 80.000-TL bedel ile müvekkillere devri konusunda sözleşme yapılmıştır. (Sözleşme örneği ektedir - Ek.1) Ancak müvekkillerin sözleşmedeki iradesi davalıların hile ve kandırmaları nedeniyle fesada uğratılmıştır. Şöyle ki. Müvekkillerden ... aslen Moldova asıllıdır.
2005 yılında evlenerek Türk vatandaşlığını kazanmış ve İzmir'de yaşamaya başlamıştır. İzmir'e yerleştikten sonra balıkçı olan eşine evin geçiminde yardım etmek için Moldova'da uzun yıllar eğitimini aldığı moda ve konfeksiyon alanında çalışmak için iş aramaya başlamış ve bir gelinlik imalatçısında başlamıştır. Müvekkiller aynı işyerinde gelinlik işleme işçisi olarak çalışmaya başlayınca tanışmış ve arkadaş olmuşlardır.
Müvekkiller , bir tesadüf sonucu , davalı şirketin bulunduğu işyerinin camında “devren kiralık” yazısını görmüşler ve yıllar içinde edindikleri çevreyi kullanarak kendi işyerlerinde çalışmak ve para kazanmak için buraya talip olmuşlardır. İşyerinde bulunan malzemelerin değeri gerçekte 5-10 bin TL etmeyecek iken , işyerinin mevkii ; karşılığında iş yerini mevcut haliyle almaya razı olmuş ve dava konusu sözleşmeyi yapmışlardır.
Buna göre anlaşılan bedelin 20.000-TL'si sözleşme yapıldığı anda ödenmiş, kalan 60.000-TL için üç eşit (20.000-TL) senet yapılmıştır. Müvekkiller bu senetlerden ilkini de ödemiştir Müvekkiller çalışıp vadesi gelecek olan senetlerin bedelini biriktirmeye çabalarken bir gün noterden aldıkları bir ihtarname ile neye uğradıklarını şaşırmışlardır.
İhtarnamede işyerinin vakıf tarafından başka kişilere satıldığı , bu kişilerce kendilerine altı ay içinde işyerini tahliye etmelerinin ihtar edildiği yazılıdır. Bu ihtarnameyi alır almaz kendilerine iş yerini devreden davalılara giden müvekkiller , "Bizi ilgilendirmez" cevabını almış ve adeta kapı dışarı edilmişlerdir.
Müvekkiller aldatıldıklarını ve kandırıldıklarını anlamış , sonrasında da “işyerinin satılması konusunda vakıf ile yeni maliklerin çok önceden anlaştıkları , davalıların da bunu bildiği , davalıların yeni maliki tanıdıkları , yeni malikin işyerini ihtiyacı için aldığını ve kiracıyı tahliye edeceğini bildikleri, davalıların da bu nedenle işyerini devrettikleri , müvekkillerden bunu gizledikleri gibi , ayrıca gerçek dışı beyanlarla onları kandırdıklarını, bu suretle işyerinin kendilerine çok yüksek bir bedelle devredildiğini" öğrenmişlerdir.
Davalılar , hileli davranışlarının müvekkiller tarafından öğrenildiğini anladıktan sonra hızlıca senetlerin tahsili işlemlerine girişmiş , önce senetleri protesto ettirmiş, daha sonra da senetler için icra takibine başlamışlardır. Müvekkiller aleyhinde 20.000-TL likiki senet için İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı iki ayrı icra takibi yapılmıştır.
(Ek.4-ödeme emri örnekleri) Ancak sözleşmenin tarafı şirket olmasına rağmen senetlere alacaklı(lehdar) olarak davalı ... adı yazılarak icra takibinde alacaklı yapılmış, bu suretle sözleşmeye bağlı senetlere ilişkin müvekkillerin defi ve itirazları bertaraf edilmiştir. Bu suretle davalılar , sözleşmenin tarafı olmayan ...'ı senetlerde alacaklı yaparak bu işlemlerinde de kanuna karşı hile yoluna gitmekten çekinmemişlerdir.
Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalıların bilerek ve kötü niyetle sebep olduğu menfi zararlardan doğan 300.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkillerin uğradığı manevi zararların tazmini için 700.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hükmedilecek maddi ve manevi tazminat alacaklarımız için iş yerinin tahliye edilmek zorunda kalındığı 30/08/2014 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara ficümeyls açar verilmesi arz ve talep olunur," şeklinde talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” Ticari Dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri Mutlak Ticari Davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar Nispi Ticari Davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Eldeki Uyuşmazlıkta; davacıların dava dilekçesi ekinde sundukları tarih taşımayan sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğrakları Menfi Zarar ve Manevi Zararın tazmini talep edilmektedir. Davacının talebi, davanın Mutlak Ticari Davalardan olmadığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle davalının Nisbi Ticari Dava olup olmadığının tespiti için davada taraf olan gerçek kişilerin tacir olup olmadığını saptamak amacıyla bağlı bulundukları Vergi Daireleri ve Ticaret Sicil Müdürlükleri ve Esnaf Odalarına müzekkere yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarından her ne kadar davacılardan ...'nun Arhavi Vergi dairesi Müdürlüğü'nde terk mükellef olduğu, diğer davacı ......'in faal mükellef kaydının bulunmadığı,
davalılardan ...'ın ise Konak Vergi Dairesi'ne bağlı vergi mükellefi olmasın rağmen son 5 yılın gelir vergisi beyannamesinde belirtilen gelir-gider, kâr-zarara ilişkin rakamların davalı ...'in tacir sayılmasına yeterli miktarda olmadığı anlaşılmakla ve de hernekadar ...'nun İzmir Ticaret Sicilinde şirket ortağı olarak kaydı bulunsa da şirket ortaklığının gerçek kişiyi tacir yapmadığı hususu da gözetilerek, Mahkememizce, davacılar ...nın ve de davalı ...'in tacir olmadıkları kabul edilmiştir.
Eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Davacılar ve de davalı ... tacir sıfatını taşımadığı gibi dava konusunun da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediği anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Davacı ve davalılardan birinin tacir olması davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmemektedir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir (İzmir BAM ... HD.... K.)
TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/519, K. 2024/412, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama