KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/637 Esas
- Karar no
- 2020/8
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/03/2019
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde yem satışı yapıldığını, bu satışlarla ilgili ... adına irsaliyeli faturalar düzenlendiğini ve faturaların malların teslimi ile birlikte muhataba tebliğ edildiğini, davalıdan bu ticari alım satımdan kaynaklı 21.805 TL bakiye alacakları olduğunu belirtip faturalarda gösterilen bedelden bakiye kalan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL alacağın satış tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında alacaklı olunduğu iddia edilen dava konusu faturalara ilişkin bir alım satımın söz konusu olmadığını ve müvekkiline bu faturaların karşılığı herhangi bir teslimat da sağlanmadığını, dava konusu faturalar üzerindeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte alacağa faiz talep edilebilmesi için borçlu olduğu iddia edilen müvekkilini temerrüde düşürmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düştüğüne ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip açılan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı yönünden İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan cevabi yazıda davalının tacir olarak kaydına rastlanmadığı, Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan cevabi yazıda davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, beyanname örnekleri gönderilmiş, gelen yazı cevapları dosya içerisine alınmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, Davacı tarafça yem satışına ilişkin davalı hakkında düzenlenen faturalardan dolayı 21.805 TL alacaklı olduğundan ve bu miktarın davalı tarafça ödenmemesinden dolayı alacak hususunda anlaşmazlık bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye davalının sicil kaydının bulunmadığının bildirildiği, Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye işletme hesabına göre defter tuttuğu ve gelir vergisi beyannamesine göre de davalı ...'ın tacir olmadığı anlaşıldığından davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu,
mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, HMK nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/637, K. 2020/8, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama