KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/844
- Karar No
- 2019/637
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/804 Esas
- Karar no
- 2019/621
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 04/04/2019
- Karar tarihi
- 09/10/2019
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasında 06.06.2012 tarihinde icra takibi yapıldığını, takip dayanağı keşidecisi ..., kefili ..., lehdarı ... olan, 25.01.2010 tanzim, 25.02.2010 vade tarihli 165.000,00 TL bedelli olarak senedin olduğunu, ancak müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, kimseye de kefil de olmadığını, davalılardan ... temlik alan sıfatıyla, diğer davalı ... ile 25.12.2015 tarihinde Ankara ....Noterliği’nde temlik sözleşmesi akdettiğini, temlik eden ...'ın, temlik alan ...’a bugüne kadar doğmuş borçlarına istinaden alacaklısı olduğu İzmir ....
İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin tüm haklarını temlik alana devir ve temlik ettiğini, bu devir ve temliğin geçerli olmadığını, bu temlik sebebiyle davalılardan ...'ın İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davası açtığını, müvekkilinin borcu olmaması sebebiyle İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde ...
Esas sayılı dosya ile borca, takibe ve imzaya itiraz ettiğini, görülen davada bilirkişi grafoloji, sahtecilik ve balistik uzmanı ...’ın 15.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, davanın devam ettiği tarihlerde iki kez davalı ..., yanına 3 kişi alarak müvekkilini zorla, tehditle adliyeye götürerek davadan feragat etmesi için dilekçe yazdırıp 01.04.2013 tarihinde mahkemeye vermesini sağladıklarını, zorla ve tehditle davadan feragat ettirildiğini,müvekkili ile davalılar arasında gerek ticari gerekse parasal hiçbir hukuki münasebetin geçmediğini,
bu borcun nereden kaynaklandığının belli olmadığını, müvekkilinin taşınmazları üzerine usulsüz ve haksız ve mesnetsiz hacizler konulduğunu, bu nedenle İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takibin iptaline müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, tapu kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermedikleri ve davayı inkar etmiş sayılmıştır.
Davalılardan ... vekilinin süresinden sonra vermiş olduğu beyan dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunduğu ve davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... hakkında İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile vesayet altına alınmasına karar verildiği ve vasi olarak ...'ın atandığı anlaşılmakla, vasiye usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermedikleri ve davayı inkar etmiş sayılmıştır.
Celbedilen İzmir .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyanın incelenmesinde alacaklı ... vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 165000 TL asıl alacak ve 56.100 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplamda 221.100 TL alacağın tahsili için 01/03/2012 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, takibin dayanağının 25/01/2010 tanzim 25/02/2010 vade tarihli 165000 TL bedelli senet olduğu, takibin kesinleşmesi üzerine talep üzerine borçlu ...'nın babasından kalan taşınmazlarda hissesine düşen paya haciz konulması için Balçova Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının ... , davalının ... olduğu, İzmir .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan icra takibinde takibin dayanağı 25/01/2010 tanzim 25/02/2010 vade tarihli 165000 TL bedelli senet üzerinde imzaya ve borca itiraz edildiği, imza incelemesi yaptırılması sonrasında tarafların davayı takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, bilahere davacının verdiği dilekçe ile senetteki imzanın kendisine ait olduğunu davasından feragat ettiğini bildirmesi üzerine davanın fegarat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 26/08/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından İzmir ... SMH nin ... esas ... karar sayılı veraset ilamı gereğince muris ... mirasçıları olan davalılar ..., ..., ..., ...'ya karşı 13/12/2017 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası olduğu, borçlu ...'nın babasından intikal eden ... ili ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parsel ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerde bulunan mesken ve arsa vasfındaki kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın ayni taksimi mümkün olmadığından mirasçılar arasındaki ortaklığın taşınmazların satışı suretiyle giderilmesinin talep edildiği, 21/03/2019 tarihinde ön inceleme duruşmasının yapılarak tahkikat aşamasına geçildiği, duruşmanın 13/06/2019 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin mahkememizin 13/06/2019 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmştır.
Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince TTK nun 4 maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.
HMK 115/1 md. gereğince ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır...'' hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun menfi tespit talebini içerdiği,7155 sayılı kanun ile TTK ya eklenen 5/a maddesi uyarınca kanunun lafzi yorumuna göre menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilimeyeceğine ilişkin görüşlerin bulunduğu, ancak davanın parasal bir uyuşmazlığa ilişkin oluşu, iş davalarındaki zorunlu arabuluculuk düzenlenmesindeki kanun gerekçelerindeki benzerlikler ve doktrin görüşleri karşısında ticari uyuşmazlığın çözümüne ilişkin menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olduğu,
Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği ancak mahkememize Arabulucuya Başvurma dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/844, K. 2019/637, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama