KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
- Esas no
- 2018/53 Esas
- Karar no
- 2018/66 Karar
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Dava tarihi
- 12/01/2018
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ...'nin 12.01.2018 Harç tarihli tedbir talepli dava dilekçesinde; İzmir Ticaret Sicil müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı ... LTD ŞTİ'nin %60 hissedarı olduğunu davalı, ...'nin şirkete ait daireleri, dükkanların ve tapuları satış yaptığını, şirketin durumunun kötüye gittiğini belirterek, ...'nin yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve şirket üzerinde kayıtlı mal varlığına şerh konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava şirket yöneticisinin temsil yetkisinin kaldırılması ve şirket mal varlığına tedbir konulmasına ilişkindir.
Davacının dava dilekçesine; HMK m.119'a göre mahkemenin adı, davacı ve davalının ad, soyad ve adresleri dava konusu ve dava konusunun değeri, davacının iddiasını beyana alan bütün vakıaları sıra numarası altında açık özetleri, her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, açık talep sonucunun belirtilmesi gerekmektedir. Bu unsurlardan mahkemenin adı dava konusu ve değeri iddianın dayanağı olan vakıaların özetleri, hangi delillerle ispat edileceği ve hukuki sebepler dışında kalan diğer unsurların tamamlanması için davacıya bir haftalık kesin süre verilerek, eksikliğin giderilmesi mümkün olmaktadır. Bu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesindeki bu unsurlar, davacının dava açarken tamamlaması gereken zorunlu unsurlardır.
Davacının dava dilekçesinde iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini belirtmediği, iddia edilen vakıanın hangi delille ispat edileceğinin yer almadığı, aynı zamanda netice ve talep kısmında da davacının neyi talep ettiğini belirlenemediği, talep konusunun tedbire ilişkin olduğu (tedbiren yöneticinin yetkisinin durdurulması ve şirket malvarlığına tedbir konulması) ve esasa ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu talebin kabulü halinde dahi şirketin yönetiminin devamlı olarak dava dışı bir kayyım tarafından yapılması mümkün olmadığı,
yani şirketin ilelebet (davada bir talep sonucu bulunmadığından) kayyım tarafından yönetilmesinin söz konusu olmadığı belirlenmiştir.
HMK Hükümlerine göre davacının, talep sonucunu açıkça beyan etmesi gerekmektedir. Ancak davacı dava dilekçesinde, netice ve talep kısmında talebini belirtmemiştir.
Bu eksiklerin HMK hükümlerine göre giderilmesi mümkün değildir. Ayrıca mevcut talep üzerinden yapılan değerlendirmelerde talebin tedbire ilişkin olması, esas yönünden herhangi bir talebinin bulunmaması ve talebini ispatlayacak delillerin de mevcut olmadığı tespit edilmekle davanın reddi gerekmiştir.
Ayrıca davacının dilekçesinde de yer aldığı üzere, davalı olarak husumetin şirkete yöneltilmediği gibi, husumetin doğru yöneltilmiş olması halinde dahi %60 hisse sahibi olan davacının, TTK m.644 atfına istinaden TTK m. 553 ve devamına ilişkin hükümlere başvurulması mümkün olup, davacının yöneticinin görevden alınmasını istemesi halinde, TTK m.617/3. Fıkra atfına istinaden TTK m.410 ve devamına göre, genel kurulu toplayıp TTK m.620'e göre temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile karar alması mümkün olduğundan dava açmakta hukuki yararın bulunmadığı tespit edilmekle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/53, K. 2018/66, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama