KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/66 Esas
- Karar no
- 2025/802
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2025
- Karar tarihi
- 22/09/2025
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirketinin ticari faaliyetleri kapsamında taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca davalıya çeşitli mallar sattığını ve bu satışlara ilişkin olarak düzenlediği faturaları davalı şirkete sunduğunu, ancak davalı şirketin teslim edilen mallara ilişkin bedeli ödemediğini, cari hesap ekstresi ve düzenlenen faturalar incelendiğinde davalının müvekkil şirkete toplamda 191.123,15 TL borçlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalının borcunun likit nitelikte olduğunu,
açıklanan nedenlerle davalı şirket tarafından cari hesap bakiyesinin ödenmemesi neticesinde Bayındır İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup içeriği kabul edilen faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiyesinden davalının kaçınmasının mümkün olmadığından davalının itirazının iptali ile Bayındır İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin devamına davalının Bayındır İcra Dairesi’nin ....
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, davalının itirazı sebebiyle durmuş olan icra takibinin aynen devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde her ne kadar " taraflar arasında cari hesap söz konusu olduğu, İcra takibindeki alacağın her iki taraf kayıtlarında ve faturalarda sabit olduğu" iddia edilmiş ise de söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirketi ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı, akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, fatura,
sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiği, davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak alacağa ilişkin yazılı bir sözleşme sunulmadığını, bu durumda davaya konu alacağın belli bir vadede ödenip ödenmeyeceği konusunda bir anlaşma olup olmadığı belirli olmadığı gibi icra takibinden ve davadan önce müvekkil şirket , ihtarname veya yazılı bir belge ile temerrüte de düşülmediğini, bu kapsamda müvekkil şirket temerrüte düşürülmeden faiz istenilmesinin mümkün olmayacağını,
davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde sunulan faturaların toplam bedeli 169.851,20-TL olup dava dilekçesinin ekinde sunulan ödeme dekontlarının toplamı da 67.258,06-TL 'olduğunu, dolayısıyla faturaların toplam bedeli olan 169.851,20-TL 'den ödeme dekontlarının toplamı olan 67.258,06-TL mahsup edildiğinde takibe konu asıl alacak tutarı 102.593,14-TL olması gerekirken davacı vekilince takip talebinde ve huzurdaki dava asıl alacak olarak 191.123,15-TL yazılmış ve bu değer üzerinden faiz talep edildiğini, bu kapsamda davaya konu alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu,
açıklanan nedenler davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine ,mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın reddi ile kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 11/09/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirterek, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 15/09/2025 tarihli dilekçe ile feragat nedeniyle davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın da masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/66, K. 2025/802, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama