KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/765 Esas
- Karar no
- 2025/7
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 19/09/2023
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 03/09/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, müvekkilinin iş bu toplantıya katılmadığını toplantıya ilişkin genel kurul tutanağının müvekkiline 13/09/2023tarihinde tebliğ edildiğini, tutanağın 5. Maddesi ile ana sözleşmenin 14. Maddesine ek madde eklenmesine dair ana sözleşmede değişiklik yapılmasına dair karar alındığı,
alınan karar ile genel kurulda kabul edilen geliştirme özel fonuna karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyeleri, üyelikten çıkarılacağına karar verildiğini, kooperatif üyelerinin kooperatifin kurduğu bir yardım fonuna katılımın zorunlu tutulmasına, katılmayan ve ödemede bulunmayan üyenin üyelikten çıkarılmasına dair iş bu kararın kanunca, ana sözleşmeye ve eşitlik ilkesine açıkca aykırı olduğunu nitelikli çoğunluğun sağlanmadığını beyan ile davalı kooperatifin 03/09/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ile kararların icrasını tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; dava dilekçesinde, davacının genel kurul toplantısına katılmadığı açıkça belirtilmekle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine göre dava ehliyeti bulunmadığının itiraf edildiğini; genel kurul çağrı yazılarının, diğer ortaklara olduğu gibi davacıya da gönderildiğini; buna rağmen genel kurul toplantısına katılmayan davacının böyle bir dava açamayacağını, genel kurul çağrısının ve gündemin ilanının usulsüz olduğuna, genel kurulda yetkisiz kişilerin oy kullandığına yönelik herhangi bir iddiada bulunulmadığını;
keza dava konusu genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenen kararların, Türk Ticaret Kanunu'nun “butlan” başlıklı 447. maddesi kapsamında olduğunun da iddia edilmediğini.
Ticaret Bakanlığı'nın ekte sunulan yazısına göre davacının, genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerden olmadığını, geliştirme fonu ile yardımlaşma fonunun farklı kavramlar olduğunu; buna rağmen dava dilekçesinde, geliştirme fonu ile yardımlaşma fonu karıştırılarak, yanlış bir yorumla yardımlaşma fonuna yönelik beyanlarda bulunulduğunu; iddia edildiği gibi yardımlaşma fonuna her ortağın katılmasının zorunlu olmadığını;
yardımlaşma fonuna katılmayanların ve katılım bedelini ödemeyenlerin ortaklıktan çıkarılmasının söz konusu olmadığını, Geliştirme Özel Fonu, kooperatifin amacı doğrultusunda, tedarik ve üretim faaliyetlerinin finansmanı ile ilgili olduğundan, eşitlik ilkesi gereğince tüm ortaklardan oluştuğunu; bu konudaki çalışmaların, Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü'nün görüşü alınarak yürütüldüğünü; kararın oybirliği ile alındığını ve büyük bir beklenti içinde olan ortakların yoğun bir katılımının görüldüğünü; böyle bir fon oluşturmakla, ileride bir cam fabrikası kurularak,
hem üyelere, hem de ülke ekonomisine pozitif katkı sağlanmasının amaçlandığını, Geliştirme Özel Fonu Çalışma Yönetmeliği'nin, Ana Sözleşmenin 65. maddesine dayanılarak 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısında görüşülüp (mad:13), oybirliği ile kabul edildiğini; adı geçen Yönetmeliğin “Kapsam ve Yükümlülük” başlıklı 4. maddesinin, “Fon için gereken kaynak ve gerekli görülen güncelleme ve yeniden değerlendirmeler, genel kurullarda belirlenen miktar ve ödeme planına göre tüm ortâkların eşit katılmaları ile oluşturulur” hükmünü içerdiğini;
esasen sözü edilen Yönetmeliğin ve 60.000,00 TL'nin nasıl ödeneceğinin, dava konusu genel kuruldan önce 04.06.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulda görüşülüp, karara bağlandığını ancak bu kararın iptali için dava açılmadığını, dava dilekçesinde, böyle bir kararın, ortakların 3/4'ünün rızası ile alınabileceğinden bahsedildiğini; oysa bu çoğunluğun ancak Kooperatifler Kanunu'nun 31. maddesindeki bilanço açıklarının kapatılması ile ilgili kararlarda gerekli olduğunu;
nitekim Ticaret Bakanlığının yazılı açıklamaları ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E.2012/3297 — K.2012/4652 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Kooperatifler Kanunu'nun 52. maddesindeki ağırlaştırılmış nisabın (3/4) değil, 51/1. maddesindeki nisabın uygulanması gerektiğini, ayrıca davacı firma ve yetkilileri ile devam eden muhtelif davalar bulunduğunu (1- İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde, TCK 247/1'e göre açılmış...
Esas sayılı dava, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... sayılı dava (istinaf aşamasındadır), İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan... Esas sayılı dava); davanın açılma saikinin takdirini Sayın Mahkemeye bıraktıklarını belirterek, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddedilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul tutanakları, yazışmalar, hazirun cetveli, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi yemin ve sair yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; kooperatif ana sözleşmesi, Ticaret Bakanlığı'nın Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Görüşleri, 04 Haziran 2023 tarihli Genel Kurul'da alınan kararlar ve Geliştirme Özel Fonu Çalışma Yönetmeliği, 2022 yılı bilançosu, 03 Eylül 2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'da alınan kararlar, hazirun cetvelleri, İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... K. Sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası, tanık beyanları, bakanlıktan alınan ön izin, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman kooperatif bilirkişisi ...e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 24/09/2024 tarihli raporda özetle;
davacının, işbu davayı kooperatif ortağı olarak açtığını, ancak taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin, genel kurul ve dava tarihinden sonra 13.03.2024 tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile sonlandırıldığının anlaşıldığını, kooperatif yetkilileri, şu ana kadar kendilerine, sözü edilen kararın iptali için dava açıldığına dair herhangi bir bildirim yapılmadığını belirttiklerini, ortaklığın sona ermesinin dava açma şartı ve hukuki yarar açısından değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı şirket,
Kooperatifler Kanunu'nun 53'üncü maddesi ile Ana Sözleşmenin 40'ıncı maddesindeki dava şartlarını (genel kurul toplantısına katılıp, karar aleyhinde oy kullanılması ve muhalefet şerhinin toplantı tutanağına yazdırılması) yerine getirmediğini, mevcut verilere göre davacının toplantıya katılıp, oy kullanmasının engellenmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın, genel kurul çağrısına yönelik bir itirazının bulunmadığını, tarafınca yapılan incelemede de, genel kurul çağrısı ile ilgili herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını, iş bu şartlarda davacının, böyle bir dava açıp açamayacağının nihai takdirinin mahkemeye ait olduğunu,
genel kurul kararlarının iptali ile ilgili davalarda talebin kabul edilebilmesi için iptali istenen kararların, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olması gerektiğini, nihai takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu kararların bu nitelikte olmadığını rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava; kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının üyesi olduğu davalı kooperatifin 14/04/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 5. Maddesi ile alınan ana sözleşme değişikliğine ilişkin karar ile ana sözleşme değişikliği ile kurulan geliştirme özel fonunun çalışması esaslarına ilişkin gündemin 6 ve 8 maddeleri ile alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, bu kapsamda davacının iptal davası açma hakkı bulunup bulunmadığı, iptali istenen kararların alınmasında nitelikli çoğunluk aranıp aranmadığı, aranıyor ise aranan nitelikli çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı, bu kapsamda kararlar yoklukla malul olup olmadığı, iptali gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.
Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri,
genel kurul toplantısını kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaat ile toplantıda alınan genel kurul kararlarının kanuna, sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiası ile iptalini isteyebilecekleri düzenlenmiş olup, iş bu düzenlemeye göre, kooperatif genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın, ortaklık ilişkisinin yargılama sonuçlanıncaya kadar devam ettirmesi gerektiği, gerek öğretide ve gerekse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olup, somut uyuşmazlıkta ise,
davalı kooperatifin 14/04/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptalini isteyen davacının, kooperatif ile olan ortaklık ilişkisinin davalı kooperatifin 13.03.2024 tarih ve... sayılı yönetim kurulu kararı ile sonlandırıldığı, iş bu kararın iptal edildiği veya iptalinin istendiğine dair davacı tarafça herhangi bir iddia ve buna ilişkin kanıt da sunulmadığı, iş bu nedenle davacının ortaklık ilişkisinin sona ermesi ile davada aktif husumet ehliyetinin de sona erdiği, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E imza · Üye ... · eimza · Üye ... · eimza · Katip ... · eimza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/765, K. 2025/7, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama