KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/688 Esas
- Karar no
- 2024/845
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/08/2023
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde. Müvekkillerim aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri müvekkillere tebliğ edilmiş takip kesinleşmiştir. Müvekkillerim içinde bulundukları ekonomik zorluklar, bulundukları ikametgahları terk etmiş olmaları ve takip alacaklısına herhangi bir borçları olmadığından takiple ilgilenememişlerdir.
Müvekkillerimin ihmali sonunda takip kesinleşmiş, kesinleşen takipten dolayı müvekkillerimin akrabalarına 89/1-2-3 ihtarnameleri gönderilmiştir. Bu kişilerinde ihmal etmesi sonucu bir kısım üçüncü kişilerden maaş kesintileri yapılmaya başlanmıştır. Bu şekilde takip dosyasına 23.964-TL ödeme gelmiştir. Müvekkillerimin mal varlıklarına haciz konulunca ve tanıdıklarına haciz ihbarnameleri gitmeye başlayınca müvekkillerim olayın ciddiyetini anlamışlardır.
Yapmış oldukları araştırma sonucunda aleyhlerine açılan icra takibinde 106.894,80-TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsili talep edildiğini , takip talebinde takibe konu alacak kısmında 07/09/2021 vadeli asıl alacak 106.894,80 TL yazılmış olduğunu görmüşlerdir. Bundan sonraki süreçte menfi tespit davası açmaya karar vermişlerdir.
Takip dayanağı belgeler UYAP üzerinden incelendiğinde ekte de verildiği üzere müvekkillerim ile ilgisi olmayan 3 adet bononun takibe dayanak yapıldığı görülmüştür. Bu belgelerin incelenmesinde. 05/01/2021 vadeli 900 USD bedelli alacaklı ... borçlu... olduğu, 05/02/2021 vadeli 1000 USD bedelli alacaklı ... borçlu... olduğu, 05/03/2021 vadeli 1000 USD bedelli alacaklı ... borçlu... olduğu görülmüştür. Takibe dayanak olan senetlerin borçlusu müvekkillerimden hiçbiri değildir.
Kaldı ki müvekkillerimin davalıya hiçbir borçları da bulunmamaktadır. Bu husus arabuluculuk görüşmeleri esnasında da dile getirilmiştir. Fakat alacaklı tarafından ikna edici bir açıklama yapılmamıştır. Müvekkillerimin takip alacaklısına (davalıya) herhangi bir borçları bulunmamaktadır. Bu durumda ispat yükü talip alacaklısında (davalıdadır.) müvekkillerimin kendisine neden dolayı borçlu olduğu hususunun alacaklı tarafından ispatlanması gerekmektedir.
Takibin dayanaktan yoksun açıldığı takip talebi ile dosyaya ibraz edilen alacağa ilişkin belgelerin birbiri ile örtüşmediği açıktır. Müvekkillerimin hiçbirinin de davalıya borcu bulunmamaktadır. Mahkemenizce uygun görülmesi halinde teminatsız ya da belli bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar takibin durdurulmasını talep ederiz, İİK 72 madde gereğince İzmir ...a Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yer alan takibin (dosya içeriğine göre teminatsız) ya da mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında durdurulmasını,
Müvekkillerimin davalıya herhangi bir borçları olmadığından menfi tespit davamızın kabulünü, Davalının takip açmakta kötü niyetli olmasından dolayı takip miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkillerime verilmesini,
Yargılama ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak tarafımıza verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
GEREKÇE
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” Ticari Dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri Mutlak Ticari Davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar Nispi Ticari Davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Dava; İzmir... İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasında vaki itirazın İİK 67 uyarınca iptaline ilişkindir.
Eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayda. Dosyamıza gelen cevabi yazılardan davacı ...'nin Vergi Dairesi kayıtlarında faaliyetini 31.12.1993 tarihinde sonlandırdığı,... Ltd Şti'nin ortak ve yöneticisi olduğu; diğer davacı ...'nin Gaziantep Esnaf Odasında esnaf kaydının devam ettiği, Şahinbey Vergi dairesi mükellefi iken 11.01.2016'da işini terk ettiği.
Davalı ...'in ise Vergi kayıtlarında 23.12.2010 tarihinde faaliyetini terk ettiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydına rastlanmadığı tespit olunmuştur. Davalı ...'in ise Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Beyazıt Vergi Dairesi kayıtlarına göre vergi mükellefiyet başlangıç tarihinin 01.10.2010 olduğu, fakat 23.12.2021 tarihinde "Terk" olduğu, mükellefe ait her hangi bir beyannameye rastlandığının bildirildiği görülmektedir.
Böylelikle dava taraflarından sadece davacı... Gıda ... Ltd. Şti.'nin tacir sıfatını haiz olduğu, diğer davacılar ... ile ...'nin ve de davalı ...'in dava tarihinde ve de karar tarihinde tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/688, K. 2024/845, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama