KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/1468 Esas
- Karar no
- 2020/82
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/12/2018
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunduğu 13/12/2018 tarihli dava dilekçesi ile;davacı ... Ambalaj Etiket Plastik İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ... ve Gıda Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin davacı şirketten ürün alımı yaptığını, ancak ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin davacı şirketten ticari ilişkiden kaynaklı almış olduğu ürün bedellerinin ödemediğini, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu takibi sürüncemede bırakmak kastıyla hareket ettiğini, icra takibine kötü niyetle itiraz edip takibin durmasına sebebiyet veren davalı şirketin, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı tarafça herhangi bir yanıt verilmediği ancak, yargılamanın ilerleyen aşamalarında vekille temsil edildiği, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında davanın reddini istediği görülmüştür.
Dava konusu İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız içerisine alınmış, dosyanın yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, faturaya dayalı olarak 8.566,80 TL alacak üzerinden genel haciz yoluyla takibin başlatıldığı, davalı vekili tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu haliyle davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava ticari satıma dayalı olarak davacıdan alacaklı olduğu iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili tarafından davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresin bildirilmesi ve bu kayıtlara dayanıldığının beyan edilmesi üzerine, dosyanın uyuşmazlık konusu olarak tespit edilen hususlarda icra takibine konu alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı ve ferilerinin tespiti hususunda rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 06/12/2019 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde, belgeler ve davacının ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda; davacı şirketin 2018 yılına ait yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3 md göre noterden açılış onaylarının ve 2018 yılına ait yevmiye defterlerinin kapanış onayının yaptırılmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222 md göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, takip ve dava konusu yapılan fatura alacağını oluşturan 28/06/2018 tarih ... nolu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
davalı yancak düzenlenen ve Akhisar Vergi Dairesine beyan edilen BA formuna dayanarak iş bu faturanın davalının kabulünde olduğu, böylece aksi ispatlanmadıkça ticari defter kayıtlarına göre takip dava tarihi itibari ile davacının davalıdan 8.566,80 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatini bildirdiği görülmüştür.
Davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesine yazılan müzekkere sonucuna göre davacı tarafından dayanılan faturanın davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği bu haliyle dayanılan faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora itiraz dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı ile davalı şirket arasında ticari satımdan kaynaklı ticari ilişki olduğu, davacı tarafından davalıya satıldığı iddia edilen ürün bedellerinin davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile mahkememizde iş bu davanın açıldığı, davacıya ait ticari defter ve kayıtlarda davacı tarafından iddia edilen alacağın tespit edildiği, davacı tarafından tutulan defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu,
HMK md 222 uyarınca davacı lehine delil niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafça düzenlenen ve davalıya teslim edilen faturanın davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiği, bu haliyle fatura içeriğinin ve ilgili faturanın davalı kayıtlarında olduğunun kabulü gerektiği, tespit edilen bu bedelin davalı tarafından ödendiğine veya icra takibine konu borcun ortadan kalktığına ilişkin herhangi bir delil veya belgenin dosyaya sunulmadığı,
her ne kadar icra takibinde davacı tarafça davalıdan faiz de talep edilmiş ise de, takip tarihine kadar davalının temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir delil veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle faiz istemi yönünden davalının itirazında haklı olduğu, alacağın niteliği itibariyle likit olduğunun ve icra inkar tazminatı isteminde davacı tarafın haklı olduğunun kabulü gerektiği, icra takibine konu 8.566,80 TL alacak yönünden davalının itirazının iptaline ve bu haliyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1468, K. 2020/82, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama