KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/1145 Esas
- Karar no
- 2020/443
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/08/2019
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan cari hesap alacaklısı olup 02/02/2017 tarihinde yapılan ödemeden başkaca ödeme yapılmadığından davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli itirazdaki amacının alacağın tahsilini engellemek olduğunu, davalının takibe konu teslim faturaya ilişkin borcun tamamını uyarılara rağmen ödemediğini belirtip davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın faiziyle birlikte tahsiline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şanlıurfa Hukuk Mahkemeleri Ön Büro aracılığıyla Mahkememize gönderdiği cevap dilekçesinde özetle; Adresinin Şanlıurfa olması nedeniyle davanın kabul anlamına gelmemek kaydıyla yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacı şirket ile bir alışverişi olmadığı için borcu da bulunmadığını bu nedenle sözkonusu faturanın tarafınca düzenlenmediğini, faturayı ve faturadaki imzayı kabul etmediğini belirtip yetki itirazının kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20 den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkememizce Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği'ne, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası'na ve Şanlıurfa Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere verilen cevap ile davalı ...'un kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile anlaşmazlık bulunduğu, dosya içine gelen Vergi Dairesi yazı cevabına göre davalının potansiyel mükellef olduğu, herhangi bir mükellefiyet kaydı ve şirket ortaklığının bulunmadığı, Esnaf Sanatkarlar Odası ve Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabına göre de kaydının bulunmadığı tüm dosya kapsamından davacının tacir olmadığı anlaşılarak bu haliyle davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, HMK nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1145, K. 2020/443, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama