KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas no
- 2021/999 Esas
- Karar no
- 2024/485
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 30/12/2021
Karar Metni
2.048 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uluslararası bir taşıma şirketi olan müvekkili ile davalı arasında uzun zamandır süregelen
bir ticari ilişkinin bulunmakta olduğunu, ...’in web sitesinde yayınlanan ... Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşıma
Şart ve Kuralları ile taraflar arasında imzalanmış çeşitli formlar kapsamında davalı yana defalarca taşıma
hizmeti verilmiş olduğunu, davalının fatura bedellerini zamanında ödememesi üzerine müvekkili şirketin, taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkiye binaen ve iyi niyet
göstergesi olarak cari hesap bakiyesinin 3 iş günü içerisinde ödenmesi hususundaki uyarı yazısını e-
posta yoluyla davalı-borçluya göndermiş olduğunu, uyarının dikkate alınmadığını ve hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek; fazlaya ilişkin tüm hakları
saklı kalmak kaydıyla davalı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve İzmir ... İcra
Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasındaki takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalı aleyhine mahkemece hükmedilecek alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra
inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve dava vekâlet ücreti ile A.A.Ü.T.’ nin 16. maddesi
uyarınca arabuluculuk maktu avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı firmanın 2019 tarihinden 2020 tarihine kadar çalıştıklarını, davacı ...' in dava dosyasına sunduğu kendi cari hesap dökümüne göre ... in alacak iddiasının 18.12.2019 ile 03.04.2020 tarihleri arasındaki 8 adet fatura alacağına dayandığını, 13.12.2019 tarihinde cari hesasın müvekkili şirketin yaptığı 14.550,00-TL ödeme ile sıfırlanmış olduğunu, müvekkili şirketin cari dökümlerine bakıldığında ,
davacı ... tarafından müvekkili şirkete 18.12.2019 tarihli 12.613,65.-TL bedelli fatura kesildiğini ve müvekkili şirketin bu fatura bedelini ( ve önceki cariden gelen ek bedel ile birlikte ) 20.12.2019 tarihinde 14.450,00.-TL olarak ... bank dekontu ile ödediğini, davacının dosyaya sunduğu cari dökümde de bu ödemenin görüldüğünü, ödeme ile müvekkili şirketin davacı şirkete olan borcunu 20.12.2019 tarihi itibariyle ödemiş olduğunu ve cariyi sıfırladığını, yine müvekkili şirketin cari dökümlerine bakıldığında,
20.12.2019 tarihinden sonra davacı şirketin tekrar müvekkili şirkete hizmet vermeye devam ettiğini ve davacı şirketin carisinde olan 10.01.2020 - 28.02.2020 tarihleri arasında ( 969,23-TL - 1167,57-TL - 4.101,91-TL -2.111,58-TL - 2.088,61-TL - 1.658,30-TL ) toplam 12.097,20.-TL bedelli 6 adet faturayı kestiğini ve 6 adet faturanın, müvekkili şirket defterlerinde işli olduğunu, bu toplam bedelin 31.12.2020 tarihinde müvekkili şirket ortağı ...'nin kredi kartı ile ödendiğini, bu ödeme ile müvekkili şirketin davacı şirkete olan borcunun 20.12.2019 tarihi itibariyle ödemiş olduğunu ve cariyi tekrar sıfırladığını,
bu durumda davacı şirketin carisinde olup da müvekkili şirketin carisinde olmayan sadece 03.04.2020 tarihli 4.396,65.-TL bedelli 1 adet fatura var olduğunu, böyle bir faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi davacı şirket tarafından bu faturaya konu olan bir dağıtım hizmetinin de müvekkili şirkete verilmemiş olduğunu belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takip alacaklısı davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların ticari defter ve kayıtları, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.02.2023 tarihli rapor, Mahkememizce SMMM bilirkişisinden aldırılan 20.03.2023 tarihli rapor, SMMM ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.11.2023 tarihli rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenen fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 25.11.2020 tarihinde yatırılan harçla, davacının alacaklı olduğu ve davalının borçlu olduğu örnek 7 ödeme emri ile 29.100,79 TL asıl alacak, 2.247,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.348,13 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacıya 1 Şubat 2021 tarihinde tebliğ edildiği ve 30.12.2021 tarihinde 1 yıllık dava açma süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki anlaşma gereğince davacı tarafça davalıya sunulan taşıma işine yönelik düzenlenen fatura ve cari hesap alacağı nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu iddia edilerek icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile davalının davacıya olan borcunun bir kısmını banka yoluyla ödediğini, bir kısmını da davalı şirket yetkilisi...'nin kredi kartı ile ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde SMMM Bilirkişisi tarafından inceleme yapılmış davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 14.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2019 ve 2020 takvim yılında e-defter mükellefi olduğu, e-beratların yasal süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklendiği, 13.12.2019 tarihi itibari ile cari hesap ekstresine göre davacının davalıya 6.71 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl nedeninin davacı tarafın 13.12.2019 tarihinden sonra düzenlediği faturalara ait ödemelerin davalı tarafından yapılmamasından kaynaklandığı, bu tarihten sonra takip tarihine kadar cari hesap dökümüne göre davacının davalıdan 29.080,79 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 20.03.2023 tarihli raporda; davalının 2019 yılı kebir ve envanter defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin ibraz edilmemiş olduğu, 2020 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defteri ile kebir defterinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının yasal defterlerine göre 20.11.2020 tarihi itibari ile davacının davalıdan 12.097,20 TL alacaklı olduğu,
davalının yasal defterlerine göre davacının ticari defterlerine kayıtlı olan 8 adet faturadan 7 faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre 7 adet fatura tutarının 24.710,85 TL olduğu, davalı şirket ortağının kredi kartından icra takibinden sonra 30.12.2021 tarihinde yapıldığı belirtilen 12.097,20 TL'lik ödeme göz önünde bulundurulduğunda takip tarihi itibari ile davalının davacıya 12.097,20 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine taşıma alanında uzman bilirkişide eklenerek Mali Müşavir bilirkişi ile taşımacılık alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından 08.11.2023 tarihinde rapor düzenlenmiş, düzenlenen bu raporda; icra takibine konu 8 adet faturadan sadece 969,23 TL tutarlı faturaya ilişkin gönderinin teslim edildiğine dair teslim evrakının bulunduğu,
davalının ticari defterlerine göre ve cevap dilekçesindeki beyanlarına göre 4.396,65 TL tutarlı fatura dışındaki 7 adet faturada belirtilen taşıma hizmetlerinin davacı tarafından davalıya verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalının faturaları kabul ettiği ancak bunlara ilişkin ödeme yaptığını iddia ettiği, 4.396,65 TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bu faturaya konu edilen kargolara ilişkin herhangi bir sevk evrakının da sunulmadığı, davalı şirket yetkilisinin kredi kartı ile davacıya 12.090,20 TL ödeme yapıldığı yönünde net ve somut bir tespitin yapılamadığı,
bu nedenle bu konuda bankacı bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak nihai sonuca varılacağı yönünde tespit ve değerlendirme yapılmıştır.
Davalıya 08.05.2024 tarihli duruşmada cevap dilekçesinde delil olarak bildirilen ancak tam olarak kart ve kartın sahibine ilişkin T.C. Kimlik numarası ile açık kimlik bilgileri bildirilmeyen şahsa ve ödemeye ilişkin kredi kartına yönelik tüm bilgilerin eksiksiz olarak bildirilmesi ve bu kredi kartında hangi hesaba ödeme yapıldığı konusunda beyanda bulunması için iki haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir.
Davalı vekiline verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ve sonrasında cevap dilekçesinde kredi kartı ile ödeme yapıldığı belirtilen ve delil olarak bildirilen kredi kartı bilgileri açık olarak mahkememize bildirilmiş ve bu karttan hangi hesaba ve/veya hangi şahsa ödeme yapıldığı da verilen kesin sürede ve sonrasında bildirilmemiştir.
Her ne kadar davalı tarafça şirket yetkilisinin kredi kartından ödeme yapıldığı savunması yapılmış ise de bu ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi, ödemenin yapıldığı kredi kartı numarasının tam olarak mahkememize bildirilmediği dolayısıyla beyanın dışında ödemeyi ispat eder nitelikte açık ihtara rağmen ödemeye ilişkin bilgiler açıkça bildirilmediğinden şirket yetkilisinin kredi kartından davalı şirketin davacıya olan borcunun 12.097,20 TL'lik kısmının 30.12.2021 tarihinde ödendiği ispat edilememiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve taşıma alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile davalıdan 29.100,79 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterleri ve cevap dilekçesindeki savunmasına göre davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu 4.396,65 TL tutarlı fatura dışındaki faturaların davalının kabulünde olduğu, bu fatura tutarlarına yönelik davacı tarafça ödeme iddiasında bulunulduğu,
ödemeyi ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça her ne kadar kredi kartından 12.097,20 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de davacının kayıtlarında bu yönde bir ödemenin yer almadığı, ayrıca bu ödemeye ilişkin ödeme belgesi banka dekontu, kredi kartı ekstresi ve kredi kartının tam bilgilerinin dosyaya sunulmadığı gibi bu yönde yapılan ihtara rağmen davalı tarafça bu ödemeye ilişkin ekstre ve açık kredi kartı bilgilerinin bildirilmediği, bu nedenle 12.097,20 TL'lik ödemenin davalı tarafça ispat edilmediği, icra takibine konu 7 adet toplam 24.710,85 TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
davalı her ne kadar ödeme savunmasında bulunmuş ise de HMK uyarınca ödemeyi ispat yükünü ödediğini iddia eden davalıya ait olduğu, davalı tarafça bu tutarın ödendiğinin ispat edilmediği, icra takibine konu 4.396,65 TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi bu faturaya konu mal ve hizmetin davalıya verildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenlerle icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan toplam 24.710,85 TL tutarında alacaklı olduğu,
alacak cari hesap ilişkisine dayalı olduğundan ve ayrıca bir ihtar bulunmadığından davacının icra takibine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacı reddedilen kısım yönünden icra takibinde kötü niyetli olmadığından bu kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatının reddi gerektiği, hüküm altına alınan tutar yönünden davacı itirazında haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının bulunduğu ve bu tutar üzerinden davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilince her ne kadar 14.06.2024 tarihinde sunulan dilekçe ile takibe konu asıl alacağa ilişkin uygulanacak faiz yıllık reeskont avans faizi olduğu belirtilerek hükmün icrasında tereddüt oluşmaması amacıyla faiz kısmında hüküm altına alınan bölümün yıllık reeskont avans faizi olarak tavzihine karar verilmesi talep edilmiş ise de icra takibine konu takip talebi ve ödeme emrinde asıl alacağın karşısında her ne kadar yıllık reeskont avans faizi istenen faiz olarak belirtilmiş ise de talep bölümünde açıklama kısmında talebin yıllık belirtilen tutarda avans faizi oranından az olmamak üzere artan oranlardaki faizi ile birlikte tahsili
istemine yönelik olduğu dikkate alındığında bu talep göz önünde bulundurularak takip tarihindeki avans faiz oranına göre takip tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verildiği bu nedenle tavzihi gerektirecek bir hususun bulunmadığı değerlendirilmekle hükümde bir değişiklik yapılmamıştır.
12/06/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/999, K. 2024/485, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama