KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/587 Esas
- Karar no
- 2018/465
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/05/2017
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 29/05/2017 tarihli dilekçe ile, davalı borçlu hakkında İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 57.484,20 TL tutarlı cari hesap bakiyesini ödemediği sebebi ile 10/05/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı borçluya 11/05/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun borca ve ferilere itiraz ettiğini, yapılan itirazın yerinde olmadığını, davalı ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki sebebi ile 21/04/2017 tarihli cari hesap bakiyesinden kaynaklı 57.484,20 TL borç doğduğunu, davalı şirketçe faiz oranına yapılan itirazın da yerinde olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olduğunu,
bu sebeple de uygulanacak faizin avans faizi olması gerektiğini, bu sebeplerle davalı borçlu tarafından asıl alacağa ve faize yapılan itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, karşı tarafa kötü niyet tazminatına hükmedilemesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı tarafından dosyaya her hangi bir cevap verilmediği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği, takipte cari hesap bakiyesine dayanıldığı ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafça taraflar arasında cari hesabın mutabakatına ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu görülmüş, 30/06/2017 ve 30/09/2017 tarihli mutakabat belgelerinde davalı şirkete ait kaşenin bulunduğu ve kaşenin üzerinde imza bulunduğu görülmüş, söz konusu mutabakat belgelerinde bulunan imzaların davalı şirket temsilcisine ait olup olmadığı hususunda davalı şirket isticvab için duruşmaya çağrılmış, ancak davalı şirket yetkilisinin yapılan yoklamada hazır olmadığı ve mutabakat belgesi altındaki imza yönünden herhangi bir inkar beyanında bulunmadığı, bu haliyle her iki belge altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
İcra takibinin mutabakat belgelerinin düzenlendikten sonra 10/05/2017 tarihinde başlatıldığı, davalı tarafından 26/04/2017 tarihli mutabakat sonrasında bir kısım ödemelerin yapıldığı, bu hususun da dava dilekçesinde belirtildiği, yapılan ödeme miktarının davacı tarafça açıklandığı, ancak davalı tarafından bakiye miktar yönünden herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, dava tarihinden sonra yine taraflar arasında mutabakat belgelerinin imzalandığı ve bu belgelerin davacı tarafça dosyaya sunulduğu,
davalı tarafın imzanın varlığını kabul ettiği mutabakat belgesi ile borcun kabul edildiği hususunun Mahkememizce de ele alınması ve bu hususa itibar edilmesi gerektiği, bu haliyle davalının icra takibine itirazının haksız olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında borcun varlığı ve miktarı yönünden varılan anlaşma yönünden alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/587, K. 2018/465, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama