KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/656 Esas
- Karar no
- 2025/340
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 05/08/2024
Karar Metni
2.869 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketlerde çalışan...’nın emeklilik nedeniyle işten ayrılması sonrasında kendisine 596.476,11 TL kıdem tazminatı ödenmiş olduğunu, ...
A.Ş. nezdinde çalışmış olduğu döneme ilişkin net 203.512,21 TL+ 1.556,47 TL damga vergisi olmak üzere 205.068,88 TL nin bu şirketten rücu edildiğini, kalan kısmının davalı şirketlerden ayrı ayrı rücu edilmesi gerektiğinden iş bu davanın açılmış olduğunu, Davalı şirketlerin işçisi olan... nınn kendi şirketlerinde çalıştığı önemlerde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında doğacak alacaklardan sorumlu bulunduklarından ödenen bedelin avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep ettikleri, iddia ve ifade edildiğini, 391.407,23 TL kıdem tazminatından )damga vergisi dahil) davalıların sorumlu olduğu kısmın,
ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile birlikte davalılardan sorumlulukları tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... İnşaat A.Ş. Ve ...Hizmet Taah. A.Ş. Vekili cevap dilekçesi ile. Davacı tarafça hizmet alımına ilişkin yapılan sözleşme gereğince dava dışı işçiye ödenen tazminatın rücuen tazmini için açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davanın kabulü manasına gelmemek kaydıyla davacı idarenin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın kabul edildiği anlamı taşımamak kaydıyla mahkeme aksi kanaatte ise.
Davacı kurum dilekçesinde sözleşme maddelerinden ve sözleşmenin atıfta bulunduğu genel şartnameden bahsettiğini, bu maddelerin hiçbirinde tazminatlardan alt işverenlerin sorumlu olacağına dair açık açık bir hüküm bulunmadığını, İş akdinin sona ermesi halınde kıdem tazminatı niteliğindeki alacakların yüklenici tarafından ödeneceğine dair bir ifade yoktur.
Davacı idare ile yapılan hizmet alımı sözleşmelerinde hiçbir maddede alt işverenlerin sorumluluğuna dair açık ve net bir hüküm bulunmadığı için davacı idarenin de sorumlu olduğunu, Dava dışı işçinin müvekkili şirketler nezdinde belirli dönemler arasında çalıştığını, Müvekkili şirketlerin sorumluluğuna hükmedilecekse bu dönemden ve ödediği ücret üzerinden davacı ile birlikte (%50) sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İhaleye ilişkin sözleşme suretleri ve ihale dosyası, banka ödeme dekontları, muhasebe ödeme emri fişleri, işçi özlük dosyası, SGK kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar aşağıdaki tabloda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur.
İşveren vekili... A.Ş. nin 203.512,21 TL+ 1.556,47 TL damga vergisi olmak üzere toplam 205.068,88 TL nin bu şirketten rücu edildiğini belirtmiş olmakla birlikte,... A.Ş. nin ödediği rakamın toplam 205.068,68₺ olduğu, dava dilekçesine sehven 205.068,88 TL yazıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin toplam sorumluluğu 391.407,43 ₺ olarak hesaplanmış olup sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur.
SONUÇ
Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere;
Dava ve uyuşmazlık konusu davalarda temyizen inceleme görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesine (Yargıtay 6.H.D.) Verildiğinden bu dairenin kararlarında yer alan ilkeler doğrultusunda;
Alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar yukarıdaki tablolarda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur.
Raporda yer verilen analiz ve hesaplamalar, Yargıtay 23.H.D., Yargıtay 6.H.D.(Yargıtay 15.H.D.) ile İzmir BAM 13. Ve 21.H.D. sinin ilke kararları ve güncel içtihatlarına göre yapılmış olmakla birlikte;
Davacı kurumun icra takibi sonrasında ödediği ve talepte bulunduğu kıdem tazminatı ödemesinden davalı alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutar ile bu tutarlara uygulanabilecek faiz takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı görüş ve kanaatiyle,
Yedi sayfa, bir nüsha olarak düzenlenen iş bu bilirkişi raporum arz edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, davacı idare tarafından davalı alt işverenler nezdinde işçi olarak çalıştırılan...'ya ödenen 391.407,23-TL tutarındaki kıdem tazminatı ve damga vergisinin davalı alt işveren şirketlerden çalıştırma dönemlerine isabet eden oranlarda rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2-Davacı taraf, dava dışı işçi...'nın davacı şirket asıl işverenliğinde ve davalı şirketler alt işverenliğinde işçi olarak çalıştığını, işçinin emekli olarak işten çıkması üzerine kendisine 596.476,11-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, dava dışı... A.Ş. Alt işverenliğinde çalışılan dönem için 205.068,88-TL'nin ilgili alt işverenden tahsil edildiğini, bakiye kıdem tazminatının davalı şirketlerin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek ayrı ayrı alacak talebinde bulunulmuştur.
3-Davalılar ... İnşaat A.Ş. Ve ...Hizmet Taah.A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde taleplerin zamanaşımına uğradığını, işçinin kıdem tazminatının 6552 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca kurum tarafından ödenmesi gerektiğini, hizmet alım sözleşmesinde işçinin kıdem tazminatından yüklenicinin sorumlu tutulacağına dair bir hüküm bulunmadığını ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Kardeşler Gıda Turizm ve İnşaat San.Tic.Ltd.Şti.'ne dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve cevap süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde davalı tarafça husumet yönünden itirazda bulunulması üzerine dava dilekçesinde sehven farklı bir şirkete dava açıldığının anlaşılması üzerine bu davalı yönünden açılan dava mahkememizin 10/12/2024 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararıyla tefrik edilerek mahkememizin... Esas sayılı sırasına kaydedilmiş ve davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 23/09/2024 tarihli beyan dilekçesiyle dava dilekçesinde Tasfiye Halinde ... Kardeşler Deri Gıda Temizlik Fidancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin "... İth. İhr. Tem. Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şrt.-... Tem.Tarım İnş.Nak.Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti.-... Kardeşler Deri Gıda Tem. İnş. San. Tic. ltd. Şti.-...Tem. İnş. Özel. Sağl. Temiz. Yemek. Hiz. Taşıma Bilg.San.ve Tic. ltd.
Şti." adi ortaklığını oluşturan ortaklardan olduğu, dava dilekçesinde sehven farklı bir şirketin taraf olarak gösterildiği ileri sürülerek tarafın davaya dahil edilmesi talep edilmiş, Tasfiye Halinde ... Kardeşler Deri Gıda Temizlik Fidancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı 25/12/2024 tarihinde arabuluculuk anlaşamama son tutanağının düzenlendiği ve 03/01/2025 tarihli talep dilekçesiyle şirketin davaya dahil edilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tasfiye Halinde ... Kardeşler Deri Gıda Temizlik Fidancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin "Kürşad İth. İhr. Tem. Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şrt.-... Tem.Tarım İnş.Nak.Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti.-... Kardeşler Deri Gıda Tem. İnş. San. Tic. ltd. Şti.-Zire Tem. İnş. Özel. Sağl. Temiz. Yemek. Hiz. Taşıma Bilg.San.ve Tic. ltd. Şti." adi ortaklığını oluşturan ortaklardan olduğu, adi ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle davada başlangıçta taraf olarak gösterilmeyen adi ortağın dahili davalı olarak davaya dahil edilebileceği gözetilerek talebin kabulüne karar verilmiş ve Tasfiye Halinde ... Kardeşler Deri Gıda Temizlik Fidancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin adi ortaklığı oluşturan şirket olarak davaya dahil edilme talebi kabul edilmiştir.
4-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asıl işveren olarak davalı yüklenici alt işverenler nezdinde çalıştırdığı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenlerden tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
5-Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinin ayrı ayrı incelenmesinde tarihli hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde sözleşme bedeline dahil olan giderler başlıklı 7. maddelerinde işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatı ve sair konulardaki sorumlulukların yükleniciye ait olup sözleşme bedeline dahil olduğu,
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 6. bölüm 38/7. maddesinde "Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır." ,
Hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir.
Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığından alt işverenlerin ödenen tazminat ve fer'ilerin tamamından kendi dönemiyle ile sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Davalı alt işverenlerin sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde işçinin alt işveren nezdinde son olarak çalıştığı tarihteki ücretinin mi yoksa kıdem tazminatına hak kazandığı tarihteki ücretinin mi dikkate alınması gerektiği hususunun ise ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak esasen alt işverenlerin sözleşme süresinin sona ermesi sonrasında işyeri devriyle dava konusu işçinin iş akitlerinin davalı şirketler nezdinde sona erdiği, bu tarihteki brüt ücretleri üzerinden işçilere kıdem tazminatlarının ödenmesi suretiyle işçilik alacaklarının tasfiye edilerek sözleşmenin sona erdirilebileceği ancak davalı taraflarca bu yönde bir ödeme yapılmadığı,
yani işçilik alacakları kıdem tazminatı yönünden tasfiye edilmediği dikkate alındığında davalıların ilerleyen dönemde işçinin brüt ücretinde meydana gelen artışlardan da sorumlu tutulması gerektiği, aksi durumda asıl işverenin,
çeşitli alt işverenler nezdinde geçen kıdem tazminatına esas sürenin tümünden son ücretle sorumlu tutulduğu da gözetildiğinde asıl işverence ödenen kıdem tazminatının bir kısmının kendi üzerinde kalacağı ve son alt işveren hariç diğer alt işverenlerin çalıştırma sürelerine isabet eden sorumlulukların asıl işveren aleyhinde azalacağı dikkate alınarak alt işverenin işçileri çalıştırdığı süreye oranla fakat kıdem tazminatı ödemesine esas alınan son brüt ücret üzerinden yapılacak hesaplamayla sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir.
6-Mahkememizce davalı yüklenicilerin dava dışı işçileri istihdam ettiği dönemlere isabet eden kıdem tazminatı alacak miktarlarının hesaplanması hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dışı işçi...'nın davacı şirket nezdinde 6210 gün çalışması bulunduğu, çalışma süresine göre 596.476,11-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, davalıların işçiyi çalıştırdıkları gün sayısına göre tazminattan sorumluluklarının;
-Davalı... Temizlik İnşaat Taahhüt Bilgisayar Ve Gıda Tabldot Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 37.844,06-TL,
-Davalı ...r Gıda Uluslararası Nakliyat , Petrol Ürünleri,temizlik İşleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 69.348,75-TL,
-Davalı ... İnşaat Anonim Şirketi yönünden 87.598,42-TL
-Davalı ...Hizmet Taahhüt Anonim Şirketi yönünden 81.931,42-TL
-Davalı... İthalat İhracat Temizlik Gıda İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi-Tasfiye Halinde ... Kardeşler Deri Gıda Temizlik Fidancılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi-... Temizlik Tarım İnşaat Nakliyat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi-... İnşaat, Özel Sağlık, Temizlik, Yemek Hizmetleri, Taşımacılık Bilgisayar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adi ortaklığı yönünden 84.812,95-TL
-Davalı... Temizlik Yemekhane Personel Hizmetleri İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi yönünden 29.871,83-TL,
Sorumluluklarının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
7-Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalılar ... İnşaat A.Ş. Ve ...Hizmet Taahüt A.Ş. Vekili itiraz dilekçesi sunmuştur. Davalı itirazlarının incelenmesinde 6552 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince kıdem tazminatından idarenin sorumlu olacağı ileri sürülmüş ise de, Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 07/03/2023 tarihli... Karar sayılı ilamında; "Mahkemece, 6552 Sayılı Kanunun 8. maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanununun 112. maddesinde yapılan değişiklik gerekçe gösterilerek dava dışı işçinin işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de kanunda yapılan değişikliğin yorumunda hataya düşülmüştür.
Kamu İhale Kanununa göre; hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin yüklenici şirket bünyesinde çalıştıkları tüm işçilik alacaklarının yüklenici şirket tarafından karşılanacağı gerek ihale şartnameleri ve gerekse sözleşmeler ile sabittir. İş mevzuatına göre ise işçiye karşı İş Kanunundan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici (taşeron) birlikte sorumludurlar.
İşçinin sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde işçinin bu tazminata kolay erişebilmesi açısından 4857 Sayılı Kanunun 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.
Bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olduğu sonucuna varmak mümkün değildir." şeklinde açıklandığı üzere işçinin kıdem tazminatının idare tarafından ödenmiş olması yüklenici şirketlerin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını sona erdirmeyeceği ve idarenin ödediği işçilik alacak ve tazminatlarını yüklenici alt işverenlerden talep edebileceği değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiştir.
8-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı idarenin, davalı alt işverenler nezdinde çalıştırılan işçisi ...'ya ödenen kıdem tazminatının çalıştırma sürelerine orantılanarak tespit edilen kıdem tazminatı sorumlulukları miktarınca davalıların davacı idareye karşı sorumlu olduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaların çalışma gün sayısı ve toplam tazminat miktarına uygun olarak Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre belirlendiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
9-Davacı tarafça talep edilen alacak miktarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak gerçekleştirilen temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 30/10/2023 tarih...Karar sayılı ilamında "Taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte,
dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde yapılan değerlendirme doğrultusunda yapılan incelemede, davalıların dava öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin belirli veya kesin bir vade içermediği gibi alacak miktarının da sözleşmede belirli olmadığı,
bu haliyle dava öncesi gerçekleşen bir temerrüt hali bulunmadığından alacağa ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gözetilerek dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
Katip... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/656, K. 2025/340, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama