KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Esas no
- 2014/550
- Karar no
- 2018/985
- Dava
- Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/03/2014
Karar Metni
1.396 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalılardan...’ın, müvekkili şirketin eski bir çalışanı olduğunu, bu süreçte davalının İzmir ...
Noterliği’nin 11/07/2008 tarihli ve ...yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkili şirket adına akçeli işler yapabilmesi konusunda yetkilendirildiğini, ancak bu vekaletname düzenlenmeden aylar önce 05/09/2007-01/07/2008 tarihli arasında davalı ...’ın müvekkili şirket yetkilerinin bilgisi ve rızası dışında şirket hesaplarından usulsüz olarak ve sahte imza ile yüklü miktarda para tahsil ettiğinin öğrenildiğini, bu işlemlerinin öğrenilmesi üzerine de davalının vekaletnamesinin İzmir ...
Noterliği’nin 21/09/2008 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile iptal edilerek davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın İzmir C.
Başsavcılığı’nın ... sayılı dosyasında yürütüldüğünü, soruşturma sonucunda davalının suç duyurusuna konu paraları vekaletnameye dayalı olarak çektiği yönündeki hatalı kabul ile “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildiğini, bu karara karşı yazılı emir ile bozma isteğinde bulunduklarını, halen inceleme aşamasında olduğunu, davalı ...’ın bu işlemlerinde şirket yetkilisinin imzasını taklit ettiğini, yetkisiz şekilde şirket kaşesini kullandığını, bu şekilde usulsüz olarak tahsil ettiği tutarın toplam 289.354,00-TL’ye ulaştığını, bu konuda İzmir...
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı tespit raporunun bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zarardan davalı bankanın da diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, zira; davalı banka görevlilerinin bankacılık işlemleri sırasında kimlik doğrulama prosedürünü izleyerek ödeme yapmak durumunda olduklarını, belirterek, 27/05/2008 tarihli sahte ödeme talimatına istinaden aynı tarihte davalı bankaya devredilen ...A.Ş.
Kemeraltı Şubesi ... numaralı hesaptan tahsil edilen 4.300,00-TL’nin usulsüz tahsilat tarihi olan 27/05/2008 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, diğer tarihlerdeki usulsüz tahsilatların tazmini konusundaki dava haklarının saklı tutulmasını istemiştir.
CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere diğer davalı ...’ın uzun süre davacıya ait iş yerinde mali işlerden sorumlu ve bankacılık işlerini takip eden yetkili personel olarak çalıştığını ve davacı şirketin güvenini kazandığını, bu davalının aynı güvenin müvekkili bankada da oluşmasını sağladığını, 2007 ve 2008 yılı hesap ekstresinde görülen yaklaşık 40 adet talimat ile para çekme, para yatırma, kredi çekme, çek tahsili, çek ödemesi gibi bankacılık işlemlerinin tamamına yakınının davalı ... tarafından şirket yetkilisi ... imzalı talimatlarla gerçekleştirildiğini,
davalı tarafından getirilen yazılı talimat üzerindeki imzaların banka sistemindeki ve imza sirkülerindeki imzalar ile karşılaştırıldığını, imzası benzeyen şirket yetkisinin şube personeli tarafından aranarak teyit alındığını ve talimata adı yazılı davalının işlem öncesi kimlik kontrolünün yapıldığını, dava konusu 27/05/2008 tarihli, 4.300,00-TL bedelli tutarın davalı ...’a ödenmesine dair talimat şubeye geldiğinde aynı şekilde kontrolün yapıldığını, imzanın örtüştüğünün belirlendiğini, ardından şube personeli ... tarafından şirket yetkisinin sistemde kayıtlı telefonundan aranarak işlem ve imza teyidinin alındığını,
buna ilişkin talimat üzerine ödemenin gerçekleştirildiğini, diğer işlemlerin de aynı şekilde yapıldığını, alınan teyitlerin bizzat işlemi yapan personelin tanıklığı ile ispat edileceğini, aradan 6 yıl geçtikten sonra bu iddiaların ileri sürülerek dava açılmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, davacı şirketin yapılan işlemlere itiraz etmemesi ve ardından 11/07/2008 tarihinde tüm bankacılık işlemlerini yapması için davalı ...’a noterden vekaletname vermesinin bu davalı tarafından yapılan tüm işlemlere icazet vermek anlamını taşıdığını, kaldı ki İzmir C.
Başsavcılığı tarafından da “işlemlerin vekaleten yapıldığı ve uzun süre itiraz edilmeyerek benimsendiği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
GEREKÇE
Dava; haksız fiile dayalı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ...’ı İzmir ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile bankacılık işlemleri konusunda yetkilendirmiş, İzmir ... Noterliği’nin 19/09/2008 tarihli, ... yevmiye numaralı azilnamesi ile ise bu vekaletten azletmiştir.
Dosya içerisinde bulunan 27/05/2008 tarihli talimat incelendiğinde; davacı şirketin unvanını ve kaşesini içerdiği, kaşe üzerinde imzanın bulunduğu, ... Müdürlüğü’ne hitaben yazılan bu talimat yazısında “şube nezdindeki... numaralı şirket hesabından 4.300,00-TL’nin...’a ödenmesi” hususunun yazılı olduğu ve bu belgenin sol alt tarafında davalı ...’ın isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür.
Söz konusu banka tarafından bu işlem ile ilgili olarak düzenlenen aynı tarihli dekontta da 4.300,99-TL’nin davalı ...’a ödendiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili 08/10/2014 tarihli dilekçesi ile; dava konusu 27/05/2008 tarihli belgenin davacı şirket yetkilisi ...’in imzası ile düzenlendiğini, belgenin sol alt tarafındaki imzanın ise müvekkiline ait olduğunu, sağ alt taraftaki kaşe üzerindeki imzanın ise ...’e ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “davalı ...’ın yetkisiz ve vekaletsiz olarak haksız fiil oluşturan bir eylemi ile davacıya ait diğer davalı bankadaki hesaptan uhdesine para geçirip geçirmediği ve varsa bu eyleminden dolayı sorumlu olup olmadığı, istenen tazminatın tahsilinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa kimden, ne kadar tazminat istenebileceği” konularında olduğu belirlenmiştir.
Aynı duruşmada davalı ...vekilinin zaman aşımı ve görev itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı dosyasında davacı tarafın başvurusu üzerine tespit yapılmış, bankacı bilirkişi... tarafından düzenlenen ve tespit dosyasına sunulan 05/12/2012 tarihli raporda davalının vekaletnameye dayanarak çektiği tutarlar ile şirket hesabından yapılan ödemeler, kullandırılan taksitli ticari kredi, hesaptan yapılan kredili ödemeler ayrı ayrı belirlenmiş ve ayrıca davamızın konusu olan 27/05/2008 tarihli, şirket kaşeli ve ... imzalı, 27/05/2008 tarihli talimata istinaden aynı tarihli dekontla davalı ...’a ödenen 4.300,00-TL de bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
İzmir C. Başsavcılığı’nın ...sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda şüpheli ... hakkında Eylül 2008 tarihinde gerçekleştirdiği ve şirketin 289.354,00-TL zarara uğratıldığı ileri sürülen işlemler sebebiyle “hizmet nedeniyle güveni nedeniyle kötüye kullanmak” suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında görülen bu dava sonucunda “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle “sanığın beraatine” ilişkin 07/02/2012 tarihli karar verilmiştir. Verilen bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Mahkememizce sonucu beklenen İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...
Esas sayılı beraat kararında; “uygulamada genellikle işçi ve işveren arasında çıkan uyuşmazlık durumunda işçisinin İş Mahkemesine tazminat başvurusunda bulunmasını önlemek veya daha önceden açılmış bir tazminat davasını etkisiz kılmak için bu tür iddiaların sıkça ortaya atıldığı, mevcut olayda işçi olan sanığın işten çıkması veya çıkarılmaya zorlanması nedeniyle İş Mahkemesine tazminat davası açtığının görüldüğü, işveren olarak katılanların sanık tarafından açılan bu davayı etkisiz kılmak için sanık hakkında bu iddiayı ortaya atmış olmalarının ihtimal dahilinde olduğu, ancak bu konuda kesin kanıt da bulunmadığı,
bunların yanında sanığın savunması, bunu doğrulayan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın şirkette çalıştığı dönemde zimmetine geçirdiği herhangi bir paranın saptanamadığı, aksine şirketten alacağı olduğunun belirlendiği, dolayısıyla atılı suçun sanık tarafından işlenmediği” gerekçesine dayanılmıştır.
Davacı vekili; eldeki bu davanın konusu olan 4.300,00-TL tutarındaki usulsüz tahsilat işleminin 2008 yılında gerçekleştiğini, İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nde ileri sürülen olaylar ve şikayet kapsamında olduğunu belirtmiştir.
İzmir ...
Ağır Ceza Mahkemesi’nin...Esas sayılı dava dosyasında; ...’in “müşteki”,...’ın “şüpheli” olarak yer aldığı, suç tarihinin 2007 ve 2008 olduğu İzmir C.Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturması sonucunda “bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan dolayı kamu davasının açıldığı, iddianamede, “şüphelinin müştekinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak düzenlediği ödeme talimatları ile bankalardan para çektiği” gerekçesine dayanıldığı görülmüştür.
Bu mahkeme tarafından verilen 06/12/2017 tarihli, ...Karar sayılı karar ile; “sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, yapılan işlemlerden, çekilen paralardan ve imzalanan belgelerden katılanın bilgi ve onayı olmadan aradan geçen zaman dilimi de gözetilerek yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki uyuşmazlık kapsamında kalabileceği, sanığın inkara yönelik savunmalarının aksini ortaya koyabilecek şekilde atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığı, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı” gerekçeleriyle beraatine karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.
Bu mahkeme de kararını oluştururken İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...Esas sayılı kararına dayanmıştır.
Davamızın konusu işlem tutarı olan 4.300,00 TL'nin İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyasında toplam zarar olduğu ileri sürülen ve şikayet konusu edilen 289.354,00 TL'nin içerisinde olduğu görülmüştür. Söz konusu bu ceza dosyasında davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığı dönemde zimmetine geçirdiği herhangi bir paranın saptanamamış, aksine şirketten alacağı olduğu belirlenmiştir. Nitekim. İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...
Esas sayılı dava dosyasında da davalı hakkında beraat kararı verilmiştir. Her iki ceza dosyasında da davalının şirketi zararlandırıcı işleminin olmadığının belirlenmiş olması karşısında yapılan maddi tespit mahkememiz yönünden bağlayıcı nitelikte bulunup, davalı Hicran Ömüral'ın davacıyı zarara uğrattığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 35,90-TL maktu karar harcı, peşin alınan 73,45-TL nispi harçtan indirildikten sonra kalan 37,55-TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
5-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde isteği halinde iadesine,
6-Davalıların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde istekleri halinde iadesine,
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/550, K. 2018/985, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama