KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/823 Esas
- Karar no
- 2024/899
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 14/09/2018
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ye ait davalı...ın sürücüsü olduğu ve davalı ... sigortanın ZMMS ile sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacıların desteği olan...'in yolcu olarak bindiği ve davalı ...
Sigortaya ZMM ile sigortalı olan... plakalı motosikletin karıştığı kazada motosiklette yolcu olan ...'in vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı anne ve baba için ayrı ayrı şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalınan tazminatın sürücü ve işleten açısından 01.07.2018 kaza tarihinden itibaren, ...igorta açısından 23.08.2018 ve ...a Sigorta açısından 22.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı sigorta şirketlerinin limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,
ayrıca yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL ve davacı abi için ise 30.000,00 TL manevi tazminatın 01.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte sürücü-işletenden (sigorta şirketleri hariç) tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda;
Davalı...'nin cevap dilekçesinde, davanın Foça Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, kusurun şerit değiştiren motosiklet sürücüsünde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekilinin cevap dilekçesinde, Foça C.başsavcılığının ... soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, motosiklette bulunan davacıların murisinin alkollü olduğunu, motosiklet sürücüsünün de hem alkollü ve hem de kusurlu olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sigortanın cevap dilekçesinde, müvekkilinin kusuru oranında ve teminat limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuştur.
Davalı ...sigortanın cevap dilekçesinde, davacının dava açma şartlarını yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile vefat edenin motosiklette yolcu olduğundan olayda hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı destek tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki dava öncelikle Mahkememizin ... esasına kaydedilmiş yapılan yargılamanın sonunda 24/12/2020 tarihinde"Maddi tazminat yönünden; davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacılardan ... için 37.733,76.-TL, davacı... için 23.243,84.-TL destekten yoksun kalınan tazminatın davalılardan ... Sigortadan 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
Maddi tazminat talebi yönünden davalılar ..., ... ve ... Sg'ya karşı açılan davanın reddine,
Manevi tazminat yönünden açılan davanın reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen karar davacı ... vd. vekili tarafından istinaf edilmiş olup, İzmir BAM ... HD ... karar sayılı ilamı ile
"Bilindiği üzere, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50.maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak, bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. Maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur.
Yargıtay ... HD'nin ... K. Sayılı 21/09/2021 tarihli kararında vurgulandığı gibi karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında taraf sıfatı sona eren davacının tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması için kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mahkemece, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan yapılan indirim nedeniyle reddedilen tutar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeğinin ve istinaf edenlerin sıfatına göre vekalet ücretinin aleyhe arttırılamayacağının hükümde gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; dosya kapsamına göre, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden ayrı ayrı %20 oranında indirim yapılması yerinde ise de, yapılacak indirimin her bir davacı için hesaplanan maddi tazminat üzerinden önce %20 indirim yapıldıktan sonra kalan tazminat tutarı üzerinden tekrar %20 oranında indirim yapmak suretiyle tazminatın hesaplanmış olması hatalı olmuştur. Bu durumda, her bir davacı için hesaplanan tazminat üzerinden ayrı ayrı %40 olarak indirim yapılarak davacılar lehine hükmedilecek tazminatın hesaplanması gerekmekle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulü gerekmiştir.
-Davacılar vekili ve davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2020 tarihli, ... Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,"şeklinde karar verilmiştir.
İzmir BAM.... H.D.' nin ...Karar sayılı kaldırma ilamı gereği,
Öncelikle mahkememizce...' in mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacılar vekili tarafından mirasçılar yönünden düzenlenmiş usulüne uygun vekaletname de sunulduğundan taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu dilekçesinde hesaplamaya ilişkin başvurusunun da bulunduğu görüldüğünden ve ...' in ölüm tarihi artık bilindiğinden aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiden alınan 02/04/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "Dosya kapsamına göre ... plakalı araç sürücüsü olan ...ın kusursuz olması nedeni ile, bu araç sahibi ...e ZMMS poliçesini düzenleyen ...Sigorta için tazminat hesabı yapılmadığı,
-Uyuşmazlık konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın alkollü ve %100 kusurlu olduğunun belirlenmiş olması nedeni ile bu araca ait ZMMS poliçesini düzenlemiş olan davalı ... SİGORTA bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu %10 artış %10 iskonto esasına dayanan "progresif rant yöntemi" ile hesaplama yapıldığı,
-Davacılar için ölen kişinin ileride evlenmesi ve 2'şer yıl ara ile iki çocuğunun dünyaya gelmesi olasılıklarının da gözönünde bulundurulduğu; ... için vefat tarihine kadar destek payı ayrıldığı,
-Böylece:... için : 8.583,65-TL , ... için : 296.574,82-TL olmak üzere TOPLAM 305.158.47-TL DYKT hesaplandığı;
Hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı;
Olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığı ve
Müteveffanın da alkollü olmasının yanı sıra Alkollü sürücün aracına binmiş olmasından kaynaklı olarak müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının Sayın Mahkemenizin takdirine olduğu " şeklinde ek raporun sunulduğu görüldü.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile ... Sigorta'nın sorumlu olduğu destekten yoksun kalma tazminatı alacağına ilişkin olarak davacı... için; arttırılan kısım olan 237.615,80-TL ile 04/12/2020 tarihli artırım dilekçesinde talep edilen miktar olan 58.959,02-TL'nin birleştirilmesi sonucu toplam 296.574,82-TL'nin davalı ...Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.
Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201K )
Belirsiz alacak davası alacaklıya zamanaşımı ve faiz başlangıcı noktasında imkanlar sağlayan istisnai bir dava türü olup, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. Alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir.
Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır. Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, açıkça HMK' nun 107. Maddesine dayanıldığından ve kaldırma ilamı öncesi bedel arttırım dilekçesi sunulduğundan davacılar vekilinin belirlenen bedel sonrası dava değerini ıslah ederek arttırmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenler ile, eldeki destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin mahkememizce verilen ilk hükme karşı başvurulan istinaf dilekçeleri ve kaldırma ilamı birlikte değerlendirildiğinde kazanılmış haklar gözetilerek davalılar... Sigorta,... yönünden açılan davanın reddine, mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ve sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda ise kaldırma ilamı gereği hesaplanan bedeller üzerinden %40 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele 21/08/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmekte ise de yine kazanılmış haklar gözetilerek mahkememizce verilen ilk kararda belirtilen tarihten itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip... E imza¸ Hakim ... · Ei mza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/823, K. 2024/899, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama