KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/881
- Karar no
- 2023/787
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/11/2023
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasına ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle. 26/06/2023 tarihinde davacıya ait olan ve park halindeki ... plakalı araç ile davalı Tan tarafından sevk ve idare edilen diğer davalı ... Ltd.
ŞTİ.'ye ait olan ve yine diğer davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS'li ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesi davacıya sigorta şirketince 41.248,28 TL ödeme yapılmak ile birlikte ekte sunulan uzman görüş raporunda ödenen miktarın gerçek zararı karşılamadığı, davadan evvel davalı sigortaya KTK 97 başvurusunda bulunulduğu ancak başvuruya olumlu bir yanıt alınamadığı,
davacı aracının bu kazadan kaynaklı 40 gün serviste kaldığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL araç değer kaybı, 50,00 TL onarım bedeli ve 50,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işlyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili yönündeki talebin yanı sıra ... plaka sayılı araç üzerinde ihtiyati tedbir aksi takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Mahkememizce sigorta şirketi aleyhine açılan davanın ... esas sayılı dosyasından tefriki ile yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı, hasar bedeli ve ikame araç bedeline yönelik maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce düzenlenen tensip ile birlikte davacı yandan davadan evvel 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk başvurusunda bulunulup bulunulmadığı yönde sorulan soru üzerine davacı vekili tarafından sunulan 09/11/2023 tarihli dilekçe ile 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 18.fıkrası göz önüne alındığında KTK 97 başvurusunda bulunulmuş olduğundan artık zorunlu arabuluculuk başvurusunun gerekli olmadığı belirtildiğinden durumun değerlendirilmesi için öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir.
Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğu değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu düşünülmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvurusu yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamaların dosya kapsamı ile bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacı vekilince yukarıda belirtilen gerekçeler ile davalılar aleyhine iş bu dava açılmakla davalılar arasında husumetin bu nedenle yöneltildiği anlaşılan ZMMS şirketi olduğundan davanın 6102 sayılı TTK'nın 4 maddesi ile belirlenen şekilde sigorta hukukundan kaynaklandığından mutlak nitelikte bir ticari dava olduğu,
adı geçen yasanın 5/A maddesindeki "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvuru yapılmasının gerekli olduğu,
bu hususun tamamlanması mümkün olamayan bir dava şartı olduğu ancak söz konusu başvurunun yapılmadığı anlaşılmakla davada hiçbir usulü işlem yapılmaksızın öncelikli olarak dava şartı bakımından konunun incelenmesi gerektiği değerlendirilmekle açılı davanın 6102 sayılı TTK' nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak niteliğinde açıldığı anlaşılan bu davanın miktarı na bakılmaksızın istinaf yasa yolu açık olarak hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/881, K. 2023/787, 10 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama