KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/308 Esas
- Karar no
- 2025/62
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/04/2024
Karar Metni
2.667 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.
İzmir ili Karabağlar ilçesi istikametinde 29.10.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki...2 plakalı otomobilin sürücüsü aracı ile seyir halinde olan müvekkilinin ... plakalı aracına arkadan çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere...plakalı araç müvekkiline ait...araca çarpması sebebiyle tam ve asli kusurlu olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plakalı aracında işlemler yapılmak durumunda kalındığını,
kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik sigortasının bulunması sebebiyle davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak 11.01.2024 tarihinde...başvuru numaralı ,... arabuluculuk numaralı dosyada anlaşamama ile sonuçlandığını, kazaya sebebiyet veren davalı aracın sigorta şirketi hiçbir zararı karşılamadığını, müvekkilİ aracını servise çektirdiğini, kaza sonrasında müvekkiline ait ... plakalı aracın 52.784,72 TL'ye tamiri yapıldığını, müvekkiline ait aracın değişmesi gereken tüm parçalar ve yapılması gereken tüm işlemler yetkili serviste yapıldığını,
kaza sonrasında müvekkiline ait araçta onarım yapılması durumunda kalındığını, müvekkili kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde aracın değişen herhangi bir parçası bulunmadığı gibi aracın sağ yan kısmında herhangi bir hasar ve/veya boya bulunmadığını, meydana gelen kaza sebebiyle, müvekkiline ait araçtaki hasarın yeri ve değişen parçaların nitelikleri ile aracın model ve km'si de dikkate alındığında aracın orjinalliğinin bozulduğu ve değerinin ciddi anlamda düştüğünü,
kazanın gerçekleştiği tarihte aracın değeri daha yüksek iken kazadan sonra hasar kaydı çıktığı için aracın değeri düşerek müvekkiline maddi olarak zarar verildiğini, kazanın gerçekleştiği tarihte aracın değeri ile kazadan sonra hasar kaydı çıktığı için aracın değeri düşerek müvekkiline maddi olarak zarar verildiğini, fazlaya ilişkin talep dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak işbu davayı açtığını,
bilirkişi raporu sonucunda hesaplanacak tazminat bedelleri daha sonradan talep edilmek üzere şimdilik 100-TL değer kaybı tazminat bedelinin kaza tarihi olan 29.10 2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, her türlü yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 21/11/2024 tarihli dava değer artırım dilekçesinde özetle; Fazlayı talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, yukarıda tablo halinde belirtilen değer kaybı tazminatı alacağı için 100-TL taleple ikame ettiği davanın 74.900-TL arttırarak toplam 75.000-TL alacağın kaza tarihi olan 29.10.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, 24/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı, 29/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, müvekkili sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL değer kaybı tazminat isteminde bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğumuz gerekçelere istinaden reddi gerektiğini, ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 15/09/2022 - 15/09/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL,
poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kaza tespit tutanağı, Ruhsat fotokopisi, Hasara ilişkin fotoğraf, Onarıma ilişkin fotoğraflar, Hasar Faturası, Tanık, Bilirkişi incelemesi, Yargıtay kararları ve yasal deliller. suretleri delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...29/10/2022 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Davacıya ait ve sürücü... idaresindeki... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... plakalı aracın ARKA KISIMLARINDA Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
2)Davacıya ait ... plakalı...marka ve... 3 Elektrikli otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmı: haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 75.000,00 TL (Yetmişbeşbinlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı.
Yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait...plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ... plaka sayılı araçlar arasında 29/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen ...plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 15/09/2022-15/09/2023 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 100.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
Davalı tarafça süresinde yetki itirazı ileri sürülmüş ise de dava konusu kazanın İzmir ili Karabağlar ilçesinde meydana geldiği, haksız fiilden kaynaklanan davalarda haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinin yetkili mahkemeler arasında sayıldığı, mahkememiz yargı çevresinde meydana gelen kazayla ilgili açılan davada İzmir Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Kusur dağılımının belirlenmesi noktasında kusurun ağırlığı ve dağılımının takdiri münhasıran hakimin yetkisinde olmakla birlikte uygulamada kusur dağılımına esas kural ihlallerinin tespiti yönünden sıklıkla bilirkişi raporu alınmaktadır. Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 266/1.maddesinin 2.cümlesinde yer alan "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü uyarınca kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı genel bilgi ve tecrübeyle çözümlenebilecek nitelikte ise bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Dosyaya sunulan ve kazayı gerçekleştiren her iki taraf araç sürücüsü tarafından düzenlenmiş ve taraflarca yargılama sırasında kaza oluş şekli yönünden itirazda bulunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın trafikte seyri sırasında trafik yoğunluğu nedeniyle araçların durduğu noktada durması sonrasında davalının sigortalısı aracın dava dışı sürücüsü ...n sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın duramayıp davacıya ait araca çarptığı, çarpma şeklinin araç sürücüsü ... tarafından kaza tespit tutanağında "A aracım ile Yeşillik caddesi Gaziemir istikametine seyir halinde giderken önümdeki trafiğin durmasından dolayı frene bastım aracım kızaklayarak önündeki B aracına arkadan çarptı" şeklinde açıklandığı görülmüştür.
Kaza tespit tutanağında anlatımı belirtilen kaza oluş şekline göre davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...KTK'nın 52/b ve c maddelerinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşıldığından,
davacıya ait araca duraklamalı ilerleyen trafikte arkadan çarpma suretiyle sebebiyet verilen kazanın çözümlenmesinin genel bilgi ve tecrübeyle mümkün olduğu gözetilerek mahkememizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmaksızın resen gerçekleştirilen değerlendirme sonucu davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 1.025.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 75.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait araçta gerçekleşen hasar ve onarım gören parçalar ile aracın marka, model, segment ve kullanım ömrüne göre, özellikle aracın ilk tescil tarihinin 01/07/2022 oluşu ve kaza tarihinde henüz 4 aylık ve 11.799-KM kullanım geçmişi bulunan aracın rayiç değerinde önemli ölçüde azalma gerçekleşeceği gözetilerek piyasa şartları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen 75.000,00-TL değer kaybı zararının yerinde olduğu anlaşıldığından davacıya ait aracın 75.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı olduğu kabul edilmiştir.
9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 100.000,00-TL olduğundan dava öncesi ve dava sırasında gerçekleşen ödemelerin mahsubu gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında poliçe limitinden eksilmeye yol açacak bir ödeme gerçekleştirildiğine dair delil sunulmadığından poliçe limitinden kaynaklanan sorumluluk 100.000,00-TL olarak belirlenmiştir.
Davacı vekilinin 21/11/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 75.000,00-TL'ye yükseltildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesi ve aşamalarda davalı tarafça dava öncesinde poliçe limitini eksilten bir ödemede bulunulduğuna dair açıklama veya dekont sunulmadığı gözetilerek 75.000,00-TL zararın poliçe limiti 100.000,00-TL ile sınırlı olarak davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu temerrüt tarihinden itibaren başlamakla, dava öncesinde 14/12/2022 tarihli yazılı başvuru sonrası 8 iş günü sonunda oluşan temerrüt tarihi 27/12/2022 tarihinden itibaren, zarar veren aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faiz türü üzerinden belirlenecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
10-Arabuluculuk dava şartı kapsamında Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin hangi tarafın sorumluluğunda olduğu yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede, her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır.
Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir.
Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
21/01/2025 Katip... · e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/308, K. 2025/62, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama