KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Esas no
- 2019/588 Esas
- Karar no
- 2020/285
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 14/03/2019
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketten yemek servisinde kullanmak üzere yük taşıma aracı satın aldığını ancak aracın ayıplı çıktığını, kullanılamaz vaziyette olduğunu, durumun davalıya iletilmesine rağmen olumlu bir dönüş yapılmadığını, davalının aracın bir üst modelinin satın alınması halinde iade kabul edebileceklerini belirtildiğini, davacının aracın bedelini 30.03.2018 tarihinde ödediğini, davalının kötüniyetli olduğunu, ayıplı malı iade almadığını belirttiği, ayıplı aracın davalıya iadesi ile araç bedeli 10.915,00 TL nin 30.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile; davacı tarafından açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu aracı davacının kendi ihtiyacı ve beğenisi doğrultusunda seçerek aldığını, aracın farklı modellerde tasarım ve kapasite olarak çeşitlilik arz eden ve buna göre fiyatı da değişkenlik gösteren, müşterinin fiyat aralığı ve talebi doğrultusunda üretilen özel üretim bir araç olduğunu, satışı üzerinden 1 yıl süre geçtiğini, davacının bu süre zarfında aracı kullandığını ve ayıba ilişkin herhengi bir tespit veya ihbar yapmadığını, ayıbın ne olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, imalattan kaynaklı bir hata olmadığını,
kullanımdan kaynaklanan hata olabileceğini, davalının davacıya bir üst modeli alması koşulu ile satılan aracı iade alabileceğine ilişkin bir teklifi olmadığını, davacı tarafın aracı iade edebilmek için bu şekilde bir teklifte bulunduğunu, davanın dinlenemeyeceğini, halen davacıda olan araç için teslim edilmediği halde faiz talep edilmesinin haksız olduğunu belirttiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından araca ilişkin faturanın ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Dosyamız davaya konu akülü yük taşıma aracının ayıplı olup olmadığının, ayıbın niteliğinin tespiti ile davacının ayıp nedeniyle aracın iadesini isteyip isteyemeyeceğinin ve isteyebilecekse faiz türü ve başlangıcının tespiti noktalarında inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize ibraz ettiği ayrıntılı ve gerekli raporunda; dava konusu akülü yük taşıma aracının meydana gelen arızasının, motor sürücü devresinden kaynaklandığı, arızanın üretim kaynaklı olduğu, aracın kullanımından kaynaklanmadığı, aracın gizli ayıplı bir ürün olduğu,
arızanın giderilebilmesi için gerekli malzeme + işçilik bedelinin, yapılan piyasa araştırması neticesinde ortalama KDV Dahil 3.750,00 TL olduğu, meydana gelen arızasının giderilmesi bedelinin, aracın toplam bedelinin %35 ine tekabül ettiği, hesaplanan tamirat bedelinin yüksek bir değere tekabül etmesi, teferruatlı tamirat gerektirmesi sebebiyle davacının aracı iade ederek ödediği bedelin tümüyle geri verilmesini talep edebileceği belirtilmiştir.
Duruşmada dinlenen DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben davacı ... Özel Eğitim Hizmetleri ve Danışmanlık Tic. A.Ş de çalışıyorum. Şuanda servis koordinatörüyüm, ancak araç alındığında idari işler müdürüydüm. Biz aracı davalı şirketten satın aldıktan çok kısa bir süre sonra araç arıza yaptı. Biz aracı yemek taşımak, yemek sevketmek üzere kullanmak istiyorduk, ancak araç arıza yaptı. Kendi etrafında dönmeye başladı. Araç yan kalkıyordu. Yemeklerin taşınması mümkün olmuyordu.
Ayrıca kullanan kişi için de tehlike arzetmekteydi. Araç arıza yaptıktan sonra hemen durumu davalı şirketyetkileri ... hanım ve ... beye bildirdik, davalı şirket de aracı alıp yenisini vermeyi teklif etti. Önerilen araç bizim işimiz için uygun olmayan daha büyük ölçekli bir araçtı ve bizden artı bedel ödememiz talep ediliyordu. Biz de bunu kabul etmedik" şeklinde ,
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA
"Ben davalı şirkette satış elemanı olarak çalışıyorum. Davaya konu ürün Mart ayında satıldı. Bir süre kullanıldıktan sonra davacı şirketten Senem hanım benimle irtibat kurarak yaptıkları iş itibariyle kapalı ürünle değiştirmek i istediklerini söyledi. Diğer ürünü iade alıp alamayacağımızı sordu ben de istedikleri ürününün fiyatını söyledim. Aradaki farkı ödedikleri takdirde alabileceklerini belirttim. ... hanım bana arıza konusunda herhangi bir bilgi vermedi.
Ben daha sonra bu konuyu öğrendim. Teknik servis tarafından aracın kullanımı konusunda bilgi verildiğini biliyorum. Biz satıcı firmayız, ancak ürün özel üretim bir üründür. Şöyle ki bu ürün temel özelliklerine alıcının yapacağı iş ve talepleri doğrultusunda birtakım değişiklikler ve ilaveler yaparız, alıcı tarafından ürün görerek ve beğenilerek alınmıştır " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tanıklar birlikte huzura alınarak beyanlarına başvurulmuş, Davacı tanığı ... : "Ben davalı taraf ile yani davalı tanığı ... ile başka ne seçenek sunacaklarını öğrenmek için görüştüm. Aracın yerine yeni bir araç vermek istedikleri için ben de ne gibi bir araç verecekleri ve fiyat farkı hususunda Seda hanımla görüştüm " şeklinde, davalı tanığı ... : "... hanım beni aradı biz bu ürünü açık olması nedeniyle kullanamıyoruz ve kapalı olanla değiştirmek istiyoruz dedi " şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava; satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasında akülü yük taşıma aracı alım satım ilişkisinin varlığına dair uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın davaya konu akülü yük taşıma aracının ayıplı olup olmadığının, ayıbın niteliğinin tespiti ile davacının ayıp nedeniyle aracın iadesini isteyip isteyemeyeceğinin ve isteyebilecekse faiz türü ve başlangıcının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmakla; taraf şirketler arasında akülü yük taşıma aracı satışı konusunda anlaşma olduğu, davaya konu aracın davacı şirkete teslim edildiği ve bedelinin davalıya ödendiği,
ancak kullanım sırasında aracın arıza yaptığı, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor içeriğine göre dava konusu akülü yük taşıma aracının meydana gelen arızasının, motor sürücü devresinden kaynaklandığı, arızanın üretim kaynaklı olduğu, aracın kullanımından kaynaklanmadığı, aracın gizli ayıplı bir ürün olduğunun belirlendiği, tarafların tacir olduğu, 7201 Sayılı TTK nın 23/3 maddesi gereğince ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiği, madde metninin Türk Borçlar Kanunun 223/2 fıkrasına yaptığı atıf ile gizli ayıplarda ihbar süresinin düzenlendiği,
buna göre " Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir.
Bildirilmezse satılan bu ayıp ile birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmü gereğince davacının dava konusu akülü yük taşıma aracında kullanım sırasında meydana gelen gizli ayıbın hemen satıcı şirkete bildirmesi gerektiği, bildirimin yapılmasında herhangi bir şekil şartı aranmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanığının beyanından da anlaşılacağı üzere arıza yaptıktan sonra durumun hemen davalı şirket yetkililerine bildirildiği, bir sonraki aşama olarak yeni bir ürün ile değiştirilmesi konusunda müzakereler yapıldığı, ancak anlaşma sağlanamadığı,
davacı tarafın kendisine düşen ayıp ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirdiği ve ayıplı ürünü iade hakkını kazandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili ürününün iadesi ile birlikte satış bedelinin faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş ise de kural olarak tarafların ayıplı ürün ve bedeline ilişkin iadeye yönelik edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmeleri gerekmektedir, ancak somut olayda satılan aracın halen davacının elinde olduğu taraf beyanları ve mahallinde yapılan keşif ile sabittir. Davacı aracı iade etmeden alacağına faiz işletemeyeceğinden araç bedeli bakımından faize hükmedilmemiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/588, K. 2020/285, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama