KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/802 Esas
- Karar no
- 2024/342
- Dava
- Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2023
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında yaklaşık 3 yıldır devam eden ticari alış veriş nedeniyle müvekkilinin, davalı şirketten toptan inşaat malzemeleri satın aldığını, alış verişin müvekkilin önden vadeli çek verip sonrasında sene içerisinde anlaştıkları inşaat malzemelerinin müvekkile teslimiyle gerçekleştiğini, müvekkili tarafından son olarak 25.07.2023 ve 03.10.2023 tarihlerinde sıralı olarak çekler verildiğini, son verilen vadeli çekler hariç karşılık teslim edilmeyen mal bedelinin 4.258.828,90 TL olduğunu,
müvekkilinin davalıya 25.07.2023 tarihi itibariyle toplam değeri 4.839.125,00 TL'lik sıralı ve vadeli çek teslim ettiğini, davalının mal teslimatlarını kısmi olarak yapmaya devam ettiğini, 03.10.2023 tarihi itibariyle müvekkilinin davalıya sıralı vadeli olarak düzenleyip teslim ettiği çeklerin toplam değerinin 4.600.000 TL olduğunu, davalının sırra kadem basmasına kadar alış verişin devam ettiğini, halen müvekkilinin alacağa mallara karşılık verdiği çeklerin toplam değerinin 6.635.000,00 TL olduğunu, buna karşılık davalının 6.542.674,14 TL'lik inşaat yapı malzemesini müvekkiline teslim etmediğini,
davalının ortadan kaybolduğunun haberinin alındığını, müvekkilinin adresinde davalıyı bulamadığını, alacaklılarının davalı şirketin kapısında toplandıklarını gördüğünü, bu durumda davalının, edimini yerine getirmesinin mümkün bulunmadığını, bu sebeple çeklerin karşılıksız kaldığını, davalının kötü niyetli olarak dava açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle HMK'nın 329.maddesinin 1.ve 2.fıkraları uyarınca, vekalet ücreti ile disiplin para cezası ödemesine karar verilmesi gerektiğini bildirmiş, edimin ifa edilmesi durumunun tamamıyla ortadan kalkma sebebiyle alınacak mal karşılığı yapılan sözleşmenin feshine,
dava konusu çeklerin davacıya iadesine, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptaline, çeklerin zimmet tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, HMK 329(2) maddesi uyarınca davalının, disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili son duruşmaya katılmış, 21.05.2024 ve 30.05.2024 tarihlerinde davaya ilişkin açıklamalarını içerir dilekçeler sunmuş, davanın zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmemesi nedeniyle, dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında kurulan ticari satım anlaşması uyarınca avans çeki olarak verildiği iddia edilen dava konusu çeklere karşılık davalı tarafça taahhüt edilen ticari emtianın teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptali istemine ilişkin olup, davaya konu çeklerin bir bölümünün yargılama sırasında davacı tarafça ödenmesi nedeniyle ödenen çekler yönünden, çek bedellerinin istirdadı istemine dönüşmüştür.
6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesinde; Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.maddesi ile menfi tespit ve istirdat davaları da TTK'nun 5/A maddesi kapsamına alınmıştır.
6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih, ... ve ... karar sayılı ilamında zorunlu arabuluculuk yoluna tabi davalarda bu yola başvurmadan açılan davanın kanuni düzenlemeler gereği sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davanın menfi tespit ve istirdat davası niteliğinde olup, açıldığı tarih itibariyle TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir. Anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine ekli olarak sunulmamış olması nedeniyle 12.06.2024 tarihli duruşmada, davacı vekiline zorunlu arabuluculuk yoluna gidip gitmedikleri sorulmuş davacı vekili davadan önce ve davadan sonra durumun çok acil olması nedeniyle arabuluculuk yoluna başvurmadıklarını bildirmiştir.
Davacı vekilinin bildirimi ile dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı belirlenmiştir. Buna göre.
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrasında aranan prosedür tamamlanıp, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden ve bu nitelikteki tutanak, dava dilekçesine eklenmeksizin dava açıldığı gibi davanın açılmasından sonra karar tarihine kadar dahi zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmemiş olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığı dikkate alınarak,
TTK'nun 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan... e-imzalı Üye... e-imzalı Üye... e-imzalı Katip... e-imzalı
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/802, K. 2024/342, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama