KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/1013 Esas
- Karar no
- 2024/647
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.729 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile borçlu ... arasında mal alımı nedeniyle ticari ilişki kurulduğunu, davalıdan mal alınmaya başlandığını, 29/12/2021 tarihinde şirketçe borçlunun, Halde bulunan dükkanından bir kısım sebze alındığını ve şirketçe işçisi kredi kartı ile ödeme yapmış olduğunu, fakat düzenlenen faturanın şirketçe incelendiğinde, faturada 1.986,08 TL bedelinde "Plastik" adı altında tutar tahsil edildiğini, davacı şirketin, borçlu şirket ile görüşerek bu tutarın haksız olarak tahsil edildiğini, mal alırken şimdiye kadar böyle bir uygulama yapılmadığını,
bu bedelin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak alındığını bildirerek, iadesini talep ettiğini, ancak karşı tarafça bedel iade edilmemiş olduğunu, bu nedenle de faturanın iade edildiğini, sonrasında borçlu tarafça tekrar fatura düzenlendiğini ve faturanın bir kaç kez yeniden iade edilmiş olduğunu, bu haliyle 1.987,05 TL'nin fazladan tahsil edildiğini, bu tutarın iade edilmesi gerekirken, tüm görüşmelere rağmen iade edilmediğini, şirket ile bu konuda bir görüşme ve anlaşma yapılamamış olduğunu, tarafların davaya konu faturadan önceki mal alımına ilişkin faturalarda bu ad altında hiçbir zaman bedel tahsil edilmediğini,
bu durumun dahi bedelin fazladan alındığını gösterdiği, faturada alınan ürünlerle ilgili toplam kap adedi 45 görünmekte iken, faturanın aşağı kısmında 195 adet kap üzerinden hesaplama yapıldığını ve bunun üzerinden tahsilat gerçekleştirildiğini, bedelin neye göre belirlendiğine dair de bir hususun olmadığını, fazladan ödenen bedeli iadesi için İzmir ....
İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğin, İzmir...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, ancak borçlunun 10/06/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığında, dava usulden reddedildiğini, bu nedenle borçlunun mirasçılarına karşı yeniden dava açma zorunluluklarının doğduğunu, davalı borçlu firmanın takip tarihi itibariyle 1.987,95 TL (masraf ve faiz hariç) toplam asıl alacağı kadar borcu olduğunu, arabuluculuk müzakeresinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; borçlunun İzmir ....
İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına yapılmış olunan itirazın iptali ile takip tarihi itibariyle toplam 1.987,05 TL takip çıkışı alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyen ticari faiz ve takibin sair fer'i-leri ile birlikte devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR
İzmir .... İcra Dairesi'nin ... İcra dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı tarafın tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden davalı tarafın tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Ankara Kızılbey Vergi Dairesi'nden davalı tarafın tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi'nden davacı şirkete ait 2021-2022-2023 yıllarına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
Ankara Kızılbey Vergi Dairesi'nden davalı tarafa ait 2021-2022-2023 yıllarına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
Davalı ...'ın Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyası ile ...'in beyanları alınmıştır.
SMM Bilirkişi ...'ten 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden... Talimat dosyası ile SMM Bilirkişi ...'dan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
-27/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı şirket ile ... arasında mal alımı nedeniyle ticari ilişki kurulmuş ve mal alınmaya başlanmıştır.29/12/2021 tarihinde, davacı tarafından; ...'nın Ankara Toptancılar Halinde bulunan dükkanından bir kısım meyve ve sebze alınmış, davacı çalışanına ait kredi kartı ile ödeme yapılmıştır. Davacıya verilen meyve ve sebzelere ait plastik (kasalar) rehin olarak faturaya işlenmiştir. Rehin plastiklerin iade edilmemesi halinde bedeli tahsil edilecektir.-... faturası,
29/12/2021 tarihli ... no'lu 5.800,10 TL bedelli e-fatura olup,
Fatura içeriği aşağıdaki unsurlardan oluşmaktadır.
3.774,24 TL meyve ve sebze bedeli,
1.986,08 TL Plastik kap bedeli,
29.60 TL Hamaliye bedeli,
-Davacı... Şirketi'nin iade faturası, 31/12/2021 tarihli ... no'lu 1.986,08 TL bedelli e-fatura olup,
Fatura içeriği; 195 adet Plastik,
-... faturasının, davacı tarafından ödenmesi,
... faturasının bedeli, davacı şirket işçisinin kredi kartı ile ödediği ifade edilmiştir. Ödemeye ilişkin belge olarak 20/10/2021 tarihli 5.800,00 TL ödeme, ...'e ait Mastercard belgesi dava dosyasına ibraz edilmiştir. Yapılan ödemeye ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı her ne kadar iade faturası düzenlemiş ise de fatura içeriği Plastiklerin (kasa) iade edildiğine ilişkin belge ibraz etmemiştir.
Davacının, iade faturası içeriği rehinleri oluşturan Plastiklerin ...'ya iade edildiğinin belgelenmesi halinde, plastik bedelleri kadar davacı alacağının doğacağı, davacının 1.986,08 TL'sini talep edebileceği, Davacının iade faturası içeriği rehinleri oluşturan Plastiklerin ...'ya iade edildiğinin belgelenememesi halinde ise, ... adına iade faturası düzenlenmesinin ihtilafı çözmeyeceği, davalının rehin bedeli olarak faturasına yansıttığı 1.986,08 TL'sini talep edebileceği anlaşılmakta olup, takdirin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
-10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyası içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde, delillerin ve hukukî durumun Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere.
Ankara Kızılbey Vergi Dairesi'nin mükellefi müteveffa ...'nın yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler doğrultusunda;-Ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı,-Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
faturaların davacı yana ...'nın düzenlendiği 29/12/2021 tarih ve ... sayılı fatura dışında kalan faturaların tamamının karşılıklı iade faturaları olduğu,-...'nın düzenlediği 29/12/2021 tarih ve ... sayılı faturaya konu edilen ve davalı ... tarafından da depozito bedeli şeklinde belirtilen 195 adet plastik bedeline yönelik davacı yanca faturaya konu plastikle için bir iade gerçekleştiğine dair dosya içeriğinde veri olmadığı, davalı yanın defter kayıtlarına göre de taraflar arasında mevcut durumda borç-alacak durumu bulunmadığı, tespitlerine yönelik tanzim etmiş olduğu raporun takdiri Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE
Dava; Fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır.
Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır.
Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar. (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkememizce HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde,
28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik taraflara usulüne uygun ihtar yapıldığı, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, her iki tarafın ticari defterlerinde ticari ilişkinin ve ödemenin tespit edildiği, Davacı tarafından ödemesi yapılan ve plastik kap bedeli ve hamaliye bedeline ilişkin davalı tarafından kesilen faturada ayrıca meyve ve sebze bedeline ilişkin açıklamada bulunulduğu,
meyve sebze ile birlikte meyve-sebzenin içine koyulan plastiklerin bedelinin de aynı faturada yer aldığı, davalı tarafından da plastik kapların alındığının, biriktirildiğinin tanık beyanlarında belirtildiği ancak depozitolu alarak alınan kasaların iade edildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1013, K. 2024/647, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama