KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/385 Esas
- Karar no
- 2024/428
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/05/2023
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 31.12.2021-31.12.2022 dönemine ilişkin ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 05.04.2022 tarihinde ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile Edirne istikametinden İstanbul istikametine seyrederken E80 Güney Silivri Büyükkılıçlı mevkisine geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek orta metal bariyerlere çarpıp orta refüjde sağ yan kısımları üzerine devrilmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
kaza tespit tutanağında kusur durumunun açık olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün alkol etkisi altında iken aracı sevk ve idare ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan yaklaşık 5.30 saat sonra Çerkezköy Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda sigortalı araç sürücüsünün 0,07 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması dışında bir etken olmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğü ...
Bölge Müdürlüğü’ne ait ekipmanların zarara uğraması nedeniyle dava dışı idare tarafından davacı şirkete hasar tespit tutanağı ve keşif raporu ile başvuru yapılarak zararın tazmininin talep edildiğini, tespit edilen 65.387,71 TL hasar bedelinin 22.04.2022 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ödendiğini, hasar bedelinden sigortalı araç maliki davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirket aleyhine hasar bedelinin rücu talebiyle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; sürücü ...'ın dava konusu trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffa sürücünün alkollü olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ZMMS Genel Şartlarındaki rücu koşullarının gerçekleşmediğini, icra takibin haksız olduğunu, dava dilekçesinde tüm iddianın müteveffa sürücünün alkollü olduğu iddiasına dayandığını, Adli Tıp tarafından otopsi sonucu düzenlenen 17.06.2022 tarihli raporun ''kanda alkol (etanol, metanol) bulunmadığı,
sistematikteki uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin bulunmadığı .. idrarda sistematikteki uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin bulunmadığı .." şeklinde olduğunu, müteveffa sürücünün kanında ya da idrarında alkol veya uyuşturucu, uyarıcı madde bulunmadığının açık şekilde tespit edildiğini, birden fazla kan tahlilinden sadece bir tanesinde 0.07 promil -yasal sınırın 1/7'si oranında- alkol tespit edildiğini, diğer tahlillerde alkol değerinin 0 promil olduğunu, ilgili kan tahlilindeki sonucun anlık hatalı olabileceğini, mütevaffanın tüketmiş olabileceği yoğurt, kefir, vb. birçok üründen kaynaklanmış olabileceğini,
iki raporda alkol tespit edilemezken bir tahlilde çıkan 0.07 promilin esas alınarak tıbben insan vücudunda alkolün saatte 0.15 promil düştüğü şeklindeki varsayımsal hesaplama ile müteveffa sürücünün alkollü kabul edilemeyeceğini, sunulan SGK inceleme raporunda da alkole yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı tanığı ... talimat mahkemesi tarafından alınan beyanında; "Davalı şirkette tır şoförü olarak halen çalışmaktayım, dava konusu kazada vefat eden ... beraber şoför olarak çalıştığım arkadaşımdı, kazanın Ramazan ayında meydana geldiğini hatırlıyorum, kazanın nasıl meydana geldiğin bilmiyorum, kazanın olduğunu daha sonra başka bir şoför arkadaştan duydum, 26 senedir davalı şirkette çalışmaktayım, çalışma şartlarımızda herhangi bir sorun yoktur, aile gibiyizdir, ödemeler konusunda herhangi bir sıkıntı yapmazlar, maaşımızı zamanında öderler, iş konusunda herhangi bir baskıları yoktu, iş için bizi zorlamazlardı, müteveffa da çok iyi bir çalışandı, işini düzgün yapardı, zamanında yerine getirirdi, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce deliller toplanmış, hasar dosyası, Tramer kayıtları, araç tescil bilgileri, Silivri ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, tanık dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava; trafik kazası nedeniyle zorunlu trafik sigortası kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde rücu sebebi olarak alkollü araç kullanımı sebebine dayanılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
05/04/2022 tarihinde ...'ın, sevk ve idaresindeki davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile seyir halinde iken orta refüje devrilmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle sürücü ...'ın vefat ettiği, ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 31.12.2021-31.12.2022 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği, davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü'ne 65.387,71 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı,
dava dilekçesinde rücu sebebi olarak alkollü araç kullanımına dayanıldığı, Çerkezköy Devlet Hastanesi'nde kaza günü saat 23:35'te yapılan alkol ölçümünde müteveffa sürücünün kanında 0.07 promil alkol olduğunun tespit edildiği, Silivri ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu...
Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 17.06.2022 tarihli raporu ve rapor eki Kimya İhtisas Dairesi'nin 28.04.2022 tarihli raporunda müteveffa sürücünün kanında alkol bulunmadığının tespit edildiği, Mahkememizce nöroloji uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden müteveffa sürücüde tespit edilen alkol promil oranı, olayın oluş şekli, yol -hava-görüş şartları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle kazadaki kusur durumu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, başka unsurların kazanın oluşumunda etkisi olup olmadığı,
kaza nedeniyle oluşan hasar ve hasar miktarının tespiti hususunda alınan raporda.
Çerkezköy Devlet Hastanesi'nde alkol ölçümünün yapıldığı saat 23:35'te sürücü ...'ın ex durumda olduğu, ex durumda alkolün elimine olmadığından ex kabul edildiği saat 18:34'te de kanında 0.07 promil alkol olduğu, kaza saati ile hastaneye getirildiği zaman aralığına göre sürücünün kaza anında 0,14 promil alkollü olduğunun kabul edileceği, bu düzeyde alkolün yapılan diyet ve alınan gıdalarla herkeste saptanabileceği, normal bir düzey olduğu ve sürücünün alkolsüz kabul edilebileceği, kazanın meydana gelmesinde alkolün etkisinin olmadığının tespit edildiği,
Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle dava dilekçesinde rücu sebebi olarak yalnızca alkollü araç kullanımına dayanıldığı, sürücünün ağır kusuru, sair başka bir rücu sebebine dayanılmadığı, dava konusu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği sübut bulmadığı gibi, sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu dahi ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında olmadığının nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, davacının dava açılırken rücu sebebi olarak sürücünün ağır kusuruna dayanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ..."
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2024 tarihli, Esas No : 2021/27044 Karar No : 2024/716 sayılı ilamı)
Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/385, K. 2024/428, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama